Tesbih namazı, Resûlullah (s.av)’in amcası Hz. Abbas’a tavsiye ettiği, içinde çok sayıda tesbih bulunan nafile bir namazdır. Aslı sünnette sabit olmakla birlikte, eda şekli ve uygulanışı bakımından ferdî (tek başına) kılınması esas kabul edilmiştir.
Hanefî Mezhebine Göre Tesbih Namazı
Hanefî fıkhında kaide şudur: Nafile namazlarda asıl olan, ferdî kılınmasıdır. Cemaatle kılınması ise ancak sünnetle sabit olan nafilelerde meşru olur.
Tesbih namazı için cemaatle kılındığına dair sahih ve sürekli bir uygulama (tevatür veya istikrar) bulunmadığından, Hanefîler bu namazın cemaatle kılınmasını mekruh görmüşlerdir.
İbn Abidîn diyor ki: “Tesbih namazının cemaatle kılınması mekruhtur. Çünkü bu namaz, cemaatle eda edilen nafileler arasında yer almaz (Reddü’l-Muhtâr, 2/38)”
Buradaki mekruhiyet, tahrîmen değil, tenzîhen mekruh olarak anlaşılmıştır. Yani harama yakın değil; fakat sünnete ve yerleşik fıkhî usule aykırı görülmüştür.
Ayrıca Hanefîler, sürekli cemaatle kılınmasının:
- Bid‘at zannına yol açabileceğini,
- Halk nezdinde farz veya sünnet-i müekkede gibi algılanabileceğini dikkate almışlardır.
Şafii Mezhebine Göre Tesbih Namazı
Şafii mezhebinde ise nafile namazların cemaatle kılınması konusunda daha geniş bir yaklaşım vardır.
Şafii’ler: Tesbih namazının tek başına da cemaatle de kılınabileceğini, Cemaatle kılınmasında kerahet bulunmadığını belirtmişlerdir. Çünkü onlara göre: Nafile namazların cemaatle kılınmasını yasaklayan genel bir delil yoktur.
Bu sebeple Şafii fıkhında tesbih namazı kerahetsiz caizdir.
Sonuç (Özet)
- Hanefî mezhebine göre: Tesbih namazının cemaatle kılınması mekruhtur; ferdî kılınması daha faziletlidir.
- Şafii mezhebine göre: Tesbih namazı cemaatle de kerahetsiz caizdir.
- İhtiyatlı ve mezhepler üstü bir yaklaşım olarak: Tesbih namazının evde ve tek başına kılınması, sünnete uygunluk ve ihtilaflardan uzak durma açısından daha uygundur.
