Tekvir Suresi 1-14 Arası Ayetlerin Meali: Güneş dürülüp karardığında; Yıldızlar dökülüp söndüğünde; Dağlar sökülüp yürütüldüğünde; Doğuracak develer başı boş bırakıldığında; Yabani hayvanlar toplanıp bir araya getirildiğinde; Denizler kaynatıldığında; İnsanlar (amelleriyle) eşleştirilip (buna göre) şekillendirildiğinde; Diri diri gömülen kıza hangi suçundan dolayı öldürüldüğü sorulduğunda; Defterler ortaya serildiğinde; Gökyüzü sıyrılıp açıldığında; Cehennem ateşi harlatıldığında; Cennet yaklaştırıldığında; Kişi neler yaptığını öğrenmiş olacaktır.
Tekvir Suresi 1-14 Arası Ayetlerin Tefsiri: Güneşin dürülüp ışığının söndüğü, yıldızların birer birer döküldüğü o dehşetli an, sadece fiziksel bir yıkım değil; illüzyonun bitişidir. İmam Gazali’nin buyurduğu gibi: “İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.”
Bugün gözümüzü kamaştıran güneş ve yolumuzu aydınlatan yıldızlar sustuğunda, insanın sığınacağı tek liman, karanlık dünyada biriktirdiği “nur” olacaktır. Dağlar yerinden sökülüp yürütülürken, insanın dünyada “dağ gibi” gördüğü kibir ve mal hırsının ne kadar amansız bir serap olduğu ortaya çıkacaktır.
En kıymetli develerin (dünyalık servetin) terk edildiği, vahşi hayvanların korkuyla bir araya toplandığı o an, mülkiyet davasının bittiği andır. Denizler kaynatılıp taştığında, insanın içindeki hırs denizleri de yerini pişmanlığa bırakacaktır. Bugün peşinden koştuğumuz, elde etmek için ruhumuzu hırpaladığımız her şey, o gün sadece birer “yük” olarak karşımıza dikilecektir.
İnsanlar amelleriyle eşleştirildiğinde, herkes kendi hakikatiyle baş başa kalacaktır. Diri diri gömülen o masum kız çocuğuna hesabı sorulduğunda, aslında sadece o değil; adaleti diri diri gömen her vicdan sorgulanacaktır. O gün, mazlumun ahı gökyüzünü yırtan bir feryat olarak adaleti getirecektir.
Defterler açıldığında ve gökyüzü bir deri gibi soyulduğunda, insanın kendine sakladığı tüm sırlar ifşa olacaktır. Cehennemin harlatılması, nefsin ateşinin bir yansıması; Cennetin yaklaştırılması ise takva ehlinin kalbindeki huzurun tecellisidir. Ebu Talib el-Mekki’ye göre, kalbinde Allah sevgisini diri tutan için o gün, bir korku değil, sevgiliye kavuşma vaktidir.
“Kişi neler yaptığını öğrenmiş olacaktır.” Bu ayet, tüm hayatın bir özetidir. Muhasibi’nin vurguladığı “nefis muhasebesi” tam da bu an için gereklidir. Bugün attığın her adım, söylediğin her söz ve kalbinden geçen her niyet; o gün karşına çıkacak olan azığındır.
İbnü’l-Cevzi der ki: “Akıllı kişi, yolculuk başlamadan önce yükünü hazırlayandır.” Kainat dürülüp sahne kapandığında, elinde kalan tek şey; Allah rızası için yapılmış samimi bir secde ve kırık bir kalbe merhem olmuş bir tebessüm olacaktır.
