Nihayet neyse idrak ettiğin şey ömr-ü faniden (1)
Onun bir aynıdır mutlak nasibin ömr-ü saniden (2)
- Hatadır ahiretten beklemek dünyada her hayrı::
- Öbür dünya bu dünyadan değil, hem hiç değil, ayrı.
Sen ey sersem ki üç günlük hayatın hükmü yok der de,
Sanırsın umduğun amadedir ferda-yı mahşerde,
- Ne ekmiştin ki mahsul istiyorsun bir de ferdadan?
- Senin meşru olan hakkın; bugün hüsran, yarın hüsran!
Eğer maksudu ancak ahiret olsaydı Yezdan’ın;
Ne hikmet vardı ibdaında hiç yoktan bu dünyanın?
- Ezelden ayrılan ruhun nişimen-gah-ı bakisi (3)
- Ebed iken yolda eşbahın niçin olsun mülakisi ?
‘Eles’ in arkasından gelmesin cennet, cehennem de,
Neden ervaha tekrar imtihan olsun bu alemde?
- Demek, dünya değil pek öyle istihfafa şayeste;
- Demek, bir feyz-i baki var, bu ömrü vabeste (4)
Diyorlar Kainatın aslı yoktur, çünkü fanidir
Evet, fanidir amma, bir nazardan cavidanidir.
- Süreksizmiş hayat… Olsun ! Müebbed zevki, hüsranı;
- Onun bir sermediyettir bu haysiyyetle her anı.
Cihanın aslı yoktur, çünkü fanidir diyen sersem,
Ne der öyleyse hilkat pek abes bir şey çıkar dersem?
- Nedir dünyaya gelmekten garaz, gitmek midir ancak?
- Velev bir anlamak hırsiyle olsun, yok mu uğraşmak?
Ganimettir hayatın, iğtinam et, durma erkenden,
Yarın milyonla feryad olmasın enfas-ı ma’duden ! (5)
- Bu alem imtihan meydanıdır, ervah için madam,
- Demek; insan değilsin eylemezsen durmayıp ikdam.
Neden geçsin sefaletlerle, haybetlerle, ezmanın?
Neden azmin süreksiz, yok mudur Allah’a imanın?
- Çalış, dünyada insan ol, elindeyken henüz dünya;
- Öbür dünyada insanlık değilmiş yağma, gördün ya!
Dilinden ahiret hiç düşmüyor ey Müslüman, lakin,
Onun hakkında atıl bir heves mahsulü idrakin!
- Bu mevnunane vehminden şifayab olmadan, şayet,
- Gidersen böyle sıfır-ul yed, kalırsın son sıfır-ul-yed (6)
Hayalet arkasından koştuğun yetmez mi hey şaşkın?
Senin hala hakikatden nedir iğmaz için hakkın? (7)
- Bu alem, şöyle bir rüya imiş, yahut muvakkatmiş…
- Evet ukbada anlarsın ne müthiş bir hakikatmiş !
1-) Ömr-ü Fani: Fani ömür, gelip geçici hayat
2-) Ömr-ü Sani: İkinci ömür, ebedi hayat
3-) Nişimen-gah-ı Baki: Daimi ikamet yeri
4-) Feyz-i Baki: Daimi bir feyiz: Vabeste: Bağlı
5-) Enfas-ı Ma’dude: Sayılı Nefesler
6-) Sıfr-ul-yed: Eli bomboş, sıfıra sıfır elde sıfır
7-) İğmaz: Göz Yummak.
Kaynak: Mehmet Akif Ersoy / Safahat / bkz: 315-316
