Ruhun beden arazisini diriltmesi gibi ölü toprağı diriltmek Suyu gökten indiren ve akıtan O’dur. Ondan hem size içecek vardır, o sudan içersiniz veya o suyu kamış ve meyveleri sıkarak elde edersiniz Hem de hayvanlarınızı otlatacağınız bitkiler vardır (Nahl Süresi 10); hayvanlarınızı otlatmak için yerden çıkan çeşitli bitkiler ki bunlarla hayvanlarınız semizleninceye kadar otlatır ve etlerinden yersiniz.
Aynı şekilde: Dünya işlerinizi tamamlamak ve mizacınızı kuvvetlendirmek için (Allah) su sayesinde sizin için ekmek yapmanız amacıyla çeşitli ekinler, yemeğinize katık olsun diye zeytinler, yemek ve gıdalanmak maksadıyla hurmalar, üzümler, sizin için çıkan diğer meyvelerin hepsinden bitirir. Bütün bunlar, Allah’ın marifeti ve tevhidi sayesinde başarıya ulaşmanız maksadıyla O’nun ayet ve nimetlerini tefekkür ve zatını tezekkür etmeniz içindir. İşte bunlarda düşünen bir toplum için büyük bir ibret vardır (Nahl Süresi 11);
Zikredilen bu büyük nimetlerin verilmesinde, verdiği nimetlere şükrü daımi olarak eda edebilmek üzere akıllarını Allah’ın ayet ve nimetlerini düşünme konusunda kullananlar için çok açık, aşikar ve belli deliller vardır.
Allah Teala’nın hallerinizi düzenlemeyle alakalı ayetlerinden olmak üzere sükunete ve rahata kavuşmanız için Geceyi, geçiminizi sağlamak ve kazanç elde etmek için gündüzü, gıdalandığınız şeylerin olgunlaşması ve yediğiniz şeylerin ıslahı için aynı şekilde güneşi ve ayı hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah’ın emriyle hareket ederler; yıldızları kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulabilmeniz için hizmetinize sundu.
Bu yıldızlar paylarına düşen hükme göre, Allah’ın hikmetleri ve takdirinin gereğine uygun olarak hareket ederler. Veya hepsi Allah’ın kazası elinde bulunmaları nedeniyle yazılan kader hükmüne göre O’nun istediği ve dilediği gibi yönlendirilirler: Şüphe siz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır (Nahl Süresi 12); kulların hizmetine verilen her şeyde, eserlerden hareketle Müessir ve yaratıklardan hareketle Sani-i Hakim hakkında delil arayanlar için apaçık bir delil ve bedihi bir kanıt vardır.
Haz ve refahınızla alakalı ihtiyaçlarınızdan, istek ve mizaçlarınıza uygun sekil ve tatlar ihtiva edecek şekilde Yeryüzünde sizin için rengarenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır (Nahl Süresi 13). Bu şekilde diğer varlıklara nispetle insanın şerefini, Allah’ın halifesi ve naibi olması meselesini anlarlar.
Size olan lütfunun ve kereminin kemalinden dolayı İçinden taze et balık yemeniz ve takacağınız bir süs, değerli ziynet eşyası, çıkarmanız için denizi emrinize veren O’dur. Bu süs eşyalarını nimet ve refah içerisinde ziynet olarak kullanırsınız. Gemilerin denizde yara yara gittiklerini de görüyorsun.
Ey bakan kişi..
Denizde yarılan derin suları ve su üzerinde yürüyenleri görüyorsun. Bütün bunlar ancak : Onun lütfunu aramanız, yani ihtiyaç, kazanç ve bunlardan başka size yardımcı ve uygun olan şeylerı Allah’ın keremin- den istemeniz içindir. Allah Teâlâ kara ve denizden sizin hizmetinize sunduğu şeyleri ancak nimetine şükretmeniz için (Nahl Süresi 14), yani nimetlerine karşı şükrünüzü eda etmeye devam edebilmeniz ümidiyle size takdim etmiştir.
Aynı şekilde, rahmetinin ve lütfunun gereği olarak, bir yerde sabit olmanız ve gelişmeniz amacıyla Sizi sarsmaması, hareket etmemesi, için yeryüzünde sağlam dağları yarattı. Çünkü yeryüzü sularla kaplı tam bir küre olması nedeniyle, hareket etme ve sallanmaya müsait olduğu için yeryüzünde yerleşmeniz mümkün olmazdı.
Allah Teala inayetiyle ağır dağları yeryüzüne yerleştirdiğinde bu dağların ağırlık bakımından farklı boyutları oluştu ve böylece yeryüzü istikrarlı ve sabit bir duruma kavuştu. Aynı şekilde, Yolunuzu bulmanız için ırmakları ve yolları da (Nahl Süresi 15) yarattı. Bu şekilde, gerektiği hallerde sulama ihtiyacınızı gidermek için nehirler akıtır ve istediğiniz uzak bölgelere ulaşmak için sabit dağlar arasından yollar tayin eder.
Sahra ve çöllerde alçak ve yüksek tepelerle ulaşmak istediğiniz hedefleri gösteren : Daha nice alametler ortaya koydu Onlar yıldızlarla da yollarını bulurlar (Nahl Süresi 16); denizciler, yıldızlar vesilesiyle, denizlerin suyunun en engin olduğu yerlere varınca yönlerini bulurlar. Bunların hepsi, kemal sıfatların hepsiyle murtasıf, eş ve benzerlerin ortaklığından münezzeh, madde ve zaman geçimine uğramaksızın yokluğun gizli karanlığından mahlukatı var eden ve herhangi bir illet ve gayeye matuf olmaksızın sırf lütuf ve ihsan yoluyla varlıkları icat eden Fail-i muhtarın vahdetini gösteren delillerdendir.
O halde yaratan yaratmayan gibi olur mu? Ey ahmak! Rütbe ve ibadete layık olma konusunda, bir, tek ve samet olan, kendisinin dışında varlık ve ilah bulunmayan ve cömertliğinin ve rahmetinin gereğine uygun olarak dilediğini yaratan Allah’a, hiçbir şey yaratamayan ve yaratıkların en adisi olan varlığı mı ortak koşuyorsunuz? Akiller zümresinden olduğunuz halde ikisi arasındaki açık ve vazıh olan farkı anlamıyor musunuz? Bilme ve temyiz gücüne sahip fıtratınıza uygun olarak Düşünmüyor musunuz? (Nahl Süresi 17)
Allah’ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamadığınız halde size nimet vererek üstün kılan Allah’a nasıl ortak koşuyorsunuz? Üzerinize akan bu nimet ve lütuflarının çokluğu ve bolluğu nedeniyle saymanız mümkün değildir. Buna rağmen, Allah’a dönmeniz ve yönelmeniz gerektiği halde O’na başka şeyleri ortak koştunuz ve nimetlerini inkar ettiniz. Kullarının vicdanlarındakine vakıf olan : Allah hakikaten tövbe eden, inanan ve iyi işler yapanları çok bağışlayan: Pek esirgeyendir (Nahl Süresi 18); onların tevbelerini kabul eder ve ihlaslı davranırlarsa günahlarını cezalandırmaktan da vazgeçer.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: III / bkz: 38-41
