Zamanı Kendi Aleyhine Kullanmak
Hayatın akışında birçoğumuzun düştüğü en sinsi tuzak, “daha vaktim var” düşüncesidir. İnsan, hatalarını peşin olarak işlerken, arınmayı ve düzelmeyi hep belirsiz bir geleceğe öteler. İslam alimleri ve Nebevi uyarılar, bu erteleme halini ruhsal bir yıkım (helak) olarak tanımlar.
İbn-i Abbas (r.a) vasıtasıyla bizlere ulaşan bir hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Sonra tövbe ederim diyerek tövbelerini erteleyenler helak oldular.”
Kıyamet Suresi 5. ayetinde geçen “İnsan kötülüklerini öncü yapmak ister” ifadesi, insanın günah işlemekte aceleci, pişmanlık duymakta ise ertelemeci tavrına işaret eder. Kişi, “Nasıl olsa yakında tövbe edeceğim” derken, aslında ölümü değil, kendi gafletini öncü yapmaktadır. Ancak ölüm, tövbe niyetlerinden daha hızlı hareket eder.
Bilge şahsiyet Lokman Hekim, evladına verdiği şu nasihatle meselenin hayatiyetini vurgular: “Yavrucuğum, tövbeni yarına erteleme. Çünkü ölüm, aniden sana gelebilir.”
Bu öğüt, sadece dini bir uyarı değil, aynı zamanda yüksek bir farkındalık dersidir. Yarın, henüz mülkiyetimizde olmayan, gelip gelmeyeceği meçhul bir zamandır. Elimizde olan tek şey, “şu an” ve “şu anki irademizdir.”
Büyük müfessir Mücahid (r.a), tövbe etmemeyi sadece bir eksiklik değil, bir “zulüm” olarak nitelendirir: “Her kim akşam ve sabah tövbe etmezse, o kimse zalimlerden sayılır.”
Buradaki zulüm, kişinin kendi ruhuna, ebedi geleceğine ve yaratılış gayesine karşı işlediği bir haksızlıktır. Tövbe, sadece büyük günahlardan sonra yapılan bir eylem değil; kalbi her an Allah’a dönük tutma ve ruhu kirlerden arındırma disiplinidir.
Tövbeyi ertelemek, aslında kendimizi ertelemektir.
Şu soruları kendimize sormak, değişim için bir başlangıç olabilir:
- “Yarın yaparım” dediğim her hata, bugün karakterimde nasıl bir gedik açıyor?
- Ölümün bir takvimi olmadığını biliyorsam, neden en önemli randevumu (tövbeyi) sürekli erteliyorum?
- Tövbe, sadece geçmişten bir kaçış değil, geleceği yeniden inşa etmektir.
Sonuç olarak; Bir insanın şerli bir hal üzerindeyken yakalanması, ertelediği iyiliklerin altında kalmasıdır. Akıllı kişi, akşamı sabahı beklemeden, her nefeste ruhunu tazeleyendir.
Vesselam…
