1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Meleki Günahlar ve Rububiyet İddiası


İnsanoğlunun manevi yolculuğundaki en ince ve en tehlikeli uçurum, kendi sınırlarını unutup ilahi vasıflara talip olmasıdır. İslam geleneğinde “Meleki Günahlar” olarak adlandırılan bu durum, kişinin farkında olmadan kendi benliğini (egosunu) merkeze alıp, sadece Yaratıcı’ya mahsus olan sıfatları kuşanmaya çalışmasıdır.

Büyüklük (Azamet), her şeye gücü yetmek (Kahhar) ve insanları kendine boyun eğdirme arzusu, insanın taşıyamayacağı kadar ağır yüklerdir. Bir insanın, çevresindeki insanları kendisine adeta bir “kul” gibi bağlamaya çalışması veya mutlak otorite kurma hırsı, sadece sosyal bir hata değil; aynı zamanda ilahi mülkiyet üzerinde hak iddia etmektir.

Ortak (şirk) Koşmanın İki Yüzü

Allah’a ortak koşmak (şirk), sadece bir puta tapmak değildir. Bu tehlikeli eğilim iki ana koldan kalbe sızar:

  • Allah’ın eşsiz isimlerini ve mutlak gücünü kendinde görmeye çalışmak.
  • Yapılan işlerde, niyetlerde ve hayatın akışında Allah’tan başkasını (makam, para, onaylanma arzusu) merkeze koymak.

    Belki bu ikinci tür, insanı doğrudan ebedi bir karanlığa sürüklemeyebilir; ancak yapılan tüm iyiliklerin içini boşaltan, ruhu yoran ve manevi kazancı silip süpüren en sinsi zehirdir.

    Bu günah kategorisinin en ürkütücü yanı, insanın Yaradan’ın koyduğu yasalar (hükümler) ve yaratılış sırları hakkında ilimsizce, fütursuzca konuşmasıdır. Kendi kısıtlı aklıyla evrenin mutlak sahibiyle bir “çekişme” içine girmek, farkında olmadan ilahi mülkte ortaklık iddia etmektir. Bu durum, kalpteki tüm ışığı söndüren en büyük engeldir.

    Gerçek olgunluk, insanın kendi acziyetini ve sınırlarını idrak etmesiyle başlar. “Haddini bilmek”, aslında en büyük özgürlüktür. Çünkü mutlak otoriteyi, yenilmez gücü ve her şeyi kontrol etme arzusunu bıraktığımızda; üzerimizdeki ağır yüklerden kurtulur, gerçek huzura kavuşuruz.

    Kendinize bir ayna tutarak sorun:

    • Hayatınızda kaç kez “Sadece benim dediğim olmalı” diyerek başkalarının iradesine tahakküm kurmaya çalıştınız?
    • Kaç kez başarılarınızı tamamen kendinizden bilip, asıl kaynağı unuttunuz?

    Unutmayalım ki; kalbinde zerre kadar kibir ve ilahlık iddiası taşıyan bir ruh, huzurun kapısından geçmekte zorlanır. Samimiyet ve tevazu, bizi bu gizli uçurumlardan koruyacak yegâne sığınaktır.

      E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir