Kız sünneti konusu, hem tarihsel uygulamalar hem de cinsellik algısı üzerinden farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bu uygulamanın neyi kapsadığı, hangi amaçlarla yapıldığı ve zaman içinde nasıl anlamlar yüklendiği, meselenin doğru anlaşılması açısından büyük önem taşır.
Kız Sünnetinin Mahiyeti
Kız sünneti, literatürde genellikle klitorisi çevreleyen ve onu bir halka gibi saran, bazen şapka veya külahı andıran deri dokusunun giderilmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Bu yönüyle, kadın bedenindeki klitorisin kendisine değil; onu örten deriye yönelik bir müdahale olarak ifade edilmiştir. Erkek sünnetiyle benzerlik kurulmasının sebebi de, her iki uygulamada da organın tamamının değil, onu çevreleyen dokunun hedef alınması şeklindeki anlatımdır.
Ancak tarih boyunca bu tanımın her zaman bu sınırlar içinde kalmadığı, uygulamanın şekil ve kapsam bakımından büyük farklılıklar gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle “kız sünneti” kavramı, tek tip bir işlemi değil; farklı coğrafyalarda farklı biçimlerde uygulanan bir dizi pratiği ifade etmektedir.
Kadın Cinselliği ve Klitorisin Konumu
Klitoris, kadında cinsel hazla doğrudan ilişkili bir organdır ve anatomik olarak erkek cinsel organına tekabül eden bir yapıya sahiptir. Bu sebeple klitorise veya çevresindeki dokulara yönelik her müdahale, doğrudan kadının cinselliğiyle ilişkilidir. Kız sünneti tartışmalarının merkezinde yer alan husus da tam olarak budur:
Bu müdahale,
- Cinsel hazzı artırmayı mı,
- Yoksa azaltmayı mı amaçlamaktadır?
Bu soruya verilen cevaplar, tarihsel bağlama ve uygulamanın niyetine göre değişiklik göstermektedir. Aynı isimle anılan bir uygulama, farklı toplumlarda tamamen zıt amaçlarla yapılmış olabilmektedir.
Bazı Arap kabilelerinde, kız çocuklarının cinsiyetleri ve ileride tecavüze uğrayabilecekleri korkusuyla diri diri gömüldükleri bilinmektedir. Böyle bir zihniyetin hâkim olduğu toplumlarda, kız sünnetinin de kadının cinselliğini kontrol altına alma veya köreltme amacıyla yapılmış olabileceği ihtimali göz ardı edilemez.
Buna karşılık, bazı anlatımlarda kız sünnetinin, kadının evlilik hayatında daha uyumlu olması ve eşler arasındaki cinsel tatminin artması amacıyla yapıldığı ileri sürülmüştür. Bu durum, uygulamanın tarih boyunca tek bir niyetle yapılmadığını; aksine, içinde bulunduğu kültürel ve sosyal şartlara göre farklı anlamlar yüklendiğini göstermektedir.
Peygamber’e nispet edilen bazı rivayetlerde, kız sünnetiyle ilgili ifadelerin yer aldığı aktarılmaktadır. Ancak bu rivayetlerin sahihliği ve bağlayıcılığı konusunda İslam alimleri arasında görüş birliği bulunmamaktadır. Rivayetlerde dikkat çeken husus, uygulamanın amacına dair farklı yorumlara açık ifadeler içermesidir.
Bu ifadelerden hareketle, kız sünnetinin hem cinsel hazzı artırma hem de sınırlama amacıyla yorumlandığı görülmektedir. Dolayısıyla rivayetler, uygulamanın tek ve net bir amacını ortaya koymaktan ziyade, tarihsel pratiklerin nasıl algılandığına dair ipuçları sunmaktadır.
Bir uygulamanın mahiyeti ile amacı her zaman örtüşmeyebilir. Kız sünneti de bunun çarpıcı örneklerinden biridir. Aynı işlem, bir toplumda “iyileştirme” olarak görülürken, başka bir toplumda “baskı” aracı hâline gelebilmiştir. Bu nedenle meseleyi yalnızca isim üzerinden değil; niyet, yöntem ve sonuç üzerinden değerlendirmek gerekir.
Kadın bedenine yönelik bir uygulamanın, onun cinselliğine zarar verip vermediği, acı ve travma üretip üretmediği temel ölçüt olmalıdır. Çünkü sonuçta ortaya çıkan zarar, niyetten bağımsız olarak ahlaki bir sorumluluk doğurur.
Kız Sünnetinin Mahiyeti ve Amacı Nasıl Anlaşılmalıdır?
Kız sünneti, tarihsel olarak farklı toplumlarda farklı amaçlarla uygulanmış bir pratiktir. Bu uygulamanın kimi zaman cinsel hazzı artırma iddiasıyla, kimi zaman ise cinselliği baskılama amacıyla yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kız sünneti tek bir anlam ve amaçla tanımlanamaz.
Bugün yapılması gereken, bu uygulamayı romantize etmek ya da toptan savunmak değil; mahiyetini, amacını ve sonuçlarını açık bir şekilde sorgulamaktır. Kadının bedenine zarar veren, cinselliğini yok eden veya onu bir korku nesnesine dönüştüren her yaklaşım, hangi gerekçeyle sunulursa sunulsun, insan onuruyla bağdaşmaz.
Not: Böyle bir ugulamadan uzak durun. en azından tek başınıza karar vermeyin. Bu tamamen işinin ehli uzman bir doktor tarafından belirlenmeli, karar verilmeli ve kadın sağlığı için gerekli ise ve zarar vermeyecekse işinin ehli doktor tarafından uygulanmalı. Merdiven altı doktorlardan uzak durun yoksa el bebek gül bebek yetiştireceğiniz evlatlarınızın hayatını karartırsınız
