İsra Suresi 18-20. Ayetler ve Anlamları
Her kim bu dünyada peşin olarak isterse, bizde ona dilediğimiz kadarını burada peşin veririz, onlardan her kim lezzetleri ve gelip geçici şehvetleri isterse, onun sırrına ve kalbine muttali olmamız dolayısıyla şu dünya hayatında onu deneme ve onun kendini aldatıp kandırması için istediğini veririz.
Sonra da onu cehenneme tahsis ederiz, neş’et-i uhra olan ahirette ise onun tabiatına durumuna uygun olarak kovulma ve mahrumiyet yeri olan cehennemi ona hazırlarız. Yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer (İsra Süresi 18. ayet), oraya kötü bir vaziyette kovulmuş ve kahredilmiş bir şekilde girer.
Dünya Hayatını Tercih Edenlerin Durumu
Buna karşılık Kim de ahireti ister ve mümin olarak bu uğurda gayret sarf ederse, onlardan da kim dinin maslahatlarına taalluk eden emirlerine sarılma ve nehiylerinden sakınma ile ebedi olan uhreví lezzeti isterse ve gayreti, emr-i ilahi iktizasınca olursa ve de Allah’ın Vahdaniyetini ve O’nun resulleri vasıtasıyla gönderdiğine tezelzül/sarsıntı ve tereddüt karıştırmaksızın yakinen tadıp tasdik edici olursa, işte onların gayreti makbuldür (İsra Süresi 19. ayet), bu kabul görmüş said kulların emirlere sanlma ve nehiylerden sakınma hususundaki gayretleri kabul görmüş ve güzel bulunmuş, amelleri mübarek, amellerinin karşılığı bol, mükafat yurdunda da bağışlanmış ve mesrurdurlar.
Hepsine onlara da bunlara da (dünya isteyenlere de, ahireti isteyenlere de) Rabbinin atasından / ihsanından veririz, yani ister itaatkar kullardan olsun, isterse isyankarlardan; hepsine, arzu ettiği şeye ulaşmasına yardım eder, onu kolaylaştırınız.
Muti müminleri, Rablerine taate müyesser kıldığımız gibi, asi kafirlere de nefislerinin meyletmiş olduğu fasid arzular ve batıl görüşler müyesser kılınmıştır. Zira herkes ne için yaratılmışsa, o kendine kolay kılınmıştır. Ey türlü türlü lütuf ve keremle Rabbinin kendisini ve tüm kulları terbiye edip yetiştirdiği ekmel-i Resül: Rabbinin ihsanı kısıtlanmış değildir (İsra Süresi 20. ayet),
Hak Sübhanehü ve Teala bunu onlara nasıl kolay kılıp muvaffak kılmasın. Zira ondan başka bir Razik mı var? İşte bundan dolayı Rabbinin atası küfür ve isyanından dolayı kafirden kısıtlanmış olmadığı gibi, imanından dolayı da mümin için genişlemiş değildir. Çünkü O’nun fiili başka bir şeye bağlı olma ve bir şeyin karşılığı olma gibi bir illetle illetli olmayıp, dilediğini yapar ve dilediğine hüküm verir.
Kullar arasında cari olan farklılıklar ise bir hikmet ve maslahata dayanır ki, bunlar Allah’ın gaybında tekeline almış olduğu hususlardır. Dolayısıyla hiç kimsenin buna muttali olması söz konusu değildir.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: III / bkz: 107-108
