1. Anasayfa
  2. VAAZLAR

İstikamet İçin: Sünnete Bağlılık ve Bidatlerden Sakınmak


Mümin bir kişinin hayat yolculuğundaki en temel pusulası, Allah ve Resulü’nün çizdiği sınırların içinde kalmaktır. Bu yol, gereksiz zorluklardan ve sonradan uydurulan (bid’at) yollardan arınmış, “Sırat-ı Müstakim” üzere sebat etmeyi gerektirir. Abdullah İbn-i Mesud’un (r.a) veciz ifadesiyle: “İtaat ediniz, bid’at çıkarmayınız; bu size yeter.”

Doğru yolu bulmak için öncelikle sığınacağımız limanları iyi tanımalıyız:

  • Sünnet: Resulullah’ın (s.a.v) bizzat yaptığı, yaptırdığı ve adet haline getirdiği her türlü iş ve davranıştır.
  • Cemaat: Ashab-ı Kiram’ın, bilhassa Hulefa-i Raşidin (Dört Büyük Halife) döneminde üzerinde ittifak ettikleri uygulama ve kararlardır.

Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin eserinde nakledilen uyarılara göre, dini tahrif eden veya Sünnet’in dışına çıkan bid’at ehline karşı müminin duruşu net olmalıdır. Bu duruşun temelinde, dini koruma gayreti ve batıla prim vermeme düşüncesi yatar:

  • Ahmed b. Hanbel’e göre, bid’at ehline selam vermek onlara muhabbet beslemeye kapı açar; bu nedenle onlarla samimiyet kurulmamalıdır.
  • Bid’at ehliyle oturup kalkmamalı, özel günlerinde tebrikte bulunmamalı ve vefatlarında namazlarını kılmamalıdır.
  • Fudayl b. İyaz’ın belirttiği üzere, bid’at ehline Allah rızası için mesafe koymak, kalbi iman nuruyla doldurur. Onları sevindirmek ise ilahi mesajı hafife almak olarak değerlendirilmiştir.

İlahi Uyarılar ve Sorumluluk

Resulullah’ın (s.a.v) ve sahabe efendilerimizin bu konudaki uyarıları oldukça sarsıcıdır:

  • Allah, bid’at işleyen birinin, o işi terk edinceye kadar amellerini kabul etmek istemez.
  • Dini bozmak maksadıyla yeni yollar icat edenlere Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların laneti vaat edilmiş; farz ve nafile ibadetlerinin kabul olmayacağı bildirilmiştir.
  • Sünnet anlatıldığında “Bize sadece Kur’an’dan bahset” diyerek Sünnet’i devre dışı bırakanlar, dalalet (sapıklık) ehli olarak nitelendirilmiştir.

Selamet İçin Ehl-i Sünnet Yolu

Mümin için selamet, “Acaba bu ne demeye geliyor?” dedirtecek karışık ve şüpheli işlerden uzak durmaktır. Muaz b. Cebel’in uyarısıyla, asıl olan Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat’in ana caddesinde yürümektir. Bu yolda yürüyen kişi, az ameli de olsa Allah’ın mağfiretine ve cennetteki yüksek derecelere adaydır.

Unutmayalım ki; bid’ate karşı koyulan her mesafe, aslında Resulullah’ın (s.a.v) mirasına sahip çıkmaktır.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir