Tevhid Ehline Hitap: Sünnete Sarılmak ve Peygamber Ahlakını Yaşamak
Ey Hz. Mustafa’nın her şeyi cami olan kandilinden ve o nebinin her şeyi aydınlatan lambasından aydınlanmaya çabalayan muvahhid (tevhid ehli)! Allah-ü Teala, maksadına ulaşacak yolu sana göstersin ve yaratılma gayende seni tam bir başarıya ulaştırsın.
Burada sana düşen görev şudur. Tevhid-i zati yolunu gösteren peygamberinle edebini güzelleştirmelisin. Cenab-ı Hak onun hak, hukuk ve adabıyla ilgili olarak sana ne vazifeler yüklemişse onlara sarılmalısın. Onun rütbesini, şan ve şerefini gözünün önünden hiç ayırmamalısın.
Onun yüce mertebesini, paha biçilemez kadir ve kıymetini keşfetmiş ve kavramış olan Hak ehli ve muhabbet erbabı tarafından izlenen sünnetinden, onlar arasında meşhur olmuş ahlakından, herkes tarafından tanınan güzel huylarından hiçbirini terk eylememelisin.
Onun dininde ve şeriatinde belirlenmiş olan hüküm ve sınırların hiç birini ihmal etmemelisin. Mümkün olduğunca onun getirmiş olduğu din ve şeriattaki azimetlerle (kesin hükümler) hareket etmeli, ruhsatlara (zorunlu hallerde cevaz verilen kolaylıklar) meyletmemelisin. Zira ruhsatlar genel inananlar ve azimetler havas (seçkin mü’minler) içindir.
Amelinde ihlaslı ve samimi olmalısın. Amelin ister az olsun, ister çok olsun, ister azimet olsun, ister ruhsat olsun, amellerinde riyadan, gösterişten ve vaki olabilecek her türlü kir ve bulanıklıktan kaçınmalısın.
Sakın ha sakın; ameline riya gösteriş bulaşmasın! Onlar şeytanın tuzağıdır. Şeytan onlarla, halkın zayıflarını doğru ve güzel yoldan, istikamet caddesinden saptırır.
Allah-ü Teala lütuf ve ihsanı ile bizleri şeytanların aldatmalarından ve kandırmacalarından muhafaza eylesin.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: III / bkz: 528
