1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Mü’minun Suresi 82-89 Tefsiri: Yeniden Dirilişe İtirazlar ve İlahi Cevap


Mü’minun Suresi 82-89: Ahiret, Tevhid İnancı ve Yeniden Diriliş

Mü’minun Suresi’nin 82-89. ayetlerinde, inkarcıların ahiret hayatını reddetmeleri ve yeniden dirilişi akıllarına sığdıramamaları konu edilir. Bu ayetler, Allah’ın mutlak kudretini, tevhid inancını ve ahirete iman hakikatini güçlü delillerle hatırlatarak insanı derin bir muhasebeye davet eder.

Hak olan ahiret hayatına dair ilahi vaatleri inkâr edenler şöyle derler: “Biz öldükten, toprak olup kemiklerimiz çürüdükten sonra mı yeniden diriltileceğiz? Daha önce yaşadığımız hayata benzer bir hayata tekrar mı döndürüleceğiz?” Onlara göre dünya hayatından başka bir hayat yoktur ve bu vaatler gerçeği yansıtmamaktadır.

Onlar, bu tür uyarıların daha önce de kendilerine ve atalarına yapıldığını, ancak bunların doğruluğunu gösteren hiçbir işaret görmediklerini ileri sürerler. Bu nedenle yeniden dirilişle ilgili anlatılanları, geçmiş milletlerden aktarılan efsaneler ve insanları oyalayan sözler olarak görürler. Böylece hakikati inkârlarını tarihsel bir gerekçeye dayandırmaya çalışırlar.

Oysa Allah, hiçbir örnek ve madde yokken ilk yaratmayı gerçekleştiren mutlak kudret sahibidir. İlk yaratılışı inkâr etmeyenlerin, yok olduktan sonra yeniden dirilmeyi inkâr etmeleri büyük bir çelişkidir. Çünkü var olan bir şeyi tekrar yaratmak, yoktan yaratmaktan daha zor değildir.

Resûlullah’a (s.a.v) hitaben inkârcılara sorulması emredilir: “Ayaklarınızın altına serilen bu yeryüzü ve onun içinde bulunan canlılar, bitkiler ve nimetler kime aittir?” Eğer gerçekten biliyorlarsa cevap versinler. Onlar, bunu inkar edemeyecek ve bütün bunların Allah’a ait olduğunu itiraf edeceklerdir.

Yeryüzünün ve üzerindekilerin Allah’a ait olduğunu kabul ettikten sonra, onlara şu soru yöneltilir: “Öyleyse neden aklınızı kullanmıyor, düşünmüyorsunuz?” Bu soru, inkârın bilgi eksikliğinden değil, bilinçli bir yüz çevirişten kaynaklandığını ortaya koyar.

İnkârcılara bir başka soru daha yöneltilir: “Kat kat yaratılmış göklerin Rabbi ve her şeyi kuşatan azametli Arş’ın sahibi kimdir?” Onlar yine bu gerçeği inkâr edemez ve bunun Allah’a ait olduğunu kabul ederler. Çünkü akıl ve fıtrat, bu hakikati reddetmeye izin vermez.

Bu açık ikrardan sonra onlara şöyle denir: “Öyleyse Allah’tan korkmaz mısınız?” En büyük kudret ve hâkimiyeti kabul edenlerin, O’nun daha kolay olan yeniden diriltme fiilini inkar etmeleri büyük bir tutarsızlıktır.

Son olarak şu soru yöneltilir: “Her şeyin melekûtu elinde olan, dilediğini koruyan fakat kendisi korunmaya muhtaç olmayan kimdir?” Zorda kalanın duasına icabet eden, mutlak tasarruf sahibi olan kimdir? Bu soruya da tereddütsüz şekilde “Allah” cevabını verirler.

Bütün bu hakikatleri kabul ettikten sonra; Nasıl oluyor da aldatılıyorsunuz?” Açık delillere rağmen hakikatten yüz çevirmenin, aklın ve basiretin perdelenmesinden başka bir açıklaması yoktur.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir