1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Sad Suresi Konusu, İçeriği ve Muhtevası


Sad Suresi Hakkında Temel Bilgiler

Kur’an’a göre 38. sure olan Sad Suresi Mekki bir sure olup toplam 88 ayettir.Adını Huruf-u Mukatta harflerinden birisi olan olan Sad harfinden almıştır.

Sad Suresi, gafletin körlüğü ile basiretin erdemini karşı karşıya getirir ve bizleri hangi yolda yürüyeceğimize dair derin bir sorgulamaya davet eder.

Birinci Tip: Kaba, Mağrur ve Gaflet Ehli: Bu tip insanlar, düşüncesiz, anlayışı kıt ve basiretsizdir. Onların karakterini, kaba, mağrur ve mütekebbir (kibirli) olmaları belirler.

Başlangıçta hakikati (Hz. Muhammed’in tebliğini) reddettikleri için, düşünmeyi ve inkârlarından dönmeyi gururlarına yediremezler. Onlar için mesele mantık değil, statü ve egodur.. İnkar edenlerin mantığına göre; “İnsandan Allah elçisi olmaz,” ya da “Eğer olacaksa bu elçi Muhammed olmamalıydı.”

İnkar edenler öyle bir gaflet içindedirler ki, “Rabb’imiz, bize azaptan düşen payımızı geciktirme, hemen ver” diyecek kadar cahilce ve delicesine cesurdurlar. Onlar, ancak kıyametin o korkunç sesiyle (Sur) gerçeği anlayıp uyanacaklardır.

İkinci Tip: Akıl, İdrak vee Basiret Sahibi Önderler: Bu tip insanlar, akıl, idrak, basiret ve irade sahibi olmalarıyla öne çıkarlar. Onlar nefislerine hakim, hukuka saygılı ve olgun kişilerdir. Meseleleri hemen kavrar ve isabetli yargıya varırlar.

Yaratılmış olan her şeyin bir amacı olduğu gibi, insan da kesinlikle boş yere yaratılmamıştır. Aksi takdirde, iyilerle kötüler bir tutulmuş olurdu. Yaratılış onurunu koruyanlarla, bencil ve zalim kişiler arasında bir fark kalmazdı. Hâkim olan Allah, böyle bir adaletsizlikten münezzehtir.

  • Süleyman (a.s) Hem varlık hem de yoklukla imtihan edilmiş müstesna bir kişiliktir. Bütün mal varlığı elinden alınsa bile, Rabb’inden vazgeçmeyeceğini ispatlamıştır. Bu başarısı üzerine Rabbi, ona sınırsız nimetler vermiş ve “Al, nasıl kullanırsan kullan, artık sen maldan, mülkten hesaba çekilecek değilsin” demiştir. O, malın değil, Rabbinin kulu olduğunu kanıtlamıştır.
  • Eyyub (a.s): Sabrın sembolü olan Eyyub (a.s), en zor sıkıntılar altında bile özünü Allah’a vermiş ve Rabbinden kopmasının imkânsız olduğunu ispat etmiştir.

Bu örnek şahsiyetlerin hayatları, Kureyş’in zulmü altındaki müminler için büyük bir teselli kaynağı olmuştur. Aynı zamanda bütün insanlığa şu evrensel dersi verir: “Eğer isterseniz, anılmak işte böyle olur.”

Bu peygamberler, vefatlarından binlerce yıl sonra bile, kubbede bıraktıkları hoş sedalarıyla müminlerin gönüllerinde ve Allah’ın Kelamında yaşamaya devam etmektedirler.

  • Böylesine güzel bir akıbet için her türlü zorluğa ve cefaya seve seve katlanılmaz mı?
  • Rabb’ini tanımayan müstekbirler ise, sadece hayatları ve zulümleriyle ün yapmışlardır; öldükten sonra nefretle anılmıyorlar mı?

Unutmamak gerekir ki; Gerçek ölümsüzlük, mal mülkte değil, Basiret, Adalet ve Allah’a olan Sadakatte gizlidir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir