1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Müzekkir Kimdir, Ne Demektir ve Görevleri?


Müzekkir: Toplumun Manevi Kandili ve Varis-i Muhammedi

İslam geleneğinde alim, sadece bilgi istifleyen değil; o bilgiyi ruhlara nakşeden bir rehberdir. İmam Gazali Hazretleri bu vasıftaki kişileri “Müzekkir” (hatırlatıcı/uyarıcı) olarak tanımlar. Müzekkir, insanları cehaletin zifiri karanlığından çekip alan, onları hurafe ve kuruntuların köleliğinden kurtararak ilmin hürriyetine kavuşturan en büyük etkendir. O, sadece konuşan değil, haliyle hatırlatandır.

Müzekkir, rastgele konuşan biri değildir. O, şer’i hükümlerin hikmetine vakıf, ulemanın ittifak ve ihtilaf ettiği noktaları bilen bir “Varis-i Muhammedi”dir. Onun en büyük sanatı, muhatabına göre şifalı reçete sunmaktır.

  • Muhatabını ümitsizliğe düşürecek kadar şiddet ve zorluğun doruğuna çıkarmaz.
  • Kolaylıkta aşırılığa kaçarak, insanları “ruhsat çukurlarına” ve gevşekliğe itmez.

Onun yolu, “Sırat-ı Müstakim” olan hak caddesidir. Hz. Ali (r.a.) buyurur ki: “Gerçek alim; insanları Allah’ın rahmetinden ümit kestirmeyen, ama onları Allah’ın azabından da emin kılmayandır.”

Müzekkir bir kandil gibidir; eğer ışığı etrafını aydınlatmıyorsa, varlığının hükmü yoktur. İlminin meyveleri toplum üzerinde görülmedikçe, bir kimseye hakiki manada alim denilemez. Müzekkir bilir ki; o sadece nefsinden değil; ailesinden, komşusundan ve tüm milletinden mesuldür.

Sadi Şirazi, Gülistan’da şöyle der: “İlmiyle amel etmeyen alim, elinde meşale tutan köre benzer; başkalarına yol gösterir ama kendisi göremez.” Müzekkir ise, önce kendi hayatında yaşadığı hakikatleri insanlara akılları oranında ve kalplerini ısıtarak anlatır.

Müzekkirin Temel Vazifeleri

  • Halka dinlerini sahih bir şekilde öğretmek.
  • Hikmetli vaazlarla kalpleri uyandırmak.
  • Hakikatleri incitmeden ve seviyeye inerek iletmek.
  • İnsanların arasına karışarak onlara hayırhahlıkla (iyilik arzusuyla) muamele etmek.

Hülasa; müzekkir ilminde, taliminde ve ahlakında kamil (dört başı mamur) olmalıdır. Onun başarısı, insanları şahıslara değil, Hakk’a çağırmasındadır. Haris el-Muhasibi’nin dediği gibi: “Nasihati önce nefsine ver ki, başkasına verdiğin nasihatin bir canı olsun.”

“Ya Rabbi! Bizleri cehalet karanlığından kurtaracak kamil müzekkirlerle karşılaştır ve bizleri de öğrendiğiyle amel eden sadık kullarından eyle.”

Amin

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir