1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Kıyamet Suresi 27-35 arası Ayetlerin Meali ve Tefsiri


Hayır… ! Nasıl olur da hazırdaki fani lezzeti gelecekteki kalıcı lezzete tercih edersiniz? Şunu düşünmüyor musunuz? Can boğaza dayandığı ve ayrılmaya yüz tuttuğu, onun hakkında ölümüyle görevlendirilmiş melekler kendi aralarında meşveret maksadıyla;

Onu kim alacak?“, yani onun ruhunu içimizden rahmet melekleri mi yoksa azap meleklerimi alacak dendiği, ölmek üzere olanın da bunun dünyadan ve içindeki bütün sevilen lezzet ve arzulardan ayrılış olduğunu bildiği, sevdiklerinden ayrılacağı kesinleşince bacakların kaygı ve üzüntüden birbirine dolandığı ve onları hareket ettiremediği zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir (Kıyamet Süresi 26, 27, 28, 29, 30. ayet). O gün sevki ve dönüşü O’na, hükmü O’nun yanında ve hesabı O’na aittir.

O zaman insana, kendisine dünya hayatında emredilen ve yasaklanan şeylerden sorulduğunda acaba nasıl cevap verecek? Zira o, tasdik etmekle emrolunduğu kimseyi tasdik etmemiş ve ondan dini yönden kendisinin hayrına olan şeyi alp kabul etmemiş, namaz da kılmamış (Kıyamet Süresi 31. ayet) ve Allah’a yönelmek ve dönmek için belirlenmiş vakitlerde Allah’a yönelmemişti .

Fakat emrin aksine kendisini tasdik etmekle emrolunduğu kişiyi yalanlamış ve emrolunduğu taatlerden yüz çevirmişti (Kıyamet Süresi 32. ayet).

Doğru yolu gösteren ve hakka çağırandan yüz çevirdikten sonra da yaptığıyla övünüp sevinerek kasıla kasıla ailesine gitmişti (Kıyamet Süresi 33. ayet).

İşte yaptığı bu işten dolayı ona Hak tarafından seslenilip “Bu helak sana layıktır, layık! Evet, layıktır sana, layık!” denecektir (Kıyamet Süresi 34-35. ayet).

Bu tekrar, onun çekeceği azabın şiddetine ve akıbetinin kötülüğüne işaret etmektedir. Söz konusu kişi de Ebu Cehil’dir. Allah’ın laneti onun üzerine olsun.

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: VI / bkz: 264-66

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir