1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Mü’minun Suresi Işığında İlahi Adalet


İlahi Sorumluluk ve Gafletin Anatomisi

Kainatın sahibi olan Yüce Allah, insanı hem zahiri hem de batıni bir temizliğe davet ederken, bu yolculuğun kurallarını en adil şekilde belirlemiştir. İlahi sistemde ne bir haksızlık ne de bir kapasite zorlaması vardır. Mü’minun Suresi‘nin bu ayetleri, insanın yaratılış gayesi ile hesap günü arasındaki o ince köprüyü, sarsıcı bir üslupla gözler önüne sermektedir.

  • “Biz hiç kimseyi gücünün yettiğinden fazlasıyla yükümlü kılmayız (Mü’minun, 62)

Bu ilahi beyan, dinin özünü oluşturur. Allah Teala, her kuluna ancak onun istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde bir sorumluluk yükler. O, merhametlilerin en merhametlisidir; takatin yetmeyeceği bir şeyi emretmek O’nun şanına yakışmaz.

Nezdimizde her şeyi kuşatan, geçmişi, anı ve geleceği içine alan, asla yanılmayan “Hakikat Kitabı” (Levh-i Mahfuz) vardır. Bu kitapta ne bir sevap eksiltilir ne de bir azap haksız yere artırılır. Herkes, kendi özünde sabit olan eylemlerinin karşılığını tam olarak bulacaktır.

Hakikat bu kadar açıkken, neden bazıları hala kör ve sağırdır?

Kur’an bunu “kalplerdeki perde” ile açıklar. Kafirlerin kalpleri, tevhit yolunu ve kurtuluş müjdesini idrak edemeyecek kadar ağır bir cehalet ve dünya hırsı altındadır. Onlar sadece inkar etmekle kalmaz, kendi fasit arzuları peşinde kötü işler yapmaya devam ederler.

Bu gafletin en tehlikeli aşaması, refah ve bolluk içinde azgınlaşmaktır. Dünyevi nimetler içinde yüzerken Yaratan’ı unutanlar, ancak başlarına bir bela ve sıkıntı geldiğinde feryat figan etmeye başlarlar. Refah zamanında Gafûr olanı hatırlamayanlar, sıkıntı anında O’na yalvararak kendilerini kurtarmaya çalışırlar.

  • Bugün boşuna sızlanmayın! Çünkü siz, bizden yardım göremeyeceksiniz (Mü’minun, 65)

İlahi uyarı çok nettir: Azabın indiği o son an yapılan yardım çağrısı, samimiyetten uzaktır. Rahatlık günlerinde Allah’tan gafil olanların, zorluk anındaki sığınmaları bir pişmanlık değil, sadece acıdan kaçma çabasıdır. Ayetler okunurken kibirlenip arkasını dönenlerin, hakikatle yüz yüze geldiklerinde dua etmeleri bir fayda vermeyecektir.

  • Allah’ın azametine delalet eden ayetler okunurken yüz çevirenler.
  • Hakikati işitmekten kaçıp arkasına bakmadan gidenler.
  • Sonuç olarak; Yardım görmeyecek olan bir yalnızlık.

Mü’minun Suresi’nin bu bölümü bize şunu öğretir: Allah adildir ve kapasitemizi bizden daha iyi bilir. O’nun kitabı hak ile konuşur. Önemli olan, o kitap bizi uyarırken ve henüz feryat anı gelmemişken uyanmaktır. Refah içindeyken şükretmeyen, ayetler okunurken kalbini yumuşatmayan kişi, ancak kendi hüsranını hazırlar.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir