1. Anasayfa
  2. KADINLAR KULÜBÜ

Makasidü’ş-Şeria: Kürtajın Hükmü ve Sorumluluğu


İslam Hukukunda Kürtaj ve Neslin Korunması

Hayat, Allah’ın insana lütfettiği en kutsal emanettir. Bu emanetin korunması, henüz anne rahmine düştüğü andan itibaren İslam hukukunun güvencesi altına alınmıştır. Günümüzde tıbbi ve sosyal bir konu olarak sıkça tartışılan kürtaj, İslam fıkhında sadece tıbbi bir müdahale değil, aynı zamanda ahlaki ve manevi bir sorumluluk olarak ele alınır. Kur’an-ı Kerim’in hayata verdiği değer ve Hz. Peygamber’in sünneti ışığında, neslin korunması ilkesi çerçevesinde kürtajın hükümlerini ve bu konudaki ilahi sınırları anlamak her mümin için büyük önem taşımaktadır.

İslam dini, geçerli bir tıbbi gerekçe bulunmadıkça hayata müdahaleyi ve ceninin tahliye edilmesini (kürtajı) caiz görmez. Varlığın kutsallığı ilkesinden hareketle, henüz doğmamış bir canın korunması hem toplumsal hem de dini bir vecibedir.

Kürtaj Yasağının Kur’ani Dayanakları

İslam bilginleri, kürtajın hükmünü belirlerken Kur’an-ı Kerim’in temel yasaklarına başvururlar. Özellikle Mümtehine Suresinde yer alan “çocuklarını öldürmeme” ahdi, alimler tarafından çocuk düşürmeyi ve kürtajı da kapsayan geniş bir yasak olarak yorumlanmıştır.

  • İsra Suresi 31. ayette vurgulandığı üzere, ekonomik kaygılar veya fakirlik korkusu bir canın sonlandırılması için meşru bir mazeret kabul edilemez.
  • En’am Suresi’nde belirtilen uyarılar ışığında, çocuk rızkının Allah tarafından kefalet altına alındığı ve bu cana kıymanın büyük bir ziyan olduğu hatırlatılır.

Kürtajın hangi durumlarda konuşulabileceği ancak “zaruret” ilkesiyle sınırlıdır. Ana sağlığının ciddi tehlike altında olduğu durumlarda, bir grup uzman ve dindar hekimin vereceği karar doğrultusunda müdahale tartışılabilir. Bunun dışındaki kişisel tercihler, ekonomik sebepler veya gayrimeşru durumlar kürtajı meşrulaştıran unsurlar olarak görülmez.

Fıkhi Bir Ceza Olarak: Gurre Tazminatı

İslam hukukunda, kasten veya hata yoluyla anne karnındaki bir canın hayatına son verilmesi “cana kıymak” hükmündedir. Bu durumun dünyevi bir karşılığı olarak Gurre adı verilen bir tazminat söz konusudur:

KavramAçıklama
Gurre MiktarıYaklaşık 212-215 gram altın tutarında bir tazminattır.
PaylaşımBu miktar ceninin mirası sayılır ve buna sebep olan kişi dışındaki varisler arasında paylaştırılır.
SorumlulukEylemi gerçekleştiren kişi anne, baba veya dışarıdan bir müdahaleci olsa da ceza yükümlülüğü değişmez.

İslam, neslin korunmasını dinin beş temel amacından (Makasidü’ş-Şeria) biri olarak kabul eder. Bu sebeple ailelerin korunma yöntemlerini tercih ederken dahi hassas davranmaları, can oluşmaya başladıktan sonra ise bu emanete sadık kalmaları esastır.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir