Ne suyu bulandır ne sözü dolandır ifadesi, hem günlük hayatta hem de iletişimde dürüst ve açık olmanın önemini vurgular.
Gün olur geceni gündüzüne katarsın.
Her işini üşenmeden zamanında yaparsın.
Gün gelir tek başına çıkarsın bildiğin her doğru yola.
Alnının terini katarsın, heybendeki yavan azığa.
Ne kimseden medet bekler gözünü uzaklara dikersin
Ne de hak ettiğinden fazlasını umar kendini haklı bellersin.
Her zaman adaletten yanadır kazancın.
Bilirim, lokmana haram katmamaktır en büyük amacın.
Çoluğuna çocuğuna temiz bir mirastır bırakacağın her söz.
Sözün de üzerindedir aslında, temiz bakan bir çift göz.
Gel gelelim, talihsizlik seni bir gün bir yerlerden yakalar.
Toprağın çorağına, yiğidin talihsizi konar.
Yiğit ki yılmaz karşılaştığı hiçbir zorluktan.
Şanssızlığa yormaz da, dikeni gül diye derer topraktan.
Kolayca sahip olmak varlığa, güzeldir elbet.
Lakin altından daha değerli değil midir gösterdiğin gayret.
Varsın herkesinkinden daha meşakkatli olsun yiyeceğin bir dilim ekmek
Çabalamak hayatta sahip olabileceğin en büyük servet
Değil mi ki yiğit adam zoru sever
Zoru başaransa, başı daima yukarda, onurlu gezer
Diyeceğim o ki talihinden razı ol.
Rıza ki tevekkül kapısında upuzun ve bereketli bir yol.
Ezcümle…
Kendini talihsiz belleyip de haybeye üzülme.
Nice zamanlar olur, çorak toprak tomurcuğa durur
Yiğit verdiği emeklerin karşılığını muhakkak alır.
Sabır, bunca zaman sonra yanına kar kalır.
Emek dedim de öyle herkes bilmez hikmetini
Servetine bakar çoğu kim kimden daha fazla artırmış servetini.
Kıymet bilenin, bir odun kıymığınadır saygısı.
Aynı kefeye koyulur mu hiç hep kazanmak olan kaygısı
Bu başlı başına bir meziyettir insan da.
Sanma ki her kula nasip olur alemi cihanda
Hikmet ki lütuftur, Haktan kula Kul, bunu idrak edip minnetini gösterirse aliyyül a’la Ya emek vermeyenler?
Başkasının alın teriyle geçinenler?
Ahkam kesenler oturduğu yerden!
Hiç taviz vermeyenler tembelliğinden
Ne çalışırlar, bir ürün koyarlar ortaya ne çalışanı takdir ederler, katkıda bulunurlar sofraya
Anca eleştirirler, küçük görürler. Ya da yaptığı işi beğenmeyip ipe un sererler
İşte onlar daima kendilerini kandırır.
Balık avlayamayan, suyu bulandırır.
Ne suyu bulandır ne sözü dolandır!
Yoksa kabiliyetin bir işin ucundan tutmaya,
Bari engel olma kendi hamurunu kendisi yoğurana.
Yoktur bu kötülüğün insanoğluna bir faydası.
Kötülük dediğin, döner dolaşır yine seni bulur dahası
Gönül ister ki olmasın kimse kimseye mani.
İyi niyetin, hem iyiliği hem niyeti baki
Velev ki berrak suyu eşeleyip bulandırdık.
Balığı hakkıyla avlayana, rızkın etrafını dört dolandırdık
O zaman kim verecek bu vebalin hesabını?
Kim nasıl kazanacak yüce Hakkin sevabını?
Sevap deyince ne gelir ki akla?
Bilirim ki yorumlarımız hep iyilikten yana.
Ama kötülük de var bu hayatın bir köşesinde.
Kimi insan, kötülüğü tercih ediyor sebepsiz yere
Doğru yola döndürebilirsek ne ala.
Yok, ısrar ederse inadında arkana bakmadan kaç ırağa.
Haşır neşir olursan kötüyle, gün gelir seni denk eder kendine.
İradeliyim ben deme bana bir şey olmaz Sanma ki kurunun yanında yaş da yanmaz.
Mutlaka dokunur sana bir ziyanı.
Neresinden dönerse, oradadır insanın karı.
Faydasız adam, daima kendi planından yana durur.
Kazmanın başına basarsan sapı da sana vurur.
Dedim ya, uyma sen kendini bilmezin yanlış davranışına.
Olur ya, hiç beklemediğin anda ayağına takılıverir kazma.
O vakit gel de kurtul sap denen su emareden.
Nasıl çıkarsın bilinmez artık, dört başı mamur bu hengameden
Sözümüz kötüyedir elbet.
Öyle kolay kolay bırakıp gitmez ki bu illet
Niyeti halis olanın yanındayız daima. Gelecekse zarar ziyan kalbi güzelden gelsin.
Aksi halde ne kazmaya basalım ne de sapı alnımıza değsin.
Bela sıçramasın hiçbir şekilde güzel insanlara.
İşleri rast gitsin, yüzleri gülsün inayetten yana.
Yazdık çizdik, cümleleri yan yana dizdik.
Yeri geldi dertleştik, yeri geldi söyleştik.
Kah içinden çıkamadık durumun,
Kah gönlüne göre gittik okurun.
Bazen sert vurguladık bize yanlış gelen noktalan
Bazen kestirip attık yanlış bize dayatılanları.
Kimi zaman açık kapı bıraktık
Olmadı sonuna kadar kapattık
Her halükarda halisti niyetimiz
Gönülden gönle köprü kurmak değil miydi kavlimiz.
Yiğitlik dedik, mertlik dedik iyilikten, hoşgörüden bahsettik
Hayır dedik olmadı Şer dedik uymadı
Kimseler alınmasın, kırılmasın yazdıklarımıza
Amacımız hasbihal, lüzum yok dargınlığına.
Gönülden geçeni yazdık acizane
Saf niyete boynumuz kildan daha ince
Cömertçe serdik kelimeleri önümüze,
Kimseyi üzmeyecek sıfatlar ekledik sözümüze.
Ancak sonu gelmedi, gelmez bu meramın
Bilirim senin de var her şeye verecek bir cevabın
Bu böyle sürer gider,
Zorlarsan eğer, nihayeti bir virgül eder
Ne demiş bilenler, mürüvvete endare olmaz.
Ölçüsüz söz sağlam dala konmaz.
Gülşen Ünüvar
Kaynak: Diyanet Aile Dergisi / Mayıs 2019 / bkz: 72-73
