Nisa Süresi 31. Ayet Meali: Eğer siz, yasaklanmış olduğunuz büyük günahlardan kaçınırsanız, biz de sizin kabahatlerinizi affeder sizi hoş bir yola sokarız
Nisa Süresi 31. Ayet Tefsiri: Kendilerini gece ile gündüzün darlığına ve dünyanın karanlığına hapseden ey müminler! Eğer siz yasaklanan, her çeşidiyle Allah’a şirk koşmak ve mahlukatı Allah’tan başka sebeplere dayalı olarak yaratılmış olduğu gibi büyük günahlardan kaçınır ve geri durursanız, lütuf olarak sizin beşeriyetinizin gereği olarak ortaya çıkan küçük günahlarınızı siler ve cezalandırmaktan vezgeçeriz.
Sonra da sizi cömertliğimizin ve lütfumuzun sonucu olarak çok iyi bir yere girdiririz. İşte orası tevhit atmosferidir, ancak orada ne hava ne su ne yarın ne akşam vardır. Orada olan her şey yokluk, temizlik, sonsuzluk ve Allah’a kavuşmadır. Öyle ki oradakiler ilk ölümlerinden başka bir ölüm tatmayacaklardır.
Nisa Süresi 32. Ayet Meali: Allah’ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri iç çekerek arzu etmeyin. Erkeklerin de kazandıklarından nasipleri var, kadınların da kazandıklarından nasipleri var. Allah’ın lütfundan isteyin; şüphesiz Allah her şeyi bilmektedir.
Nisa Süresi 32. Ayet Tefsiri: Allah’ın bazılarınıza diğerlerinden fazla verdiği şeyleri temenni etmeyiniz. Bazılarınızın bu dünyada sahip oldukları makam, mevki, mal gibi şeyleri kaybetmiş, üzgün insanların yaptıkları gibi temenni etmeyiniz.
O tür zenginlikler onlar için bir bela, bir imtihan ve büyük bir fitnedir ki onları yokluk yolundan uzak tutar ve çokluk farklılık yoluna koyar.
Muhammed’in ümmetine yakışır biçimde tevhide sarılanların, dünyayı terk ederek ona meyletmeme hususunda Peygamberlerinin izini takip etmeleri gerekir.
Onlara dünyalık olarak mahremlerini örtecek kadar örtü ve açlıklarını giderecek kadar yiyecek yeter. Fazlasının edinilmesi tevhide ve yok oluşa zarar verir, ahirette de türlü türlü azaba sebep olur.
Allah’ım cehennem azabını bizden uzat tut, çünkü onun azabına tahammül etmek çok zordur
Ey Allah’ta yok olma yoluna sarılmış olan tevhid ehli ve Muhammed Ümmeti!
Allah katında sizin yaptıklarınız ve kabiliyetlerinize göre değişiklikler gösteren çeşit çeşit cennetler vardır. Hepsi de Allah’ın güzel isim ve sıfatlarına göre tertip edilmiştir.
İyi biliniz ki Allah’ın yanında ebediyen kalış cennetini ve Allah ile buluşma şerefini kazanmanız için erkeklerin kendi kazandıklarından bir nasibi, kadınlarında kendi kazandıklarından bir nasibi vardır.
Farklı farklı kategorilere mensup olmalarına rağmen sizin kamil erkekleriniz ve kadınlarınız için Allah’ın huzurunda bulunma şansınız vardır ki o makam insanların arzulayıp ulaşmak istedikleri, yükselebilecekleri som makamdır.
Ancak bu şansı, kendilerine Allah yolunu açmak için hazırlanmış zorlukları aşmak ve nefislerini dünyadan uzaklaştırabildikleri ölçüde elde edeceklerdir.
Her imkanın bir bahşediliş sebebi vardır. Sizin asıl amacınıza yönelmeniz gerekir. Allah’tan lütfunu isteyiniz. Sizin işlerinizi kolaylaştıran Allah’tan, kendi erdemi ve merhametinin bolluğuna binaen, sizi ilgilendiren hususları sizin için kolaylaştırmasını, sizi ilgilendirmeyen fena şeylerden de sizi tamamen uzak tutmasını isteyiniz. Allah her şeyi bilendir (32)
Kullarının işlerini idare eden Allah, onlardan iyi veya kötü olarak sadır olacak olan her şeyi ezeli ilmiyle bilir ve onların kendilerine bahşedilmiş olan kabiliyetleri nispetinde yapacaklarını ıslah eder ve kolaylaştırır.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: I / bkz: 422-424
