Kevser Suresi Mekki bir sure olup; Toplam 3 ayettir. Adını birinci ayetindeki, “hayru kesir” anlamına gelen kevser kelimesinden almıştır. Kur’an’a göre (108.) suredir.
Hz. Peygamber’in (s.a.v.) ikinci oğlu Kasım’ın vefat etmesi üzerine Mekkeli müşriklerden Âs b. Vâil, Peygamber Efendimiz’e hakaret ederek “O, ebterdir; onun soyu kesiktir, öldüğünde soyunu devam ettirecek oğlu kalmadı” demiştir.
Bu ağır iftira ve üzüntü üzerine inen Kevser Suresi, iki temel amaca hizmet etmiştir:
- Resulüllah’ı (s.a.v.) teselli etmek.
- Çocukları arasında oğlan / kız ayrımı yapan bu yanlış zihniyete bir tokat vurmak.
Kimi insanlar, üstünlüğü, namı ve şanı sadece dünya malında, oğullarının, kabilesinin ve taraftarlarının çokluğunda görürler. Bu çarpık anlayışa göre, insan dünyaya yalnızca soyunu devam ettirecek erkek çocuklar üretmek ve mal yığmak amacıyla gelmiştir. Bu sığ düşünce, insan için ondan çok daha değerli olan manevi ve kalıcı değerlerin varlığını gölgeler:
Mal ve evlatlarıyla gururlanıp kalıcı hayırlı eser sahibi olmayan nice kimseler, ya kısa sürede unutulmuş ya da geride bıraktıkları kötülükler yüzünden lanetle anılır olmuştur. Tarihte çocuğuna Firavun, Nemrut, Karun veya Hitler adını koyan yok gibidir. Ancak İbrahim ismi, din farkı gözetilmeksizin bütün insanlar tarafından paylaşılan yüce bir değerdir.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) erkek çocukları yaşamadı, fakat hepsi birbirinden değerli dört kızı vardı. Daha da önemlisi, onun sadece adı değil, sünnetini devam ettirenlerin sayısı bugün 1,5 milyarı aşmıştır.
O, insani nitelikleri, ahlaki faziletleri ve bıraktığı sünnetiyle âlemlere emsalsiz bir örnek ve rahmet olmaya devam etmektedir. Âlemlerin Rabbi Allah onu sevgiyle anmakta, melekler ona dua etmekte ve müminler ona salât (dua) etmektedir.
O, âlemlere yararlı hizmetleriyle kıyamete kadar unutulmayacak olan en hayırlı insanlar listesinin hep başında yer alacaktır.
Kevser Suresi’nin Müjdesi
Kevser Suresi’nde Yüce Mevlâ, Resulüne şöyle seslenmiştir: “Biz sana çok hayır (Kevser) verdik.” Bu hayırlar şunları içerir:
- Risalet görevi, yüceltilen ad ve şan.
- Kur’an-ı Azim, ilim ve hikmet, bilmediklerinin öğretilmesi.
- İnsanlardan korunma vaadi ve Makam-ı Mahmud’a namzet kılınma.
Bu sonsuz hayırlara karşılık Allah, Peygamberine üzülmemesini söylemiş ve şükür amacıyla iki rekât namaz kılmasını ve kurban kesmesini emretmiştir. Böylece sevinci ve şükrü ortaya konulmuştur.
Kurban, Kur’an’a göre Allah’a teslimiyet, ta’zim, yakınlık vesilesi, özel lütfuna şükür ve maldan fedakârlık anlamına gelen özel bir ibadettir. Müslümanlar da bu sünneti (önceki peygamberlerden ve Resulullah’tan tevarüs ederek), aldıkları her müjdeli önemli haber karşısında Allah’a şükür amacıyla iki rekât namaz kılıp ardından imkânı olanlar kurban kesmektedirler.
