1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Şuara Süresi Tefsiri Önsöz


Rıza ve teslim makamını gerçekleştiren ve işini hakim ve alim olan Allah’a havale eden, meydana gelen fiillerin yegane failinin Allah olduğunu, varlıkta O’ndan başka mevcut bulunmadığını ve O’ndan başka hür ve bağımsız olarak tasarruf gücüne sahip birinin olmadığını açık şekilde anlayan kimse; gizli ve aşikar, ezeli ve ebedi olarak varlık / vücud sahasında cereyan eden her şeyin Allah Teala’ya dayandığını, kendisinden başka hiçbir varlığın yardım ve desteği olmaksızın O’nun sıfat ve isimlerinin eserlerinden bir eseri olduğunu bilir.

Ne zamanki bu bahsedilen işler kendisinde tahakkuk eder ve açığa çıkar o zaman mutlak olarak tasarrufu terk eder, ne varlığa sevinir ve ne de yokluğa üzülür. Bu durumda, bir şeyi istemek veya istememek, bulmak veya kaybetmek, başarmak veya zillete uğramak duygusu kendisinden kalkar ve kaderinde cereyan eden her şeye razı olma kıvamına gelir.

Bu nedenle, Allah Teala sevgili Peygamberine (s.a.v) hitap ederek, tevhid inancına davet ettiği inatçı ksfirlerin iman etmelerini arzu etmesi ve küfür ve muhalefetleri konusundaki ısrar ve retlerinden dolayı üzülmesi ve bu durumdan hoşlanmaması nedeniyle kendisini azarladı. Ve yüceler yücesi olan ismiyle başlamayı kutlu sayarak şöyle buyurdu

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: IV / bkz: 47

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir