1. Anasayfa
  2. CİNSEL YAŞAM

Kocasını Cinsel İlişkiden Mahrum bırakan Kadın Günaha Girer mi?


Evlilikte cinsellik, İslam’da hak ve sorumluluk dengesi içinde ele alınır. Kocası arzuladığı hâlde, haklı bir mazereti olmaksızın kadınlık görevlerini yerine getirmeyen kadının, dinî sorumluluk altına gireceği açıkça ifade edilmiştir. Çünkü bu tutum, Allah’ın ve Resûlü’nün (s.a.v) evlilikte itaati ve karşılıklı hakkı korumaya yönelik emirlerine aykırıdır.

Buradaki sorumluluk, yalnızca bir talebi geri çevirmekten ibaret değildir. Asıl mesele; meşru bir hakkın, kasıtlı şekilde engellenmesidir. Bu tutum, eşler arasındaki hukuku zedelediği gibi, kişiyi dinen de mesul kılar.

Bu sebeple, kocasının meşru arzusunu reddeden kadının; Allah’ın hoşnut olmadığı bir davranış sergilediği ve haram bir fiile yaklaştığı belirtilmiştir. Bu bağlamda, bazı hadislerde bu tutumun ağır bir uyarıyla karşılandığı ifade edilir.

Bu noktada önemli bir husus daha vardır: Kadının yalnızca açıkça karşı çıkması değil; “geldim, geliyorum, geleceğim” diyerek ertelemesi de dinî açıdan sakıncalı görülmüştür. Zira bu davranış, hakkı fiilen ortadan kaldırmakta ve karşı tarafı oyalamaktadır.

Bu hususu açıklayan rivayetlerde, Resûlullah’ın (s.a.v) ertelemeyi de ciddi bir ihlal olarak değerlendirdiği aktarılmıştır.

  • Allah’ın Resûlü (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah, erteleyen kadına lanet etsin.”
  • Bunun üzerine sahabîler: Erteleyen kadınlar kimlerdir, ey Allah’ın Resûlü? diye sorduklarında,
  • Efendimiz (s.a.v) şu açıklamayı yapmıştır: Erteleyen kadınlar; kocaları tarafından arzulanıp istendikleri halde, ‘geldim, geleceğim’ diyerek onları oyalayan ve kocaları uyuyuncaya kadar bekleten kadınlardır.

Bu hadis, evlilik hukukunda oyalamanın da reddetme hükmünde değerlendirildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Mazereti Yokken Cinsel İlişkiden Kaçan Kadının Durumu

Bu sert uyarıların amacı; kadını baskı altına almak değil, aile düzenini, iffeti ve toplumsal ahlakı korumaktır. Zira evlilikte cinsel hakkın ihlali, zamanla kalpleri soğutur, şeytanın vesvesesine kapı aralar ve daha büyük günahlara zemin hazırlar.

Şu husus özellikle vurgulanmalıdır: Hastalık, aşırı yorgunluk, psikolojik çöküntü, güç yetirememe gibi haklı mazeretler, cinsel ilişkiye girmenin yasak olduğu dönemler yada İslam’ın haram kıldığı bir eylemi istemek (ters (anal ilişki), ağıza boşalmak vb), bu hükmün kapsamı dışındadır. İslam, kulunu gücünün üstünde bir yükle sorumlu tutmaz.

Dolayısıyla bu uyarılar; kasten, keyfî ve sürekli bir erteleme için geçerlidir.

Evlilikte verilen sözler, sadece dille değil; davranışla doğrulanır. Oyalamak, güveni zedeler. Güven zedelendiğinde ise, evliliğin huzuru yara alır. Bu sebeple İslam, eşlere şu bilinci kazandırmak ister: Hak talep edilirken de, görev yerine getirilirken de Allah’ın rızası gözetilmelidir. Çünkü evliliği ayakta tutan şey; korku değil, takva ve sorumluluk bilincidir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir