1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Tefekkür Gerektiren Bir Makale


İman kuvveti, bütün salih amellerin temelidir.

İmanı güçlü olan kul, dışarıda oyalanmaksızın süratle ikamet ettiği evine döner. Böyle davranmasının sebebi ise; fani dünyanın nimetlerinden mümkün olduğunca azıyla yetinmek, baki olan ahiret yurdunu tercih etmek, hırsı azaltmak, dünyevi talepleri kısmak, tamahkarlığı kaybetmek, dünyevi işlerle uğraşmayı bırakarak, ebedi istikrarı bulacağı ahiret yurduna yönelip onun için mendub amellerde bulunmaktır.

Bütün bunlar, kulun amelinin ihlasını arttırıp zühdünün hakikatını ortaya çıkarır. Emelini kısa tutması da, amellerinin güzelleşmesini temin eder. Allah Teala da Tekasür suresinde, dünyevi nimetlerle övünen ve vaktini bununla geçiren kimsenin, ahiret yurdunu yakinen gördüğünde ilahi vaadin ne kadar hakiki olduğunu göreceğini haber vermektedir.

O, şöyle buyurmaktadır: “Övünmek sizi oyaladı”. Yani övünebilmek için hırsla mal ve servet toplamanız, sizi Allah’ı anmaktan uzak tuttu. Öyle ki mezarlara kadar giderek onların çokluğuyla bile övündünüz. Allah Teala bunun arkasından şöyle buyurmaktadır: “Öyle değil, ilm-i yakin ile bileceksiniz”. Yani, ahiret için gerekli olan salih amelleri ifa etmeyerek oyun ve eğlence içinde yaşadığınızı bileceksiniz. Kaldı ki bu durumunuz, yakini imanın zıddı olan şek ve şüphe halinin bir icabıdır. Yakini ilminiz olmadığı için, dünya hayatınızda övünme çabasıyla ahireti ihmal ettiniz. Övünme çabalarınız ise, ilimsizlikten doğan bir oyun ve eğlence halinden ibaretti.

Allah Teala, bunlar hakkında başka bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Suçluları, Rableri huzurunda boyunlarını eğmiş ‘Ey Rabbimiz, gördük ve işittik, şimdi bizi geri çevir de salih amel işleyelim. Zira yakini olarak iman ettik’ derlerken bir görsen”. (Secde 12)

Allah Teala, bu buyruğundan öncesinde de bu manayı teyid edecek şöyle bir ayet indirmiştir: “Aksine onlar kuşku için oynaşırlar”. (Duhan/9) Allah Teala, bu kimseleri içinde bulundukları halin kötülüğü hususunda iki kere tehdit ederek uyarmış ve dünya hayatının fuzuli nimetleriyle övünme hırsının, kendilerini ahirete hazırlıktan uzaklaştırdığını bildirerek ikaz etmiştir. Çoklukla övünme manasında kullanılan Tekasür kelimesinin bir tefsirinde de onun; malı biriktirmek ve başka insanları o maldan uzak tutarak cimrice davranmak olduğu söylenmiştir.

Bilin ki kulları tövbeden uzaklaştıran ve istikamet üzere iken eğrilten şeyler şu üç şeyle hülasa edilebilir: Kazanma; Harcama ve Biriktirme. Bütün bu fiiller, halk ile irtibatı işlerdendir. Bunların varlığı da halkın varlığına bağlıdır. Onlardan uzaklaşmak ise, bu fiillerin azalmasına ve ortadan kalkmasına zemin hazırlar. Bu üç şeyde zühd sahibi olan, halkla ilişkilerinde de zühd sahibi olur. Halkla ilişki kurmaya rağbet edenlerse, bu üçüne de rağbet ederler

Kaynak: Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı (Kutü’l-Kulub) / C:I / bkz: 340-341

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir