Bir Müslüman için söz vermek, basit bir beyan değil; Allah’ın huzurunda yapılan ağır bir ahittir. İman, kulun dilini de bağlar; imza attığı anlaşmaları da sorumluluk altına alır. Çünkü Kur’an’a göre verilen her söz, ilahi şahitlik altında gerçekleşir. Nahl Suresi 91. ayet, müminin hayatını kuşatan bu ahlakî yükümlülüğü açık ve sarsıcı bir şekilde ortaya koyar.
Bir Müslümanın verdiği söz ve imzaladığı anlaşma, inancı gereği Allah’ın huzurunda verilmiş bir söz ve yapılan bir akittir. Çünkü her yerde hazır ve nazır olan Allah Teala, kulun niyetine de sözüne de şahittir. Bu ilahi şahitlik, verilen sözü sıradan bir vaat olmaktan çıkarır ve onu kulluk sorumluluğunun bir parçası hâline getirir.
Nahl Suresi 91. Ayetin Ortaya Koyduğu Ölçü
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Allah’a verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil ederek yaptığınız yeminleri bozmayın. Çünkü Allah yaptıklarınızı bilmektedir.” (Nahl Suresi, 91)
Bu ayet, verilen her sözün doğrudan Allah ile kurulan bir bağ olduğunu haber verir. Kul, söz verirken Allah’ı şahit tuttuğunda, aslında ahdini Allah’a sunmuş olur. Bu sebeple sözü bozmak, yalnızca insanı değil, ilahi huzuru da muhatap almak anlamına gelir.
Bir şahidin huzurunda verilen söz, aynı zamanda o şahide verilmiş sayılır. Allah’ın şahit olduğu bir söz ise, doğrudan Allah’a verilmiş bir ahit hükmündedir. İbn Abbas (r.a), bu ayeti tefsir ederken, “Müminin sözü, imanının aynasıdır” diyerek söz sadakatinin imanın bir tezahürü olduğunu ifade etmiştir.
İmam Gazalî’ye göre ahdi bozan kimse, önce nefsine, sonra Rabbine karşı sadakatsizlik etmiş olur. Zira söz, kalbin dildeki tercümanıdır; kalp bozulduğunda dil de emaneti taşıyamaz.
İslam’da akit, güven üzerine kuruludur. Toplumların ayakta kalması, verilen sözlerin tutulmasına bağlıdır. Hz. Ömer (r.a), yöneticiliği döneminde, “Sözün değeri kaybolursa adalet de kaybolur” diyerek bu ilkenin toplumsal yönüne dikkat çekmiştir.
İbn Kayyım el-Cevziyye ise, ahdi bozan kalbin zamanla ibadetten de lezzet alamayacağını ifade eder. Çünkü sadakatsizlik, ruhu karartan bir günahtır.
Müminin Sözü, İmanının Teminatıdır
Bir Müslüman için söz vermek, dünya menfaatine göre şekillenen geçici bir davranış değildir. O söz, Allah’ın şahitliğinde verilmiş ilahi bir emanettir. Nahl Suresi 91. ayet, mümine hayatının her alanında bu bilinçle hareket etmeyi emreder.
Sözünü tutan mümin, yalnızca insanlar nezdinde değil; Allah katında da değer kazanır. Çünkü verilen söz, kulun Rabbine karşı sadakatinin sessiz ama güçlü bir şahididir.
