Aziz Müminler…
Pek çoğumuz “Takva nedir?” diye sorarız. Takva; sadece tesbih çekmek, sadece alnı secdeye koymak değildir. Takva, bir arınma yolculuğudur ve bu yolculuğun ilk durağı kul hakkından arınmaktır.
Gerçek bir mümin olmak istiyorsak, önce üzerimizdeki kul haklarından, insanlara yaptığımız zulümlerden sıyrılmamız gerekir. Kul hakkı prangalarından kurtulmayan bir ruh, takva semasına yükselemez. Önce haksızlıkları telafi edeceğiz, sonra büyük ve küçük günahlardan elimizi eteğimizi çekeceğiz.
Dış azalarımızla işlediğimiz her günahın anası ve aslı kalptedir. Kalp temizlenmeden beden durulmaz.
- Riyadan, yani iki yüzlülükten kurtulacağız.
- Kendini beğenmişlikten, kibirden, hırsın kör kuyularından ve açgözlülükten kalbimizi arındıracağız.
- İnsanlardan korkmayı bırakıp, sadece Allah’tan hayâ edeceğiz. Baş olma sevdası, şan ve şöhret tutkusu gibi ruhu kemiren o sinsi hastalıklardan kurtulmadıkça, takva yolunda mesafe katedemeyiz.
Ey cemaat!
Takvanın zirvesi, nefsani arzulara “hayır” diyerek kazanılan manevi güçtür. Öyle bir makam vardır ki orada kul;
- Rızık konusunda sebeplere değil, Rezzak olan Allah’a dayanır.
- Allah’ın hükümleri, hikmeti ve yarattıkları konusunda itirazı terk eder.
Burada kul, kendini Allah’ın önüne öyle bir bırakır ki; tıpkı bir bakıcının kucağındaki süt çocuğu gibi, tıpkı bir yıkayıcının elindeki ölü gibi teslim olur. Kendi cüzi iradesini, Allah’ın külli iradesinde eritir. İşte tüm kurtuluşların üstündeki asıl kurtuluş budur!
Eğer biriniz çıkıp da: “Hocam, biz de bu yola talibiz, lakin nereden ve nasıl başlayacağız?” diye soracak olursa, cevabımız şudur:
- Her şeyi bir kenara bırakıp, samimi bir niyetle Allah’a dönerek başla.
- O’nun emirlerine sımsıkı sarıl, yasaklarından aslandan kaçar gibi kaç.
- Allah’ın taksimine ve takdirine razı ol. Bu hali sadece bugün değil, son nefesine kadar koru.
- Allah’ın koyduğu hudutlara uygun yaşamayı hayatının tek gayesi yap.
Kıymetli Kardeşlerim!
Gelin, bugünü bir milat kabul edelim. Önce kullarla helalleşelim, sonra kalbimizdeki o sinsi putları devirelim ve Rabbimize bir süt çocuğunun masumiyetiyle teslim olalım.
Unutmayın; O’ndan başka ilah, O’nun rızasından başka gidilecek kapı yoktur.
Rabbim bizleri hakiki takva sahiplerinden eylesin. Bizleri huzuruna tertemiz bir kalp ve kul haklarından arınmış bir ruhla kabul buyursun.
Amin…
