Tekasur Suresi Mekki bir sure olup 8 ayetten ibarettir. Kur’an’a göre ise (102.) suredir. Tekasür Suresi; Resulullah’ı (s.a.v.) yalanlayan ve O’na “mecnun, şair, kahin” gibi iftiralar atan; ayetlerdeki uyarılara kulak asmayıp iman edenlere işkenceler uygulayan Kureyş’in azgın önderlerine hitap etmektedir. Özellikle, iyilikte veya insani konularda değil, sadece nüfus ve mal bakımından çoklukta birbirleriyle yarış etmekte olanlardır.
Bu tür kişilerin bütün arzusu, sadece mal biriktirmek, yaptıkları ve yığdıklarıyla övünmektir. O çağın en geçerli değerleri olan mal, oğul ve kabile gücüyle başkalarına karşı üstünlük sağlamayı hedeflerlerdi. Bu yarış öylesine ileri boyutlara ulaşmıştır ki, hangisinin daha çok olduğunu tespit etmek için hayattaki kabile fertlerini tekrar tekrar sayıp arzu ettikleri sonuca ulaşamayınca, akıl almaz bir gafletle:
“Haydi ölülerimizi de sayalım” diyerek mezarlığa koşacak kadar beyinsiz bir çokluk yarışı içerisine kendilerini kaptırmışlardır.
Bu kişiler, Allah’ı ve dolayısıyla akıbetlerini tamamen unutmuş, sadece dünyaya dalmış gafil kimselerdir. Yaptıkları bu maddi meşguliyet, onlara hayrı, iyiliği, insani yükümlülük ve sorumluluklarını tamamen unutturmuştur. Böyle bir gaflet içinde iken, kendilerine hakkı, dünya ve ahiret gerçeklerini, insani yükümlülüklerini hatırlatan seçkin bir insana (Hz. Peygamber’e) zulmetmekte, O’nu ortadan kaldırmanın planlarını yapmakta ve iman edenleri işkence yoluyla inançlarından döndürmeye çalışmaktadırlar.
Eğer bu kişiler, yaptıkları zulmün insanlık dışı olduğunu, hırs, kin ve nefretlerinin esiri olarak asıl yapmaları gereken bireysel ve sosyal görevlerini terk ettirdiğini düşünselerdi; ve en nihayetinde sahip oldukları nimetten sorgulandıktan sonra, akıbetlerinin yakıcı çılgın bir ateş olacağını idrak etselerdi, bu kötülükleri yapmaktan mutlaka vazgeçerlerdi.
