1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Tevbe Süresi 20-21 ve 22. Ayet Tefsiri


Tevbe Süresi 20. Ayet Meali: İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardı

Tevbe Süresi 20. Ayet Tefsiri: İman edip de, Allah’ın birliği hususunda ilme’l-yakin mertebesini tahakkuk ettirerek daha yüce mertebeleri talep ederek imkan/maddiyat aleminden hicret edenler Allah yolunda, O’nun birliği yolunda vahdet fezasına vasıl olmaya engel olan dünya metaından kendilerine nispet edilenleri bolca harcamak suretiyle mallarıyla cihat edenler:

Ayrıca benliklerini, hüviyetlerini Hakk’ın Hüviyetinde fani kılmayı arzulayarak nefsin şehvet duyduğu şeylerle onun gereklerinden uzak durma suretiyle de nefisleriyle cihat edenler Allah katında derece bakımından en üstündürler.

Manevi kemalat yolunda seyr-u sülük etmeye devam edenlerden oldukları sürece mertebe ve menzil bakımından en yüce olanlar işte bunlardır. İşte onlar bu manevi yolda vuslata nail olup da sülükları sona erdikten sonra hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşer kalbinin muttali olmadığı bir lütufla kurtuluşa erenler ve vasıl olup gerçek mutluluğa erişenlerdir.

Tevbe Süresi 21. Ayet Meali: Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler

Tevbe Süresi 22. Ayet Meali: Onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz ki, Allah katında büyük mükafat vardır

Tevbe Süresi 21 ve 22. Ayet Tefsiri: İşte bu sebeple: Rableri onlara kendinden, kendi yüce katından inen sonsuz bir rahmet ve açıklamada dillerin yorgun düştüğü, tabir etmede akılların aciz kaldığı bir hoşnutluk ile: muhabbet tecellilerinin teceddüdü hasebince sürekli yenilenen, nezih cennetler müjdeliyor ki orada onlar için ebedi bir nimet vardır.

Yani sonsuza dek yenilenen bu cennetlerde sürekli, bitip tükenmeyen yardımlar ve fetihler vardır. Hak Teala’nın bu müjdesi ise onların isim ve sıfatlar alemindeki gizli istidatlarıyla olur.

Onlar orada, herhangi bir şekilde zaman ve süreye bağlı bir ebedilik olmaksızın, müebbet olarak, ebediyen kalacaklardır. Kısacası; Şüphesiz ki, kullarından samimi olanların kalplerine tecelli eden Allah katında, onlar için, istidat ve kabiliyetleri hasebince, bu istidat ve kabiliyetlerini inkişaf ettirdikten sonra büyük mükâfat vardır

Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: II / bkz: 270-271

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir