Ey mal ve evlatlarıyla övünenler ve onlar sebebiyle uhrevi lezzetlerden mahrum olan kimseler mallarınız ve evlatlarınız güzel bir haslet değildir. Ey makbul amellerle bize yaklaşmakla emrolunmuş insanlar! Sizi huzurumuza bir yakınlığa eriştirecek yani mallarınız ve evlatlarınız sizin hal, davranış ve duygularınızı ıslah edecek bir yakınlaşma sebebi değildir.
Ancak iman eden, Allah’ın birliğine yakinen inanan Allah’ın rızasını talep ederek Allah yolunda malını infak, çocuklarına Allah’ın birliğini ve İslam dininin inanç ve gereklerini öğretmek gibi Allah’a yaklaştıran salih amel işeyenlere gelince işte onlar Allah katında makbul ve bahtiyar kimselerdir.
Bu dünyada Cenab-ı Hak katından maddi rızıkla genişletilenler onlar olduğu gibi ahirette de onlar için amellerine karşı kendilerine kat kat mükafat vardır, yani amelleriyle hak ettiklerinin onlarcası, belki Allah’ın iradesine göre çok daha fazla manevi rızık mükafatları vardır. Bilakis onlar cennet ehli için cennette hazırlanmış köşklerinde elem veren ve istenmeyen tüm şeylerden korunmuşlardır, emniyet içindedirler (Sebe Süresi 37. ayet)
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: IV / bkz: 439-440
