1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Kur’an’da Geçen İnfak Kelimesinin İçeriği


Kur’an’da geçen infak kelimesi, zekât, sadaka ve fitre gibi mali ibadetleri kapsadığı gibi, gönüllü yapılan her türlü hayır ve iyilik davranışını da ifade eder. İnfak, kişinin malını Allah rızası için harcaması demektir ve hem toplumsal yardımlaşmayı hem de manevi arınmayı sağlar.

Dinimiz, toplumsal iyilik, sosyal adalet ve dengeyi tesis etmeyi hedefler. Bu nedenle de vahyin iniş süreci içerisinde çokça infak vurgusu yapılmış, bazen bir soru cevap şeklinde mesaj ortaya konulurken bazen de infaka dair misaller verilmiştir.

  • “Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: Hayır olarak ne harcarsanız o, ana baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolcular içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir (Bakara Süresi 215)”

Aslında var olanı harcamak, tüketmek oldukça kolaydır ve çoğu zaman da hesap edilmeden elden çıktığına şahit oluruz. Ayette soruya verilen cevap, harcamada önceliklerimizi belirlemektedir.

  • Anne babamızdan başlamak üzere;
  • Yakınlarımıza,
  • Yoksul ve yoksunlara kol kanat germek.

Mali bir yükümlülük olarak değerlendirdiğimiz gibi ilim, hikmet, yetenek, sevgi ve merhamet paylaşımları da manevi infak listesi içinde yer almaktadır. Ancak bilinmesi gereken ve Kur’an’ın ısrarla üzerinde durduğu bir infak çeşidi olarak;

Zekatın müminlerin kazançlarında yoksul ve yoksunların/fakirlerin hakkı olarak korunduğudur. Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkının verilmesi (Rum Süresi 38), mallarında isteyen ve iffetinden dolayı isteyemeyen için bir hak var edilmesi (Mearic Süresi 24 25), zekatın verene ait mülkiyet olmaktan çıktığına dair kesin ifadelerdir.

Yarattığı bütün varlıkların rızkını tayin eden Allah (c.c), şefkat ve merhametinin bir eseri olarak kullarına sunduğu imkanlardan ihtiyaç sahiplerine verilen payın karşılığını kat kat arttırarak vereceğini müjdeler.

Zekat, İslam toplumunda yardımlaşma ve dayanışma ile başka toplumlarda oluşturulamayan sosyal organizasyon sayesinde adalet ve dengeyi sağlayacaktır. İslam mütefekkirlerine göre zekatın hak sahiplerine verilmesinin bir hikmeti onların, bir müddet sonra zekat veren durumuna yükseltilmesidir.

Zekat Kur’an-ı Kerimde 30 yerde geçmektedir. Dikkatleri çeken bir husus ki 26 yerde zekat namazla aynı ayette zikredilmektedir. “Onlar ki, namazı kılarlar zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar (Neml Süresi 3; Lokman Süresi 4)

Namaz nasıl beşeri ilişkilerdeki temizlikle kulları kötülükten alıkoyacaksa zekat da mali temizlikle nefisleri rahmet şefkat ve ihsan ile arındıracaktır. İnsanlar bu kazanımlarla cenneti arzulamaktadır

Hz Peygamber (s.a.v) Medine’ye hicreti sırasında Kuba’da verdiği ilk cuma hutbesinde; Yarım hurma vermek suretiyle de olsa kendinizi cehennem ateşinden koruyunuz. O kadarını da bulamayanlar, güzel bir sözle olsun kendilerini korusunlar buyurarak cehennemden sakınmayı öğretirken;

Cennetin sekiz kapısı vardır. Namaz ehlinden olan namaz kapısından, cihat ehlinden olan cihat kapısından, sadaka ve zekat veren sadaka kapısından, oruç ehlinden olan reyyan kapsından cennete çağrılır hadisiyle de cennetin yollarını ümmetine göstermektedir.

Ebu Hureyre’den nakledilen bir rivayete göre, bir adam Peygamber’e (s.a.v) gelerek;

“Ben açım” dedi. Allah’ın Resulü, hanımlarından birine haber salarak yiyecek bir şey göndermesini istedi. O da, “Seni peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok” diye cevap verdi. Hz. Peygamber bir başka hanımından yiyecek bir şeyler istedi. O da aynı cevabı verdi. Daha sonra Resul-i Ekrem’in öteki hanımları da “Seni peygamber olarak gönderene yemin ederim ki, evde sudan başka bir şey yok” diye haber gönderince. Resul-i Ekrem (s.a.v) ashabına dönerek;

“Bu gece bu şahsı kim misafir etmek ister?” diye sordu. Ensardan biri, “Ben misafir ederim. ya Resulüllah” diyerek o yoksulu alıp evine götürdü. Eve varınca karısına “Evde yiyecek bir şey var mı?” diye sordu. Hanımı, “Hayır, sadece çocuklarımın yiyeceği kadar bir şey var” dedi.

Sahabi, “Öyleyse çocuklan oyala. Sofraya gelmek isterlerse onları uyut. Misafirimiz içeri girince de lambayı söndür. Sofrada biz de yiyormuş gibi yapalım dedi. Sofraya oturdular Misafir karnını doyurdu, onlar da aç yattılar. Sabahleyin o sahabi Peygamber’in yanına gitti. Onu gören Resul-i Ekrem şöyle buyurdu:

“Bu gece misafirinize yaptıklarınızdan Allah Teala memnun oldu”

Bu durum, vermenin zirvesi diyebileceğimiz kardeşini kendine tercih etmek demek olan “İsar’ dan başka bir şey değildi.

Bugün mantığımızın alamadığı tam da burası değil miydi? Bende olanı vermek bende olmayanı vermek benim ihtiyacım olduğu halde başkasına verebilmek

Kur a’nda infak eden ve edilenler üzerinden yapılan benzetmeler Allah yolunda harcamanın ne kadar önemli olduğunun açıkça beyanıdır

“Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir (Bakara Süresi 261)”

Kaynak: Diyanet Aile Dergisi / Mayıs 2019 / bkz: 6-7

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir