İslam’da Selamlaşmanın Manası ve Önemi
İslam’da selamlaşma, müminler arasındaki kardeşlik bağlarını kuvvetlendiren temel sünnetlerden biridir. Selam, sadece bir hitap değil; muhabbeti artıran, kalpleri yumuşatan ve toplumsal huzuru besleyen bir duadır. Selam vermek sünnet olarak teşvik edilmiş, selamı almak ise farz kılınmıştır. Bu yönüyle selamlaşma, ferdî bir edep olmanın ötesinde toplumsal bir sorumluluk taşır.
Bir Müslüman’ın konuşmaya selamla başlaması sünnettir. Selamı almak ise, selam vermekten daha güçlü bir yükümlülük olarak değerlendirilmiştir. Selam veren kişi, selamı tam lafzıyla söyleyebileceği gibi kısaltılmış şekliyle de ifade edebilir. “Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû” ifadesi en faziletli selam şekli olmakla birlikte, “Selamun aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû” şeklindeki kullanım da caizdir. Selam dışındaki ifadelerle söze başlanması ise sünnete uygun değildir.
Selamın Sevap Dereceleri
Selamın faziletine dair sahabeden İmran b. Husayn (r.a) şu hadisi rivayet etmiştir:
- Bir kimse Resûlullah’a (s.a.v) gelerek “Esselâmü aleyküm” dediğinde, Peygamber Efendimiz (s.a.v) “On sevap kazandı” buyurmuştur.
- Bir başkası selamını “Esselâmü aleyküm ve rahmetullah” şeklinde verdiğinde “Yirmi sevap kazandı” buyurmuş,
- “Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû” şeklinde tamamlayan kimse için ise “Otuz sevap kazandı” buyurarak selamın tamamlanmasının faziletine dikkat çekmiştir.
Selamlaşmada Sünnet Olan
Selamlaşmada bazı edep kuralları sünnet olarak belirlenmiştir. Buna göre;
- Yürüyen kimsenin oturana,
- Binek üzerinde olanın yürüyene
- Sayıca az olanın çok olana selam vermesi sünnete daha uygundur.
Bu düzen, tevazu ve nezaketin toplumsal hayata yansımasını sağlar.
Toplu Selamlaşmanın Hükmü
Bir toplulukta bulunanlardan bir kişinin selam vermesi, diğerleri adına yeterli kabul edilir. Aynı şekilde topluluktan bir kişinin selamı alması da herkes için kifayet eder. Ancak müşrik bir kimseye ilk selamı vermek caiz değildir. Eğer müşrik bir kişi selam verirse, yalnızca “Ve aleyke” demekle yetinilir.
Bir Müslüman’ın selamına karşılık verirken “Ve aleykümüsselâm” demek gerekir. Buna “Ve rahmetullahi ve berekâtühû” ifadesini eklemek ise daha faziletli kabul edilmiştir. Ancak yalnızca “Selam” şeklinde verilen ifadeler tam bir İslam selamı sayılmaz. Böyle durumlarda, selamı almamak ve doğru selamlaşma şeklini öğretmek daha uygun görülmüştür.
Kadınlar ve Çocuklar İçin Selamlaşma Adabı
Kadınların kendi aralarında selamlaşmaları müstehab kabul edilmiştir. Bir erkeğin genç bir kadına selam vermesi mekruh görülmüş, yaşlı ve saliha bir kadına selam vermesinde ise sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir. Bu ölçü, fitne ihtimalini ortadan kaldırmayı hedefler.
Çocuklara selam vermek sünnet ve müstehab kabul edilmiştir. Bu davranış, çocuklara edep öğretmenin ve güzel ahlakı sevdirmmenin önemli yollarından biridir. Selamlaşma, bu sayede küçük yaşlardan itibaren bilinçli bir alışkanlık hâline gelir.
Bir meclisten ayrılan kimsenin, orada kalanlara selam vermesi müstehabtır. Aynı şekilde geri döndüğünde yeniden selam vermesi de sünnettir. Araya kapı, duvar veya kısa bir ayrılık girse bile, tekrar karşılaşıldığında selamlaşmak sünnet olarak devam eder.
Günah İşlenen Ortamlarda Selam Meselesi
Açıkça günah işlenen ortamlarda bulunan kimselere ilk selamı vermek uygun görülmemiştir. Tavla, kumar veya içki gibi fiillerle meşgul olanlara selam verilmez. Ancak onlar selam verirlerse, selamlarına karşılık verilir. Eğer selam alınmadığında bu kişilerin günahı terk edecekleri kuvvetle tahmin ediliyorsa, selamı almamak tercih edilebilir.
