Peygamber Efendimizin Medine’de, Beni Salim b. Avf kabilesinde ilk kıldığı cumanın hutbesi şöyle idi:
Hamd Allah’a mahsustur. Ona hamd ediyor ondan yardım, mağfiret ve hidayet talep ediyorum. Ona iman ederim, onu inkar etmem. Onu inkar edenlere düşmanlık yaparım. Şahitlik ederim ki, Allah’tan başka ilah yok. Biriciktir, ortağı yoktur. Muhammed onun kulu ve Resulüdür.
Muhammed’i hidayet, nur ve mev’ize ile Peygamberlik zincirinin kesildiği, ilmin azaldığı, sapkınlığın yayıldığı, zamanın sonu geldiği, hayatın son bulup kıyametin yaklaştığı bir zamanda, insanlara doğru yolu göstermek, aydınlatmak ve irşad etmek için göndermiştir.
Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse doğru yolu bulmuştur. Kim de onlara isyan ederse, doğru yoldan çıkmış, kendine zulmetmiş ve derin bir sapıklığa düşmüştür.
Size Allah’ın kahrından, azabından korkmayı tavsiye ediyorum. Çünkü bu, bir Muslüman’ın diğer Müsluman’ı teşvik edeceği şeylerin en hayırlısıdır. Öyleyse Allah sizi nelerden sakındırdıysa onlardan sakının. Bundan daha hayırlı bir öğüt ve daha üstün bir hatırlatma olamaz.
Şüphesiz takva, Allah’tan korkarak amel yapan bir kimse için, istediğimiz ahiret için doğru bir yardımcıdır. Kim Allah ile arasındaki gizli ve açık ilişkilerini düzeltir ve bunu da Allah’ın rızasını gözeterek yaparsa, bu davranışı onun için dünyada güzel bir isim bıraktığı gibi, ölünce de, azığa ihtiyaç duyduğu ahirette kendisine güzel bir sermaye olur.
İnsan ahirette, bunun haricinde hiç bir şeye sahip olmayı istemez ve bunun haricindeki şeyler için “Ne olurdu, aramızda uzun bir mesafe olaydı” der.
Allah sizi azabından sakındırıyor. Çünkü Allah kullarına karşı çok merhametlidir. Allah her sözünde doğrudur ve sözünü yerine getirir. O va’dinden asla caymaz. Çünkü Allah “Benim katımda söz değiştirilmez. Ben kullarıma zulmedici değilim (Kaf Süresi 29)” buyurmuştur.
O halde gizli-açık hiç bir işinizde takvadan ayrılmayın. Çünkü kim Allah’tan sakınırsa, büyük bir kazanç elde eder. Kuşkusuz takva Allah’ın azabından korur, Allah’ın dargınlığını önler, yüzleri ağartır. Allah’ı razı eder ve dereceyi yükseltir.
O halde nasibinizi alınız, kulluk etmede kusur etmeyin. Allah size kitabını öğretmiş ve yolunu göstermiştir ki, doğrularla yalancılar belli olsun. Allah’ın size ihsan ettiği gibi siz de ihsan edin. Allah’ın düşmanlarına düşman olunuz. Allah yolunda gereği gibi cihad edin.
O, sizi seçmiş ve Müslüman adını vermiştir. Bunu da, helak olanlar bilerek helak olsunlar, yaşayanlar da bilerek yaşasınlar diye yapmıştır. Güç ancak Allah’a mahsustur.
O halde Allah’ı çok anın ve ahiret için çalışın. Çünkü kim, Allah ile ilişkisini düzeltirse, Allah da onun insanlar ile olan ilişkilerini düzeltir. Çünkü Allah insanlara hakimdir, insanlar ise Allah’a hükmedemez
Kaynak: Muhammed Yusuf Kandehlevi / Hayatü’s Sahabe / C: IV / bkz:
