Nezir mükellef olmadığı halde Allah’a tazim için yapılmasında sakınca olmayan bir fiilin yapılmasını üstlenmek, kendi üzerine mecbur kılmaktır.
Sadece Allah rızasını kazanmak için namaz, oruç ,kurban gibi ibadet cinsinden bazı şeyleri nezretmek makbüldur ve sevaba vesiledir. Nezrim (adağım) olsun, yarın Allah rızası için oruç tutayım (veya) muhtaçlara şu kadar yardım edeyim… gibi. Böyle bir nezirde bulunan insana, nezrettiği şeyi yerine getirmesi vacip olur. Zira Cenab-ı Hak: “…Nezirlerini yerine getirsinler (Hac 29)” buyurmaktadır.
Nezredilen bir oruçta, orucun tutulacağı gün belirlenmişse, mesela falan ayın falan günü gibi, bu muayyen vacip olur ve tayin edildiği günde tutulması gerekir.
Nezredilen itikaf orucu da belirli günde tutulacağı için muayyen vacip sayılır. Orucun tutulacağı gün tayin edilmemişse gayr-i muayyen vacip olur. Oruç tutmanın yasaklanmadığı herhangi bir günde de tutulabilir.
Kaynak: Akademi Araştırma Heyeti / Bir Müslümanın Yol Haritası / bkz: 442
