1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Nefsin Mertebeleri ve Nefsi Emmare’den Nefsi Mutmainne’ye Ulaşmak


İslam ahlak ve felsefesinde, her insanda bulunan ve onun kişiliğini şekillendiren üç temel ruhsal ve psikolojik kuvvetten (kuvve) bahsedilir. Bu kuvvetler, bireyin temel davranış eğilimlerini ve taleplerini oluşturur:

  • Düşünme, idrak etme, doğruyu yanlıştan, hakikati bâtıldan ayırma yeteneği.
  • Yeme, içme, cinsellik gibi bedensel arzu ve haz taleplerini, yani kişinin fizyolojik isteklerini temsil eder.
  • Öfke, korunma, savunma, saldırganlık ve nefsini müdafaa etme gibi duygusal ve tepkisel gücü ifade eder.

Bu akli, şehevî ve gadabî kuvvetlerin her insanda, aldığı eğitim ve öğretim durumuna bağlı olarak huy halini almış sentezi, o bireyin kişiliğini ve karakterini ortaya koyan temel olguyu belirler.

Kişinin ruhsal ve bedensel bütün taleplerini temsil eden ve ona “Ben” dedirten aktif yapıya “Nefis” tabir edilir. Bu taleplerin, insanın kişiliği üzerindeki belirleyici etkinliği sebebiyle, nefis aynı zamanda bir “güç” anlamı taşır; “nefis gücü” veya iradeyi ifade eder.

Kur’an-ı Kerim, nefsin yapısını, manevi gelişim ve arınma seviyelerine göre ayrılan yedi farklı derece üzerinden ele almıştır.

  • 2. Nefs-i Levvame
  • 3. Nefs-i Mülheme
  • 4. Nefs-i Zekiyye
  • 6. Nefs-i Radıyye
  • 7. Nefs-i Merdiyye

Nefsin manevi gelişimdeki en alt seviyesi olan Nefs-i Emmare (Kötülüğü Emreden Nefis), bedensel ve dünyevi isteklere meyleden, kontrolsüz bir yapıdadır. Bu nefis, şerlerin barınağı ve kötü ahlakın menbaı (kaynağı) olarak tanımlanır. Yeterli düzeyde manevi eğitim ve öğretimden geçmediği için, sürekli olarak hissi lezzetleri ve şehvetleri emreder.

Sonuç olarak; kalbi daima süflî (aşağılık) yöne çeker ve bireyi maddi arzuların kölesi yapar.

Nefs-i Mutmainne (Huzura Kavuşmuş Nefis), Kur’an’da derecelendirilen nefsin en yüksek mertebelerinden biridir. Bu, imanın ve kayıtsız şartsız teslimiyetin tadına varmış mümin-i kamilin (olgun müminin) nefsidir. Kötü sıfatlardan tamamen arınmış, üstün ahlak ile bezenmiştir.

Kalbin nuru ile nuru tamamlanmış, olgun ve doygun bir haldedir. Kalp, yalnızca Allah’ı zikretmekle tam bir huzur ve tatmin bulur. Bu nefis, dünyada ve ahirette Allah’ın verdiklerine hoşnutlukla kanaat eder ve Rab’lerini hamd ve şükür ile razı etmiş olur.

Nefs-i Mutmainne mertebesine ulaşan, yani Allah’a ve ahiret gününe iman eden, Resulullah’ı (s.a.v.) örnek alan, Rahman’a içtenlikle saygı duyan ve akıbetinden korkarak salih işler yapan kemal sahibi müminler, en sonunda; “Ey ikna olup kemale ermiş nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak dön Rabbine; haydi katıl seçkin kullarımın arasına ve gir hak ettiğin cennetime” müjdesine muhatap olurlar:

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir