İslam’da evlilik, sadece bir akit değil; irade, rıza ve sorumluluk üzerine kurulan kutsal bir birlikteliktir. Bu sebeple bekar bir kızın, kendi rızası alınmadan evlendirilmesi İslam ahlakının temel ruhuyla bağdaşmaz. Zira Resûlullah (s.a.v), evlilik hususunda kadının görüşünün mutlaka alınmasını emretmiştir.
Hz. Aişe (r.a)’dan rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v), evlilik konusunda kadınların görüşlerinin alınmasını istemiştir. Bekar kızın utanıp susması ise, onun rızası olarak kabul edilmiştir. Bu ölçü, İslam’ın kadını edilgen değil; karar sahibi bir şahsiyet olarak gördüğünü açıkça ortaya koyar. Evlilik, baskıyla değil; gönül huzuruyla anlam kazanır.
Velinin, nikah kıymadan önce bekar kıza talip olan kişiden bahsetmesi ve: “Filan kimse sana dünür oldu” gibi ifadelerle onun fikrini sorması sünnettir.
Kız bu durumda susarsa, hadiste bildirildiği üzere razı olmuş sayılır. Gülümsemesi de izin anlamı taşır. Ancak alay edercesine gülmek, rıza olarak değerlendirilmez. Çünkü burada ciddiyet yoktur.
Rıza Alınmadan Yapılan Nikah-Evlilik
Velinin, kıza düşüncesini sormadan onu evlendirmesi sünnete aykırı bir davranıştır. Çünkü evlilik, tarafların hayatını doğrudan etkileyen uzun soluklu bir imtihandır.
Bununla birlikte üç büyük imam; İmam Mâlik, İmam Şâfiî ve İmam Ahmed b. Hanbel, babanın bekar kızını istemese bile evlendirmesini caiz görmüşlerdir. Bu görüş, velinin kızın maslahatını gözettiği varsayımına dayanmaktadır.
Fıkıh alimleri, kızın tepkisini de dikkate almıştır:
- Sessiz ağlama, sevinçten kaynaklandığı için rızaya işaret eder.
- Sesli ağlama ise üzüntüyü ifade eder ve rıza olmadığını gösterir.
Bu ayrım, İslam’ın insan psikolojisini ve duygularını ne kadar incelikle ele aldığını göstermektedir.
Veli, kıza:“Seni bununla ya da şununla evlendiriyorum” diyerek iki talip arasında serbestlik tanır ve kız susarsa, velinin onlardan hangisiyle nikâh kıyması caiz kabul edilmiştir.
Evlilikte Asıl Olan: Gönül Rızasıdır
İslam’da evlilik, zorla yürütülen bir sözleşme değil; kalbin, aklın ve sorumluluğun birlikte verdiği bir karardır. Bu sebeple rıza, sadece şekli bir şart değil; evliliğin bereketini belirleyen temel unsurdur. Rıza olmadan kurulan yuvalar huzur değil, çoğu zaman pişmanlık üretir. Sünnetin rehberliği ise, evliliği merhamet, anlayış ve adalet üzerine inşa eder.
