İmkansızı Başarmak: Sabır ve İnanç
Sana imkansız gibi görünen şeylerin imkanlar dahilinde gerçekleşmesi. Bazen bazı olaylar bize imkansız görünür. O an çok duygusal duşünüyor olabiliriz. Ya da inancımız gitmiş olabilir. Ancak üzerine düşünülen ve çabalanan hiçbir şey bizim için imkânsız değildir.
Eğer elimizden geleni yapmış. inancımızı kaybetmemişsek ve üzerine araştırmalar yapıp kafa yormuşsak o şey bizim için imkanlı hale gelir. Sadece sabır ve inancın sürekliliği önem kazanır. Sabreder ve ümitlerimizi kaybetmezsek o şey bizim için imkanlı olacaktır.
Zaten insana en zor gelen şeylerden biri değil midir sabretmek? Belki de ulaşmak yıllar sürecek ama yine de imkânsız olmayacak. O şeyi gerçekten istiyorsak o yıllar bizim için çok değildir. Ama eminim hemen herkesin gözüne bu çok geliyordur. İsteğimiz gerçek olduğunda ise o an yaşayacağımız mutluluk her şeye bedel olacak.
İyi ki sabretmişim, iyi ki ümidimi kaybetmemişim diyeceğiz. Ama zaman ucu açık bir kavram, zor geliyor ve biz pes ediyorsak o şeyi gerçekten istemiyoruzdur. Gerçekten istediğimiz şeyler bize heyecan verir ve süreci kolaylaştırır.
Yani; Mucize kapısının açılmasını istiyorsak sabretmeli ve ümidi kesmemeliyiz. Çaba ve kafa yormalarımız bizi zaten o noktaya getirecektir.
İnsanın yaşam belirtisi zaten ümittir, umuttur. Bunlar olmadan ruhumuz sıradanlaşır. Oysa ruh bizim aynamızdır. Kimse sıradanlıkla hayatına devam etmek istemez. istememeli. Sıradanlaşırsak hayattan zevk almadan yaşarız. Hayattan hiç zevk almadan yaşamak kendimize vereceğimiz en korkunç ceza olabilir. Enerjimizi doğru kontrol etmeliyiz. Ümidimiz tükenmeden mucizelere giden yolun önünü açmalıyız
Diyelim ki bir mucize istiyoruz. Mucizeye giden yolun önünü nasıl açacağız?
İlk olarak mucizenin geleceğine inanmamız lazım demiştim. Peki bizim zihnimizde bu şey çok ütopikse? Bu cümlede de zihin kavramı geçiyor. Zihin belirli miktarda yönetilebilir bir şey. Düşünceler yönetilmesi imkansız şeyler değildir.
Beyne de ters psikoloji gibi bir yöntemi uygulayabiliriz. Çünkü beynimiz düşündüğü şeyleri yapmak üzerine çalışır. O şekilde olmadığını dahi düşünsek ve bize imkansız da gelse, daha olumlusunu düşünerek mucizeleri hayatımıza çekebiliriz. Yanı zihindeki düşünceleri biz yönetebiliriz.
Bu tam olarak düşünceleri engellemek değil de bir tür beynimizi kandırma yöntemi.
Mucize kapılarını aslında açan kendi benliğimizi nasıl kontrol ettiğimizdir. Burada bahsettiğim benlik aslında düşüncelerimiz. Çünkü düşüncelenmız aslında bizim somut halimizdir. Benliğimizi kontrol etmeye başladığımızı hissettiğimizde bunun gerçekliğini de kavrayabilmiş olacağız.
İnanç ve sabır bize mucizeleri getirecektir. Tabii burada süreklilik önemli çünkü kesinkes sınırlar yok. Bir ayda olacak ya da 2 gün sonra mucizeler bizimle olacak gibi bir şeyden bahsetmiyoruz Süreklilik önemi zaman kavramının sınırının olmaması.
Buraya kadar olanları özetlersek;
İnanç, sabır, süreklilik üçgenini hayatımızın her alanına adapte etmeliyiz. Etkiler yavaşça baş gösterecek ve biz bu etkileri gördükçe inancımızı artıracağız. Sürecin sonunda bizi bekleyen mucizeler için kapıları aralayacağız
Kaynak: Buse İşsever / Hüdhüd Dergisi / Ağustos 2024 / bkz: 27-28
