Cinsel duyguların tabii akışını hızlandırıp, cinsel haramlara kanalize eden başlıca sebep, çıplaklık
Gerçekten göz zinası, teşhircilik, homoseksüellik, sevicilik ve zina gibi cinsel haramlar, çıplaklık ile irtibatlıdır. Yapılacak bir inceleme bu gerçeği doğrulayacaktır. Bunun içindir ki İslam Dini çıplaklığı haram kılarak yasaklamıştır. Çıplaklık, Allah’ın ve Peygamberinin koyduğu ölçülerle çatıştığı gibi, insanın yaratılışında mevcut bulunan utanma duygusu ile de çelişmektedir. Bu itibarla çıplaklık, insan hayatının tabii bir tezahürü değildir.
O, yaratılış düzenini yozlaştıran batıl bir kültürün ürünüdür veya cinsel bir gaye ile benimsenen şeytani bir uygulamadır. Zira çıplaklaştırma ve böylece doğru yoldan saptırma, baş şeytan iblisin Hz. Adem ile Havva’ya işlettiği ilk günah olmuştur:
Ey Ademoğulları! Şeytan, cinsel organlarını birbine göstermek için elbiselerini soyarak ana-babanız Adem’le Havva’yı Cennet’ten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve bağlıları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Gerçekten Biz, şeytanları (İslami çizgide) iman etmeyenlerin yaranı kıldık (A’raf 27)
Bütün dünyada dişilikleriyle etkinlik kazanmak isteyen kadınların kullandıkları ana silahın çıplaklık olduğu hakikati, çıplaklığın cinsel amacına delildir.
Organizeli fuhuş ticaretinin ana sermayesinin çıplaklık olması, ayrıca çıplaklığın basında, pornografik neşriyatta, reklam sanayiinde ve film endüstrisinde ve televizyon haberciliğinde temel sömürü aracı kılınması da, yukarıda açıklanan hakikatin itiraz edilemeyecek belgeleridir.
Çıplaklığı yasaklayan dini ölçüler
Allah’ın Resulü şöyle buyurur: Çıplaklıktan sakının. Zira Allah, kendisinden utanılmaya bütün insanlardan daha layıktır.
Aman çıplaklıktan korunun. Çünkü yanınızda, ancak tuvalette olduğunuz ve bir de cinsel ilişkide bulunduğunuz zaman sizden ayrılan melekler vardır. Onlara karşı utançlı olunuz. Böylece onlara saygı gösteriniz.
Allah utanmayı ve örtünmeyi sever. Sizden biriniz yıkandığı zaman açıkta yıkanmayıp bir şeyle örtünsün.
Yukarıda sunulan hadisler, bir sınır getirmeksizin çıplaklığı yasaklamaktadır. Ayrıca yapayalnız olduğunuz zaman bile Allah’tan ve O’nun meleklerinden utanarak çıplaklıktan korunmamızı öğütlemektedir.
Çıplaklık; İslâm Dininin diğer insanların bakışlarından örtülerek korunmasını emir buyurduğu vücut organlarının açığa vurmasıdır
Örtülerek korunması emrolunan vücut organları erkeklerde ve kadınlarda ayrı ayrıdır. Hatta muhatapların durumuna göre bile kadınların avreti (örtülmesi farz olan yerleri) değişmektedir
Erkeklerde Çıplaklık
Erkekler için göbekle diz kapakları arası, örtülüp korunması gereken yerlerdir. Bu yerlerin açığa vurulması çıplaklıktır.
Çünkü Rabbimiz, Kur’an’da üreme organı ve yakın çevresi olan Ferc’in korunmasını emreder. O’nun Nur 30 daki bu buyruğu çizgisinde Peygamberimiz de şöyle buyurur
Mü’min erkeğin avreti (örtülmesi farz olan yerleri) göbekle diz kapakları arasıdır.
Değinilen Kur’an ve Sünnet ölçüleri gereği ergenliğe ermiş Müslüman erkek, annesi ve kız kardeşi dahil hiçbir kadına ve babası kardeşi dahil hiçbir erkeğe vücudunun bu alt bölümünü gösteremez. Hiç şüphesiz sünnet işlemi ve tedavi gibi dini ve tıbbi zarüretler bu kuralın dışındadır.
Buluğa & Ergenliğe Ermiş Kızlarda ve Kadınlarda Çıplaklık
a-) Yukarıda değinilen Kur’an ve Sünnet ölçüleri gereği ergin kızlar ve kadınların ahlakı bütün Müslüman kadınlar yanında örtüp koruması gereken vücut bölümleri, diz kapakları dahil göbekle diz kapakları arasıdır.
Sunulan ölçü ışığında anlaşılacağı üzere -erkekler bir tarafa- Müslüman kızların ve kadınların diğer Müslüman kadınlar yanında uylukları görülecek şekilde mayolu ve kısa şortlu olarak bulunması çıplaklıktır. Böylesi çıplaklık da haramdır.
Not: Yarında soyunulacak kadınların Müslüman olup olmamalarından çok, iffetli ve ahlaklı olup olmamaları önemlidir. Zira Kur’an’a göre, kadın Müslüman fakat zinacı olabileceği gibi, gayrı müslim fakat muhsana (zinadan uzak) da olabilir. Fakat Hz. Ömer ve diğer bazı sahabiler (r.a) kendilerine özgü değerlendirmeleri ile gayri müslim kadınları, yanlarında soyunulamayacak kadınlar olarak görmektedirler. Onun Ebu Ubeyde’ye gönderdiği genelge şöyledir
Müslüman kadınların hamamlara giderek Hıristiyan kadınların yanında, soyunmuş olarak yıkandıklarını duymuş bulunuyorum. Hiçbir Müslüman kadının gayr-i müslim kadınlar yanında soyunmaları caiz değildir
b-) Hür veya cariye ergin Müslüman kızlar ve kadınların kendileriyle ebediyen evlenemeyecekleri baba, kardeş, amca, dayı, kardeş çocukları, kayınpeder, süt kardeş v. s. gibi mahremlerine ve de gereken yerleri ise göbekle diz kapakları arası, ayrıca karın ve sırttır.
Örtünmeye ilişkin bu ölçüye göre de Müslüman kızlar ve kadınlar bikinili, mayolu ve kısa şortlu olarak babaları ve kardeşleri yanına bile çıkamazlar. Çünkü bu hal, İslam’ın yasakladığı türden bir Çıplaklıktır.
Müslüman erkekler ve kadınların açıklanan şartları ve sınırları aşarak vücut organlarını doğrudan veya vücudun doğal rengini gösteren şeffaf elbiseler giyerek dolaylı bir şekilde açığa vurup çıplaklaşmaları, bir diğer cinsel harama sebep olsun veya olmasın haramdır. Sebep olması halinde ise ayrıca sebebiyet vermenin günahı üstlenilmiş olur.
Burada açıklanması gereken bir diğer önemli husus da çıplaklık haramının, vücudu bizzat teşhir etmenin yanısıra, bilvasıta yani resimler ve filmler yoluyla da işlenebileceği hususudur.
Gerçi bizzat teşhir/açığa vurma daha etkilidir. Ama bilvasıta teşhir daha yaygındır. Kaldı ki bizzat teşhirde tövbe edip sorumluluktan kurtulmak mümkündür. Ama basılıp yayılan resimleri, çoğaltılıp dağıtılan filmleri bütünüyle ele geçirip sorumluluktan kurtulmak belki mümkün bile değildir.
c-) Bulüğa ermiş kızların ve kadınların evlenebilecekleri Müslüman erkeklerle nikahlanamayacakları gayr-ı müslim erkeklere karşı koruyup örtmeleri gereken organları, yüz, eller ve ayaklar dışındaki – saçlar dahil- bütün organlarıdır.
Bizim burada bu maddede yaptığımız tarif, ileride açıklayacağımız gibi Kur’an’a, Sünnete ve bu iki ana kaynağı yorumlayan büyük müctehidlerimizin, bilginlerimizin çoğunluğunun görüşlerine uyan tariftir.
Burada bilinmesi gereken en önemli husus, yüzün, dirseklerin yarısına kadar ellerin ve topuklardan bir karış yukarısına kadar ayakların açılmasının nihai sınırlar olduğudur. Bilinmesi gereken bir diğer mühim husus da, bunların açılmasının mutlak olmayıp, açan kadının ve bakan erkeğin cinsel duygularına güven duymuş olması ile kayıtlı olduğudur. Ne var ki evlilik amacıyla görmek-görülmek, mal satın almak, görgü şahitliği yapmak ve tedavi için muayene olmak gibi özel durumlarda güven duyulması şartı ileri sürülmemektedir.
Tedavide daha bir istisnaî durum vardır. O da cinsel organ dahil, teşhis ve tedavinin gerektirdiği ölçüde vücudun açılabileceğidir. Burada kadınlar için doktorun kadın olması tercih sebebi olursa da, mütehassis & uzman kadın doktorun yokluğunda erkek olmasında da bir sakınca yoktur.
İlk Müslümanların, özellikle de bazı Ensar kadınlarının uygulaması, ayrıca örtünme ile ilgili olan Ahzab Süresinin 59. ayetinde geçen “celabib” kelimesine bazı tefsircilerin verdiği anlam, bir de Allah’ın Resulünün eşlerinden bir şey istenildiği zaman örtü arkasından istenilmesi ile ilgili Kur’an-i emir…
Bütün bu ölçülerin, gözler dışındaki tüm vücudun örtülmesi gereğine işaret ettiği ileri sürülebilir. Ancak ilmi ictihad olarak nitelenebilecek bu görüşler, İslam’ı bağlamaz. Yalnızca müctehitlerini ve tür ictihatları benimseyenleri bağlar. Diğer ictihadlar gibi onlara da saygı duyulması gerekir.
Erkekler ve kadınlarda çıplakhk ve örtülmesi gereken vücüt or ganları konusunu özetledik. Şimdi de tesettürü örtünmeyi sağlayacak giyim ve giysi konusun inceleceğiz.
Hiç şüphesiz örtünme de bir cinsellik olgusudur. Çünkü örtünme, ilişkileri ahlaki düzeyde kurmaktır. Bir diğer anlatımla bağlantıları cinsellik üzerinden değil kişilik üzerinden yapmaktır.
Kaynak: Ali Rıza Demircan / İslam’a Göre Cinsel Hayat / bkz: 454-460
