Sebe Suresi 1-2. Ayet: Evrenin Yaratıcısına Hamd
Sebe Suresi; Kur’an’da ki sıralamaya göre 34. süredir ve 54 ayettir
- Sebe Süresi 1. Ayet Meali: Göklerde olanlar da yerde olanlar da yalnız kendisine olan Allah’a hamd olsun. Ahirette de hamd yalnız O’nundur. O Hakimdir, Habirdir
- Sebe Suresi 2. Ayet Meali: Yere gireni, ordan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O rahmet buyurandır, bağışlayandır
Sebe Suresi 3-9 Ayet: Kıyamet, Mükafat ve Azap
Sebe Süresi 3. Ayet Meali: Kafirler, Saat bize gelmeyecek dediler. Deki: Hayır, gaybı bilen Rabbin hakkı için elbette o size gelecektir. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca bir şey ona gizli kalmaz. Bundan küçük yahut büyük ne varsa muhakkak apaçık bir kitaptadır
Sebe Süresi 4. Ayet Meali: Bu iman edip, salih amel işleyenleri mükafatlandırması içindir. İşte onlar için mağfiret ve kesin bir rızık vardır
Sebe Süresi 5. Ayet Meali: Ayetlerimiz hakkında aciz bırakmak için çalışanlar işte onlara elem verici kötü bir azap vardır
Sebe Süresi 6. Ayet Meali: Kendilerine ilim verilenler bilir ki: Rabbinden sana indirilen hakkın ta kendisidir ve o her hamde layık, aziz olanın yoluna iletir
Sebe Süresi 7. Ayet Meali: Kafirler dediler ki: Siz çürüyüp, paramparça olduktan sonra muhakkak yeniden yaratılırsınız diye size haber veren bir adam göstereli mi size?
Sebe Süresi 8. Ayet Meali: Acaba o Allah’a karşı yalan mı uydurdu yoksa onda bir delilik mi vardır? Hayır, asıl ahirete inanmayanlar azap içinde ve uzak bir sapıklıktadırlar
Sebe Süresi 9. Ayet Meali: Gökte ve yerde, önlerinde ve arkalarında ne olduğuna bakmazlar mı? Dilersek onları yere geçirir yahut gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Muhakkak bunda yönelen her kul için elbette bir ayet vardır
Sebe Suresi 10-14 Ayet: Peygamberlerin Gücü ve İmtihanı
Sebe Süresi 10. Ayet Meali: Andolsun ki biz nezdimizden Davud’a bir üstünlük verdik. Ey dağlar, siz de onunla tesbih edin ve ey kuşlar, siz de. Ona demiri de yumuşatmıştık
Sebe Süresi 11. Ayet Meali: Uzun geniş zırhlar yap, dokumada işini sağlam tut. Salih amel işleyin, çünkü ben yaptıklarınızı çok iyi görenim diye emrettik
Sebe Süresi 12. Ayet Meali: Süleyman’ın emrine de rüzgarı verdik. Sabah esişinde bir aylık yol alırdı. Akşam da bir aylık yol giderdi. Biz ona erimiş bakır pınarını sel gibi akıttık. Cinden bir kesim de Rabbinin emri ile eli altında iş görürlerdi. Onlardan kim verdiğimiz emirden saparsa biz ona alevli ateş azabından tattırırdık
Sebe Süresi 13. Ayet Meali: Onlar kendisine köşklerden, heykellerden, büyük havuzları andıran çanaklardan ve yerlerinde sabit kazanlardan istediğini yaparlardı. Ey Davud hanedanı, siz de şükrederek çalışın. Kullarımdan şükredenler ise azdır
Sebe Süresi 14. Ayet Meali: Biz, ölümüne hükmedince asasını yiyen ağaç kurdundan başkası onlara ölümünü göstermedi. Nihayet yıkılıp yere düşünce açıkça ortaya çıktı ki eğer cinler gaybı bilmiş olsa idiler, bu horlayıcı azap içinde devam etmezlerdi
Sebe Suresi 15-19 Ayet: Sebe Halkının Kıssası ve İbretlik Sonu
Sebe Süresi 15. Ayet Meali: Andolsun ki Sebe’liler için kendi meskenlerinde bir ibret vardır. Sağ ve solda ikişer bahçe vardı. Rabbinizin rızkından yiyin ve ona şükredin. Hoş bir belde ve bağışlayıcı bir Rabb
Sebe Süresi 16. Ayet Meali: Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de onlara Arim selini gönderdik ve onların iki bahçelerinin yerine buruk yemişli, acı ılgınlı ağaçları olan ve içinde arabistan kirazından da az bir şey bulunan iki bahçe verdik
Sebe Süresi 17. Ayet Meali: İşte nankörlük etmeleri sebebi ile biz onları böyle cezalandırdık. Zaten biz nankörlük edenden başkasını cezalandırır mıyız ki?
Sebe Süresi 18. Ayet Meali: Onlar ile bereket verdiğimiz memleketler arasında ardarda kasabalar var ettik. Oralarda gidip gelmelerini takdir ettik. Oralarda güvenlik içinde geceler ve gündüzler boyunca gezin demiştik
Sebe Süresi 19. Ayet Meali: Rabbimiz yolcularımız arasını uzaklaştır diye dua ettiler ve kendi nefislerine zulmettiler. Biz de onları anlatılan masallar kıldık ve onları darmadağın ettik. Şüphesiz bunlarda çok sabreden, çok şükreden herkese ibretler vardır
Sebe Suresi 20-23 Ayet: Şeytanın Tuzağı ve Şefaatin Gerçekliği
Sebe Süresi 20. Ayet Meali: Andolsun İblis onların aleyhindeki zannını gerçekleştirmişti de müminlerden bir kesim dışında ona uymuşlardı
Sebe Süresi 21. Ayet Meali: Halbuki onun onlar üzerinde bir hakimiyeti yoktu. Ancak biz ahirete iman eden kimse ile ondan yana şüphede olanları ayırt etmek için böyle yaptık. Rabbin her şeyin üzerinde görüp gözetendir
Sebe Süresi 22. Ayet Meali: Deki: Allah’tan gayrı (ilah diye) iddia ettiklerinize dua edin, bakayım. Onlar göklerde de, yerde de zerre ağırlığınca bir şeye sahip değildirler. Onların bu ikisinde hiçbir ortaklığı da yoktur ve onun bunlardan hiçbir yardımcıları da yoktur.
Sebe Süresi 23. Ayet Meali: Onun nezdinde şefaat kendisine izin verdiklerinden başkasına fayda vermez. Nihayet kalplerinden korku giderilince: Rabbiniz ne buyurdu diyeceklerdir. Onlar Hakkı diyeceklerdir. O çok yüce, çok büyüktür
Sebe Suresi 24-30 Ayet: Rızık Veren Allah ve Kıyametin Vakti
Sebe Süresi 24. Ayet Meali: Deki: Göklerden ve yerden sizi rızıklandıran kimdir? Sen: Allah’tır. Şüphe yok ki biz yahut siz ya hidayet üzereyiz ya apaçık bir sapıklıkta de
Sebe Süresi 25. Ayet Meali: Deki: İşlediğimiz günahlardan sorumlu olmazsınız. Biz de işlediklerinizden dolayı sorumlu olmayız
Sebe Süresi 26. Ayet Meali: Deki: Rabbimiz bizi bir araya toplayacak sonra aramızda hak ile hüküm verecektir. O adaletle hükmedendir, her şeyi en iyi bilendir
Sebe Süresi 27. Ayet Meali: Deki: Ona koştuğunuz ortakları bana getirin. Haşa, bilakis o mutlak galip, sonsuz hikmet sahibi Allah’tır
Sebe Süresi 28. Ayet Meali: Biz seni ancak bütün insanlar için müjdeleyici ve korkutucu olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler
Sebe Süresi 29. Ayet Meali: Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman gerçekleşecek derler
Sebe Süresi 30. Ayet Meali: Deki: Sizin vaat olunan bir gününüz vardır. Ondan ne bir an geri kalırsınız, ne de ileri geçersiniz
Sebe Suresi 31-35 Ayet: Liderler ve Takipçiler Arasındaki Tartışma
Sebe Süresi 31. Ayet Meali: Kafir olanlar dediler ki: Biz bu Kur’an’a da, bundan önce gelen kitaplara da inanmayız. Sen o zalimleri Rableri huzurunda durdurulmuş, sözü birbirlerine döndürülürken bir görsen. Güçsüz bırakılan, büyüklük taslayanlara: siz olmasaydınız, biz elbette iman edenlerden olurduk derler
Sebe Süresi 32. Ayet Meali: Büyüklük taslayan önderler, güçsüz bırakılanlara derler ki: Size geldikten sonra sizleri hidayetten biz mi alıkoyduk? Hayır, siz zaten günahkar kimseler idiniz
Sebe Süresi 33. Ayet Meali: Güçsüz bırakılanlar, büyüklük taslayanlara derler ki: Hayır, gece gündüz hilekarlıklar, çünkü siz bize Allah’ı inkar etmemizi, ona ortaklar koşmamızı emrederdiniz. Azabı göreceklerinde ise pişmanlıklarını gizleyeceklerdir. Biz de kafirlerin boyunlarına tasmalar koyarız. Ya onlar işleye geldiklerinden başkası ile mi cezalandırılacaklar?
Sebe Süresi 34. Ayet Meali: Biz herhangi bir ülkeye bir nezir gönderdi isek mutlaka oranın refah içinde şımaran zenginleri: Biz seninle gönderilen şeyleri inkar edenleriz demişlerdi
Sebe Süresi 35. Ayet Meali: Ve dediler ki: Biz malca da, evlatça da daha çokluğuz, biz azap edileceklerden de değiliz
Sebe Suresi 36-39 Ayet: Zenginlik ve Yoksulluk
Sebe Süresi 36. Ayet Meali: Deki: Muhakkak Rabbin rızkı dilediğine genişletip yayar ve daraltır. İnsanların çoğu bilmezler
Sebe Süresi 37. Ayet Meali: Sizi bize yaklaştıracak olan mallarınız da değildir, evlatlarınız da değildir. İman edip salih amel işleyenler müstesna. İşte onların amellerine karşılık mükafatları kat kattır. Hem onlar yüksek köşklerde emniyet içindedirler
Sebe Süresi 38. Ayet Meali: Bizleri aciz bırakacaklarını sanırlar. Ayetlerimizden alıkoymaya yarışanlar işte onlar azapta hazır edileceklerdir
Sebe Süresi 39. Ayet Meali: Deki: Gerçekten Rabbim rızkı kullarından dilediğine genişletip, yayar. Dilediği kimseninkini de daraltır. Her ne harcarsanız o bu harcadığınızın yerine başkasını verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır.
Sebe Suresi 40-42 Ayet: Meleklerin Şahitliği ve Azap
Sebe Süresi 40. Ayet Meali: O günde onların hepsini haşredecek sonra da meleklere şöyle diyecek: Bunlar mı size ibadet ederlerdi?
Sebe Süresi 41. Ayet Meali: Melekler diyecekler ki: Tenzih ederim seni! Bizim velimiz onlar değil, sensin. Aksine onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Bunların çoğu onlara inanmıyorlardı
Sebe Süresi 42. Ayet Meali: Bugün kiminiz kiminize ne bir fayda sağlayabilir ne de bir zarar verebilir. Zulmedenlere diyeceğiz ki: Haydi yalanladığınız ateş azabını tadınız
Sebe Suresi 43-47 Ayet: Hakikate Direniş ve Peygamberin Ücreti
Sebe Süresi 43. Ayet Meali: Ayetlerimiz açık açık onlara okunduğunda dediler ki: Bu ancak atalarınızın ibadet ede geldiği şeylerden sizi alıkoymak isteyen bir adamdır. Yine dediler ki: Bu uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir. Kafir olanlar hak kendilerine geldiğinde: Bu ancak apaçık bir büyüdür dediler
Sebe Süresi 44. Ayet Meali: Halbuki biz onlara okuyacakları kitaplar göndermiştik. Senden önce onlara bir nezir de göndermemiştik
Sebe Süresi 45. Ayet Meali: Bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar onlara verdiğimizin onda birine asla ulaşamamışlardır. Fakat yine de Peygamberlerini yalanladılar. Ya benim azabım nasılmış?
Sebe Süresi 46. Ayet Meali: Deki: Ben size ancak bir öğüt veriyorum. Yalnızca Allah için ikişer ikişer, birer birer kalkınız. Sonra bu arkadaşlarınızda bir delilik olmadığını düşününüz. O ancak -şiddetli bir azabın öncesinde öncesinde- sizin için bir korkutucudur
Sebe Süresi 47. Ayet Meali: Deki: Sizden istediğim herhangi bir ücret varsa o sizin olsun. Benim mükafatımı vermek ancak Allah’a aittir. O her şeye tanıktır
Sebe Suresi 48-50 Ayet: Hakkın Üstünlüğü
Sebe Süresi 48. Ayet Meali: Deki: Rabbim muhakkak hakkı yerleştirendir. O gizlilikleri çok iyi bilendir
Sebe Süresi 49. Ayet Meali: Deki: Hak geldi, batıl ne yeniden bir şey var edebilir, ne de geri getirebilir
Sebe Süresi 50. Ayet Meali: Deki: Eğer ben sapmışsam ancak kendi aleyhime sapmış olurum. Şayet hidayet bulmuşsam o Rabbimin bana vahyetmekte olduğundan ötürüdür. Muhakkak o işitendir, pek yakındır
Sebe Suresi 51-54 Ayet: Azap ve Çaresizlik
Sebe Süresi 51. Ayet Meali: Onları korkuya kapıldıklarında bir görsen! Artık kurtuluş olmayacak ve yakın yerde yakalanmış olacaklar
Sebe Süresi 52. Ayet Meali: Ona iman ettik diyecekler ama onlar için uzak bir yerden ona el atmaları ne mümkün
Sebe Süresi 53. Ayet Meali: Halbuki önceden onu inkar etmişlerdi. Üstelik uzak bir yerden gayb hakkında rastgele zanlarda bulunuyorlardı
Sebe Süresi 54. Ayet Meali: Daha önceden benzerlerine yapıldığı gibi onlar ile arzuladıkları şeyler arasına bir engel konacaktır; çünkü onlar endişeye düşüren bir şüphe içindedirler
Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C: IX / bkz: 61-120
