Namaz, kul ile Allah arasında kurulan en güçlü bağdır. Şartlarına uygun olarak, yani huşu (derin saygı ve konsantrasyon) içinde kılınan beş vakit namaz, kişinin manevi kurtuluşunun ve günahlarından arınmasının anahtarıdır.
Kur’an-ı Kerim’de, namazın koruyucu etkisi şöyle ifade edilir:
- “Sana vahy olunan kitabı oku. Namazı dosdoğru kıl. Şüphesiz ki namaz insanları fuhuş ve kötü şeylerden alıkoyar.” (Ankebut, 45)
- “Namazlarında huşu içinde bulunan mü’minler kurtuluşa ermişlerdir.” (Mü’minûn, 1-2)
Peygamber Efendimiz (s.a.v), namazın günahları temizlemesini şu güzel benzetmeyle açıklamıştır: “Sizin birinizin kapısı önünde bir nehir aksa ve her gün beş defa bu nehirde yıkansa, kendisinde kir diye bir şey kalır mı?” Namaz da tıpkı bu su gibi, günahları temizler.
Namaz, ruhu, iradeyi ve nefsi güçlendirerek Allah’a yaklaştırır.
- Namaz; kişiyi sabır ve şükre alıştırır.
- Belli vakitlerde namaz kılan mümin, kötülük, hırs ve gösterişten (riyadan) korunmuş olur.
- Namaz, ruhu büyük ölçüde rahatlığa kavuşturur ve insanı esas gönderiliş gayesinden alıkoyan gafletten uzaklaştırarak ruhu tatmine ulaştırır.
Namazın toplumsal hayatı düzenleyen önemli etkileri de vardır:
- Namaz, belli vakitlerde ve belli bir düzen içinde eda edildiği için, insanı düzenli bir hayat sürmeye ve işlerinde disiplinli davranmaya alıştırır.
- Namaz sayesinde kişi, yumuşak huylu ve vakarlı (ağırbaşlı) olmayı da öğrenir.
- Cemaatle kılınan namaz, en büyük sosyal bağlayıcılardan biridir. Irk, dil, renk ayırımı gözetmeksizin; zengin ile fakiri, komutan ile eri, işveren ile işçiyi, amir ile memuru aynı safta, omuz omuza getirir. Bu durum, şefkat ve saygıyla birbirine yaklaşmayı sağlar ve toplumun birbiri ile kenetlenmesine hizmet eder.
