Hakikat denizine ulaşan ve zat-ı ilahinin lütuf ve ihsanı gereğince bütün mevcudata yayılmış olan ve vücud-i ilahiden, ilahi varlıktan başka bir şey olmayan makam-ı mahmuda ve havz-ı mevruda gelen kimseye şu hakikat gizli değildir:
Kevser havuzu tabiriyle işaret edilen, tevhid-i zatının ta kendisi olan ve hayır ve bereketin çokluğu anlamına gelen bu en yüce mertebeye, en ulvi gayeye ulaşmak, diğer peygamberler (Allah’ın salat ve selamı onların üzerine olsun) nasip olmamış, onlar bu Muhammedi hatemiyet mertebesine ulaşamamıştır.
Bundan dolayıdır ki, peygamberlik ve şeriat peygamberimizin gönderilmesiyle son bulmuştur. İşte Cenab-ı Hak bu sürede Hz. Peygamber’in makam ve mertebesinin yüceliği hakkında, süreye besmeleyle başladıktan sonra şu şekilde adeta uyarıda bulunmaktadır:
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: VI / bkz: 553
