1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

İsra Suresi 36. Ayet: Bilgisizliğin Sorumluluğu ve İman Ahlakı


İsra Suresi 36. ayet Meali: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.

Bilgin Olmayan Şeyin Ardına Düşme

Kur’an, mü’mini yalnızca ne yaptığıyla değil, neye dayanarak yaptığıyla da sorgular. Hakkında kesin bilgi bulunmayan bir sözün, bir düşüncenin veya bir davranışın peşine düşmek; iman yolunda ilerlediğini zannederken insanı sorumluluk altına sokabilir. Bu sebeple Allah Teâlâ, tahmin ve taklide dayalı bir hayatı değil, ilim ve basiret üzerine kurulu bir duruşu emreder.

Zan, hakikatin yerini aldığında kalbi yanıltır; taklit ise aklı devre dışı bırakır. Mü’min, bilmediği bir konuda kesin konuşmaktan ve bilgi sahibi olmadığı bir şeyi savunmaktan sakınmalıdır. Çünkü kul, bilmediği hâlde niyetlendiği her sözden, giriştiği her işten ve yaydığı her düşünceden hesaba çekilecektir.

İsra Suresi 36. ayette ilk olarak kulağın zikredilmesi tesadüf değildir. Zira iftiraların, dedikoduların ve yalanların büyük bir kısmı kulağa dayanır. Duyulan her sözün doğru kabul edilmesi, kulun farkında olmadan günaha ortak olmasına sebep olabilir. Bu yüzden mü’min, kulağını emanete riayet eden bir süzgeç gibi kullanmakla yükümlüdür.

Göz, nefsin arzularına açılan en hızlı kapılardan biridir. Pek çok sapma, düşüş ve helâk; kontrolsüz bakışların ardından gelir. Görülen her şey masum değildir ve her bakış, kalpte bir iz bırakır. Bu sebeple göz, kıyamet günü kendisinden sadır olan her bakıştan sorguya çekilecektir.

Kalp, insanın iç dünyasının merkezidir. Doğruyu da yanlışı da inşa eden kuvve buradadır. Yalan, iftira ve haksız niyetler çoğu zaman kalpte şekillenir, sonra dile ve fiile dökülür. Bu yüzden kalp, diğer organlardan bağımsız değildir; bilakis hepsinin yönlendiricisidir.

Ahiret Hesabı ve İlahi Sorgulama

Kur’an’ın açık beyanına göre; kulak, göz ve kalp, kıyamet gününde tek tek hesaba çekilecektir. Bu sorgulama, sadece yapılan fiillerle sınırlı olmayacak; niyetler, kastlar ve bilinçsizce işlenen hatalar da ortaya dökülecektir. Ardından ilahî adaletle hüküm verilecektir.

Tevhid yolunda yürümek, sadece inanmak değil; bilerek inanmak demektir. Mü’min, sözünde de suskunluğunda da bilgiyle hareket etmeli, bilmediği konularda durmayı bir erdem olarak görmelidir. İsra Suresi 36. ayet, bu bilinçle yaşayan kullar için hem bir uyarı hem de bir istikamet rehberidir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir