Ey tevhid yoluna süluk etmeye kesteden salik ve düşmanlarının en şiddetlisi olan kendi içindeki düşmanla mücadele eden zahid!
Düşmanlarına karşı yüce Allah sana yardım etsin ve sana zafer nasip etsin. Şer’i emirlerin yerine getirilmesi, tabii alışkanlıkların terk edilmesi esnasında vaki olan ve ubudiyete dair olan yorgunluklara, mükellefiyetten kaynaklanan meşakkatlere çokça sabretmen gerekir.
Özellikle de kötülüğü emreden nefsine galebe çalmak, onu engellemek ve ondan intikamını almak söz konusu olduğunda yerine getirmen ve kendinden defetmen gerekenler noktasında sana zor, müşkilatlı gelen şeylere sabretmen gerekir.
Bunu da ancak Hak Tealanın, nefs-i emmarenin otoritesini senin emrinin altına vermek, senin onun üzerindeki hükmünden onu mutmain kılmak ve kaza sultanının üzerinde icra ettiği her şeye, kaçınmak ve direnmeksizin rıza göstermesini sağlamak suretiyle seni ona galip getirmesini gözterek ve bütün işlerini yüce Allah’a havale ederek yaparsın. Seni ona galip getirmesini de ancak O, sana bunu vaat ettikten sonra bekleyebilirsin.
O halde, nefs-i mutmainnen fani, yok olup gidinceye kadar kesin rıza ve teslimiyet makamına iyice yerleşmen gerekir. Öyle ki onda, nasutiyyetine dair hüviyetinden hiçbir şey kalmaz, bilakis onun hüviyeti Hak Teala’nın mutlak hüviyetinde fani olup gider. İşte o zaman, kendisine her hangi bir şekilde geçip gitme, ortadan kaybolma arız olmaksızın ve yine kendisine her hangi bir son ve tükeniş ilişmeksizin sürekli olan ebediliği ve sonsuza dek sürecek olan bekayı kazanır
Ey Rahman ve Rahim olan Rabbimiz! Bizi nasutiyetimize dair olan hüviyetimizden kurtarıp Senin lahutiyyetinde fani kılacak bir cezbeyi lütuf ve kereminle bize ihsan eyle
(Amin)
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:IV / bkz: 345
