1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Sebe Süresi 16 ve 17. ayet Meali-Tefsiri


Nimetlere şükretmeleri ve daima şükredici olmaları konusunda onları uyardık. Ancak uyarıları dikkate almadılar ve akıllarını başlarına devşirmediler. Bilakis şükürden yüz çevirdiler ve onlara bolca nimet bağışlayan Cenab-ı Hakk’a karşı nankörlük, aşırılık, haddi aşma ve inkâr gibi şeylerle meşgul oldular. Bize sırtlarını dönüp nimetlerimize şükürden yüz çevirdiklerinde biz de üzerlerine Arim selini salıverdik.

Arim seli kireçle ve temelin sağlam olması için bina inşaatında kullanılan çeşitli unsurlarla birbirine eklenmiş taşlardan yapılmış bir baraj seddidir.

Onların Belkıs tarafından iki dağ arasında inşa edilmiş bir barajları sedleri vardı. Belkıs bu set duvarında birbiri üzerinde üç tane ark yapmıştı. Onların altında da büyük bir havuz yaptırmıştı. Yağmur yağdığında vadilerden gelen sular orada toplanırdı. Yaptırılan su seddi seli engellerdi. İhtiyaç halinde en üstteki ark açılır sonra ikinci sonra da en alttaki ark açılırdı. Barajın suyu ertesi yıla kadar bitmezdi.

Peygamberlerin lisanından şükretmekle emrolunmalarının akabinde haddi aşıp Allah’ın nimetlerini inkar ettiklerinde Allah’ın onlara on üç peygamber gönderdiği nakledilir. Hepsini de yalanlayıp inkar ettiler. Allah da onların setlerine köstebekleri musallat etti.

Denilir ki bu fareler, Allah’ın ilhamıyla seddin altında delikler açtılar. Bِöylece sel geldi ve bahçelerini sel aldı. Evleri kum yığınlarının altında kaldı. Bu olanlar, Allah’ın nimetlerine kaşı yaptıkları nankörlükten ve Allah’ın onlara olan gazabından meydana gelmi؛ti. Şükrümüzden yüz çevirdiklerinde üzerlerine seli gِnderdik. Ahiretteki cennet bahçelerine benzeyen her iki bahçelerini  başka iki bahçe ile değiştirdik. Değiştirilen bahçelerin yeni hallerini Cenab-ı Hakk’ın cennet diye isimlendirmesi onları alaya almak içindir.

Yemişi  ve meyvesi cehennem ehlinin zakkumu gibi buruk, iğrenç ve tiksindirici ve hiçbir yemişi olmayan ılgın otu  ve biraz sidir ağacı bulunan (Sebe Süresi 16. ayet) iki bahçeye çevirdik.  Yani faydası çok azdır. Çünkü ne bir gıda verir ne de açlığı giderir.

İşte bu ceza nimeti ve cennet gibi bahçeyi cehenneme dönüştürerek lezzetin yerine elemi koyarak onları cezalandırdık nimetlerimizi ve keremimizin haklarını inkâr etmeleri yüzünden yani nankörlük ve haddi aşmalarının uğursuzluğu sebebiyle onları cezalandırdık. Onlar şükrü nankörlükle değiştirdikleri gibi peygamberlerimize ve onların davetine kulak asmayıp onları inkar etmeleri ve yalanlamaları, o peygamberlerin bizim katımızdan onlara getirdikleri her şeyi yalanladıklarından dolayı biz de onların bahçelerini mahrumiyet ve perişanlıkla değiştirdik. 

Bu tür cezalarla biz çok nankör olanları hep böyle cezalandırırız. (Sebe Süresi 17. ayet) Nimetlerimize şükürden  yüz çeviren, lütuf ve keremimizin hukukunu inkar eden, hakikati gizlemede haddi aşan, geçici, sönük ve batıl şeyler üzerinde ısrar eden nankِörleri ancak cezalandırırız

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: IV / bkz: 425-426

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir