Her İnsan Sevgiyi Farklı Yaşar
Her insanın kendine özgü bir sevgi anlayışı ve bu anlayışı çerçevesi içerisinde sevgi ifade ediş şekli vardır. Sevgiyi sözcüklerle ifade etmenin ve bu sözcüklerin sık sık dile getirilmesinin gerekliliği de her insanda farklılık gösterir.
Bazısı, sadece seviyorum demenin yeterli olduğunu düşünür. Bazısı da seni seviyorum sözcüğünün sevdiği üzerinde hak iddia etme etmek olduğunu kabul ederek, sevgisini dile getirdiği kişinin; Önce zamanını, sonra emeğini derken tüm hayatını almaya çalışır.
Bu türden insanlar kendi hayatları ile ilgili hiçbir kısıtlamaya girmezken, fedakarlığın pek çoğunu karşı taraftan beklerler. Seviyorum dedikleri insanın hatasını, eksik yanını görmek sevgilerinin azalması yada bitmesi için yeterlidir.
Biranda yok olu o öve öve bitiremedikleri sevgi. İşte bunlar sevmeyi dilden yüreğe indiremeyenlerdir.
Yürekten Sevenlerin Özelliği
Birde yürekten sevenler vardır ki, onlar karşılık beklemeden sevgiyi yaşamaktan yanadırlar. Sadece sevginin huzurunu, yüceliğini hissetmek yeterlidir onlar için. Sevdiğinin her halini severler; Güzel yada çirkin olduklarında, doğru yada hatalı davrandıklarında, hep değişmeden yaşarlar sevgilerini, Her haliyle kabul ederler sevgililerini.
Ne fark vardır sevgiyi sözde yaşayanlar ile gerçek yaşananlar arasında?
Sözde ve Gerçek Sevgiyi Ayıran Hikaye
İşte size bunun ayrımını anlatan güzel bir hikaye;
Sormuşlar ermişlerden birine;
Sevginin sadece sözünü edenlerle onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?
Bakın göstereyim demiş ermiş.
Önce sevgi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine derken tabaklar içerisinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
Ermiş; Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz diye bir de şart koymuş. Peki demişler ve içmeye teşebbüs etmişler. Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öğlece aç kalkmışlar sofradan.
Bunun üzerine şimdi…. demiş ermiş. Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe.
Yüzleri aydınlık, gözleriyle sevgiyle gülümseyen ışıltılı insanlar gelmiş oturmuş bu sofraya bu defa.
Buyurun! deyince her biri uzun boylu kaşıklarını çorbaya daldırıp sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerlerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.
İşte! demiş ermiş. Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymamış düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz bunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman…
Günümüzde ne yazık ki pek çok sevginin sözden yüreğe dökülemediğini, bu nedenledir ki kısa süreli ve güvenilir olmadığını görüyoruz.
Sevgi sözde yada yürekte yaşayarak kaliteli yada sıradan bir ilişkiye sahip olmak kişinin kendi seçimi olacaktır.
Dolayısıyla bu seçimle uzun yada kısa süreli mutluluklar yaşanacaktır
Kaynak: Betül Erdoğan / Kalbin Mutluluk Rehberi / bkz: 122-124
