Hakikatleri tahakkuk ettiren Hak tarafından kendilerine daha önceden inayet-i ezeliye ve cezbe-i ilahiye ile rumuz ve işaretlerin nevilerinin ne olduğu müjdesi verildikten sonra, ilme’l-yakin ve ayne’l- yakin mertebelerini aşarak elde ettikleri hakka’l-yakın mertebesinin gereği olan vahdet-i zatiye sırrına vakıf olabilenler, yücelik ve var etme makamı ile ilgili bilgileri yeterince bilen, mükemmel hidayetin erbabı olanlar için şu şey gizli değildir:
Her kim ki tevhid-i zati yolunu tutar ve hiçbir sarsıntı yaşamadan, en ufak bir tereddüt yaşamaksızın o mertebede karar kılarsa namazlarını kılmaya devam etmesi, dış görünüşün ve içini temizleyip güzelleştirerek birliğin zatına doğru yönelmesi, kendisini Allah’ta yok olmaktan ve onunla baki kalmaktan alıkoyacak olan dünya lezzetlerinden ve süslerinden uzak durması ve onlara yaklaşmaması gerekir.
Yine o insanın kendi nefsini iradi ölüm ile öldürmesi ve böylece beşer olma vasıflarının ve nasuti kuvvetlerinin kendisini lahut bahçesinden uzaklaştırmasına mani olması gerekir. Ancak o zaman hiç uyumayan ve asla ölmeyecek olan Allah’ın huzuruna yaklaşır.
Sonuç olarak, Allah yolunun yolcusu olan kişinin, kesretin gereği olarak yok olacaklara verilen taayyünattan kesinlikle soyutlanması gerekir. İşte o zaman gerçek temizlik ile temizlenmiş olur, manevi güzelliklere kavuşur, gerçek mutluluğa erer, ebedi olarak saygınlık kazanır.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: IV / bkz: 99
