1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Saç Dökülmesine Karşı…..


Sağlıklı bir insanda günde 50-100 adet saç teli dökülmesi normal kabul edilir.

Dökülen saçların yerine yeni saçlar üretildiği için bu kayıp önem teşkil etmez. Saçın folikül adı verilen yeni saç üretiminden sorumlu kısmında meydana gelen tahribat sebebiyle bu denge bozulduğunda ise saç dökülmesi fark edilir hâle gelir.

Aile hikayesi: Saç dökülmesinin en sık sebebidir. Erkeklerde saç çizgisinde geriye çekilme ve saçsız bölgeler belirmesi olarak ortaya çıkarken kadınlarda saçlarda incelme şeklinde kendini gösterir.

Saç dökülmesinin hangi yaşta başlayacağı, ne derecede olacağı ve dökülme hızı da genetik faktörler tarafından belirlenir.

Hormonal değişiklikler: Hormon düzeylerindeki dengesizlikler (hamilelik, menopoz, tiroit bezindeki problemler) kalıcı saç dökülmesine sebep olabilmektedir.

Bağışıklık sistemi problemleri: Bağışıklık sistemi hücrelerinin bir kısmı saç foliküllerine karşı reaksiyon göstererek düzgün sınırlı, yama şeklinde bölgesel saç dökülmesine sebep olabilmekte ve bu tabloya alopesi areata (saçkıran) adı verilmektedir.

Saçlı deri enfeksiyonları: Genellikle mantar enfeksiyonları sonrası görülmekte olup saçlar tedavi sonrası yeniden üretilmektedir.

Saç Dökülmesinde Kullanılan İlaçların Etkisi:

Kanser, depresyon ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, bazı doğum kontrol ilaçları ve yüksek doz A vitamini kullanımı saç dökülmesine sebep olabilmektedir.

Cilt hastalıkları: Liken planus gibi cilt hastalıkları ve sarkoidoz gibi sistemik hastalıkların cilt tutulumları da saç dökülmesi yapabilmektedir.

Tetikleyici faktörler: Fiziksel (hızlı ve çok kilo kaybetmek, yüksek ateş, cerrahi bir müdahale geçirmek) ya da duygusal değişiklikler (ani ölüm gibi travmalar) geçici ya da kalıcı saç kaybına neden olabilmektedir.

Beslenme: Dengesiz ve yetersiz beslenme saç dökülmesine sebep olabilmektedir.

Saçların sürekli koparılması hastalığı, saçın çok sıkı toplanması gibi durumlarda da geçici ya da kalıcı saç dökülmesi olabilmektedir.

Saç dökülmesi, altta yatan sebebe göre birçok farklı şekilde gözlenebilir. Aniden ya da yavaş yavaş meydana gelebilir, sadece saçları etkileyebileceği gibi tüm vücut kıllarının dökülmesi şeklinde de ortaya çıkabilir.

Kimi saç dökülmesi geçici iken kimisi de kalıcı olabilir.

Kafanın tepe kısmında yavaş yavaş seyrekleşme: Bu her iki cinste de en sık görülen saç dökülmesi şeklidir.

Yama şeklinde kel bölgeler: Bazı hastalarda düzgün kenarlı dairesel kellik bölgeleri olarak görülmektedir. Genellikle saçı etkilese de zaman zaman sakal ya da kaşlarda da ortaya çıkabilmektedir

Ani saç kaybı; çoğunlukla fiziksel ya da duygusal değişiklikler sonucu görülür. Saçları tararken avuç dolusu saç ele gelebilir. Bu tip dökülmede kayıp, genel azalma şeklindedir.

Tüm vücutta saç-kıl kaybı: Kemoterapi gibi birtakım tedavi sonrası tüm vücutta görülen kıl kaybı çoğu zaman geri dönüşlüdür, tedavinin bitmesi ile kıllar tekrar büyümeye başlar.

Tüm saçlı deride görülen yama şeklinde pullanmalar: Bu belirti kıl kurdu varlığının işareti olabilir. Bu durumda saçlarda kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik görülebilir.

Saç dökülme tedavisi; dökülmenin tipine ve nedenine göre saç büyümesini sağlamak veya dökülmeyi azaltmak şeklinde olabilmektedir.

Bazı dökülme tipleri kalıcı olduğu için tedavi fayda sağlamazken bazı dökülmelerde tedaviye gerek kalmadan saç yeniden büyüyebilmektedir. Saç dökülmesine neden olan bir hastalık varlığında bu durum;

Tedavi; dökülmenin tipine ve nedenine göre saç büyümesini sağlamak veya dökülmeyi azaltmak şeklinde olabilmektedir. Bazı dökülme tipleri kalıcı olduğu için tedavi fayda sağlamazken bazı dökülmelerde tedaviye gerek kalmadan saç yeniden büyüyebilmektedir.

Saç dökülmesine neden olan bir hastalık varlığında bu durumu tedavi etmek öncelikli olmalıdır.

Saç kaybı belirli bir ilaç nedeniyle oluyorsa bu ilacın kullanımını durdurmak ya da ara vermek gerekebilir. Sadece kafanın üst kısmında olan dökülmelerde saç nakli ve saç ekleme gibi tedavi seçenekleri ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Ayşe F. Tuncel

Kaynak: Diyanet Aile Dergisi / Haziran 2018 / bkz: 56-57

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir