Onlara Allah’ın indirdiği şeylere uyun dendiği zaman, Allah’ın sırf öğüt, vaaz ve nasihat olarak indirdiği, sizin ahvalinizi ıslah eden, kötü ve yanlış durumlarınızı düzelten, her türlü hidayet ve doğruluğa sahip kitap ve dine uyun; yine, kendi katından destekli olarak, sizi hidayete erdirmek ve ıslah etmek için gönderilmiş olan peygambere de uyun diye onlara söylendiği zaman, onlar cevaben;
Derler ki: Bizler, sizin kendi kendinize uydurduğunuz ve talebini artırmak için Allah’a nispet ettiğiniz şeylere uyacak değiliz. Hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeylere uyarız. Çünkü onlar eskiden beri devam eden şeylerdir. Bizler de atalarımızın yolundan ve izinden gideriz, onların dinini gönül rızasıyla takip ederiz. Ey resullerin en kamili! Bize niyabeten onlara deki
Ya şeytan onları cehennem azabına çağırıyor idiyse! (Lokman Süresi 21. ayet). Ey o atalarının yolundan giden dalalet ehli kimseler! Ya saptırıcı ve azdırıcı olan şeytan, Hak yoldan saptırmak ve batıla düşürmek için, kendi tabileri, davetini kabul ederek izinden gidenler için hazırlanmış olan saîre yani cehenneme onları çağırıyor idiyse de mi, o atalarınızın yoluna uyacaksınız
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: IV / bkz: 316
