1. Anasayfa
  2. Uncategorized

İşte İnsan….


Safdil bir çocuğun kalbinin ta içini görebilmek ve onun yaşadıklarına dair küçük hikayeler bilmek… Donuk bakışlarında mana arayıp hayra yorulası susuşlarını anlamaya çalışmak. Örselenmiş hayatların ezici ağırlığı altında kalmak.

O vakit yaralı ruhlara dokunan şefkatli eliyle insan, insanın merhemi olabiliyor ancak. Dünya hayatının süslü perdelerinin ardındaki ezeli ve ebedi hakikatleri unutmayan erdem, insanı anlamak ve onun maskeler ardına gizlenmiş hakiki varlığını görmek için de anlamlı bir çaba gösteriyor.

Her susuşla birlikte deli soruların uğultusunu duyuyor beyninde. Soruların sisli sorgusunda can çekişiyor. Sualler sıralanıyor ruhunun kıvrımlarında.

  • İnsan dünyada oyalandığının ne zaman farkına varır?
  • Ömür dediği yaşanmışlıklar dizesinin hangi basamağında aklı ve kalbi ona gittiği yolun ahvalini haber verir?
  • İlgi alanına giren; gözünü, gönlünü okşayan bir yığın metadan hangisini önceleyeceğinin kararını vermeye çalışırken geçen zamanın ağır tahakkümü altında ezildiğini ne vakit fark eder?
  • Çoğu zaman hayatı daha derinden sorgulamaya yetecek takati kendinde bulmayı beklerken “sonralara mahkum mu eder kendini?

İnsan ki; günün en vasat saatinde, keyifsizliğin son demlerinde, yaşadığı yorgunluk ve yılgınlık patlamaları arasında bocalayarak kendine reva gördüğü bu eziyete katlanan tek varlık.

Girdiği girdabın kıskacında attığı çığlık seslerinin azametinden kalbi ve ruhu incindiği vakit tan yeriyle beraber ağarıp el açan varlık…

Hem yaşamın içinde hem de ona dışarıdan bakabilecek kadar güçlü. İnsan ki hayatı sorgulamayı akıl edemediği dönemlerde tanış olduğu ahbabıyla yıllar sonra karşılaşmayı da bir hikmete bağlayandı. Geçen onca zamanı ipe dizerken hayatın kısalığına dair dinlediği hikayelerin tesiri hala zihninde mükerrerdi.

  • O ki hayat ve ölüm arasında bir hikaye anlatmamış mıydı?
  • Samimiyetle anlatılanları dinleyerek hikayelerdeki gidenlere üzülen ve kalanları düşünerek ölümle hayat çizgisinde yeni senaryolar üreten de insan değil miydi?
  • Oysa hayat ilk kutlu kişiden bu yana bir yolculuk değil miydi?

Yolculuğu inşa eden yolun ve yolcunun kendisiydi. Belki bir yolcu yolun kendisiyle değil yolda buldukları veya bulmayı umduklarıyla yetinmeliydi. Her gün hazırladığı listelere yenilerini ekleyerek tuttuğu güncelere dair bir çanta bir hırka hesabıyla yolun nelere gebe olduğunu bilmeden ilerlemeliydi.

Belki de tüm yol meşakkatine rağmen, yılların yolların yükünü omuzlarına alarak biçtiği değerleri sorgulamalı, tüm kıymetleri ölçmeliydi. Gözünü açtığı her gün nefes aldığı dünyaya bir kez daha doğmuş olmasını, yeniden hayatı anlamlandırmaya verilen müsaade olarak görmeliydi.

O insan da biliyordu ki bir çocuğun gözlerinde büyürdü ömür. Ve bir ihtiyarın sözlerinde küçülürdü zaman. Öyle ki yollara vurduğu yükleriyle gözlerine koca bir ömür dolardı.

Gözlerinden nice insanlar akardı. Sel olur coşardı. Bu yolların künhünde sadece sabır düşerdi hissesine. Güzelliği bir ulu sözde aşikar yeşil cennetlerin yolunu gözlerdi sözleri. Ve sözleri sinesinden gelir geçer, gün gibi batardı.

İşte şimdi geri dönüşü olmayan yollarda son demini yaşayan bir alemdi geriye kalan.

Bir alem, bir insan…

Son baharını yaşayan yaprakların melali ile her şeyin nihayet bulduğunu sandığı vakit berzahta gibi beklerdi. Vakit dolar, kış biterdi. Nekahet döneminin ardından insanlar, ağaçlar, kuşlar, sular cümlesi uyanırdı. Tomurcuklar patlardı göğe açılan kurumuş kolların ince kenarlarından

Mahmur bahara göklerden gelen emir iletilince, bir deli küheylan gibi yerinden sıçrardı mahlukat. Dallarından baharlar iner, saçılırdı inciler gibi. Böyleydi bir hayatı karşılamak.

Döngüsüyle, umuduyla, duasıyla böyle başlardı, böyle tükenirdi hayatlar. Tüm yüklerden azat olmanın son deminde, tendeki emanet havalanıp kuş misali uçmaya yüz tutunca insanın gözlerinden hayatı bir şerit gibi geçip gitti.

Ve insan bildi ki yaşam dediği şey, havada asılı bir tüy misali yavaş yavaş akıp bir yerlerde kayboluyordu.

Fatma Nur Ünlü Sürer

Kaynak: Diyanet Aile Dergisi / Ocak 2018 / bkz: 48-49

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir