1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Tevbe Süresi Meali (Toplam: 129 ayet)


Tevbe Süresi 1. Ayet Meali: Bu, Allah ve Resulünden, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere bir ihtardır

Tevbe Süresi 2. Ayet Meali: Ey Müşrikler, dört ay daha yeryüzünde serbestçe dolaşın. Allah’ı hiçbir şekilde aciz bırakamayacağınız ve Allah’ın, kafirleri mutlaka rezil ve rusvay edeceğini de bilin

Tevbe Süresi 3. Ayet Meali: Hacc-ı Ekber gününde Allah ve Resulünden insanlara bir bildiridir. Allah ve Resulü müşriklerden beridir. Eğer tevbe ederseniz bu sizin için daha hayırlıdır, yüz çevirirseniz bilin ki siz Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. O kafirlere acıklı bir azabı müjdele

Tevbe Süresi 4. Ayet Meali: Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Şüphesiz Allah sakınanları sever

Tevbe Süresi 5. Ayet Meali: Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayın, hapsedin ve her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekatı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Çünkü Allah Gafur ve Rahim’dir

Tevbe Süresi 6. Ayet Meali: Eğer müşriklerden biri senden eman dilerse ona eman ver. Ta ki Allah’ın kelamını dinlesin. Sonra onu emin olacağı yere kadar ulaştır. Bu, onların bilmeyen bir topluluk olmaları sebebiyledir

Tevbe Süresi 7. Ayet Meali: Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız hariç, diğer müşriklerin Allah ve Resulü yanında nasıl sözleşmesi olabilir? Antlaşma sahipleri size karşı dürüst davrandıkları müddetçe siz de onlara dürüst davranın. Allah sakınanları sever

Tevbe Süresi 8. Ayet Meali: Onların nasıl antlaşmaları olabilir, onlar size galip gelselerdi, sizin hakkınızda ne ahit, ne de antlaşma gözetirlerdi. Onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri buna karşı çıkıyor. Onların çoğu fasıklardır.

Tevbe Süresi 9. Ayet Meali: Allah’ın ayetlerine karşılık az bir değeri satın aldılar da O’nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yapmakta oldukları şeyler ne kötüdür

Tevbe Süresi 10. Ayet Meali: Bir mü’min hakkında ne ahit tanırlar ne de antlaşma. Çünkü onlar saldırganların kendileridir

Tevbe Süresi 11. Ayet Meali: Fakat eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekar verirlerse, artık onlar dinde kardeşlerinizdir. Biz, bilen bir kavme ayetlerimizi böyle açıklıyoruz

Tevbe Süresi 12. Ayet Meali: Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozarlar ve dininize saldırırlarsa, küfrün önderlerine karşı savaşın. Çünkü onlar yeminleri olmayan adamlardır. Umulur ki küfre son verirler

Tevbe Süresi 13. Ayet Meali: Yeminlerini bozan, Peygamber’i yurdundan çıkarmaya kalkışan ve ilk önce size karşı savaşa başlamış olan bir kavme karşı savaşmayacak mısınız; onlardan korkuyor musunuz? Eğer gerçek mü’minler iseniz, Allah, kendisinden korkmanıza daha layıktır

Tevbe Süresi 14. Ayet Meali: Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mü’min toplumun kalplerini ferahlatsın

Tevbe Süresi 15. Ayet Meali: Ve onların kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir

Tevbe Süresi 16. Ayet Meali: Yoksa, Allah, sizden, cihad edenlerle Allah, peygamber ve mü’minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Tevbe Süresi 17. Ayet Meali: Allah’a ortak koşanlar, kafirliklerine bizzat kendileri şahitlik ederlerken, Allah’ın mescitlerini imar etme yetkileri yoktur. Onların bütün işleri boşa gitmiştir ve onlar ateşte ebedi kalacaklardır

Tevbe Süresi 18. Ayet Meali: Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yola ermişlerden olmaları umulanlar bunlardır

Tevbe Süresi 19. Ayet Meali: Siz hacılara su veren ve Mescid-i Haram’ı onaran kimseyi, Allah’a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerle bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez

Tevbe Süresi 20. Ayet Meali: İman edip de hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler rütbe bakımından Allah katında daha üstündürler. Kurtuluşa erenler de işte onlardı

Tevbe Süresi 21. Ayet Meali: Rableri onlara, tarafından bir rahmet ve hoşnutluk ile, kendileri için, içinde tükenmez nimetler bulunan cennetler müjdeler

Tevbe Süresi 22. Ayet Meali: Onlar orada ebedi kalıcıdırlar. Şüphesiz ki, Allah katında büyük mükafat vardır

Tevbe Süresi 23. Ayet Meali: Ey müminler, eğer inkarı, imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dostlar edinmeyin. Sizden kim, onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir

Tevbe Süresi 24. Ayet Meali: Ey Muhammed de ki: Eğer, babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabalarınız, elde ettiğiniz mallar, durgunluğundan korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız, evler, Allah’tan, Peygamberinden ve Allah yolunda cihad etmekten sizin için daha fazla sevgili ise, Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar güruhunu hidayete erdirmez

Tevbe Süresi 25. Ayet Meali: Şüphesiz ki Allah size birçok yerde ve Huneyn savaşı yapıldığı günde yardım etmişti. O gün, sayınızın çokluğu sizi gururlandırmıştı. Fakat çokluğunuz size bir fayda sağlamamıştı da, o geniş yeryüzü size dar gelmeye başlamıştı. Sonra da yüz çevirip geri kaçmıştınız

Tevbe Süresi 26. Ayet Meali: Sonra Allah, Peygamberin ve müminlerin üzerine sekinetini indirdi. Görmediğiniz askerler gönderdi. Kafirleri de azaba uğrattı. İşte kafirlerin cezası budur

Tevbe Süresi 27. Ayet Meali: Bundan sonra Allah, dilediği kullarının tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir

Tevbe Süresi 28. Ayet Meali: Ey iman edenler! Müşrikler ancak pisliktir. Onun için bu yıllardan sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, biliniz ki, Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz Allah iyi bilendir, hikmet sahibidir

Tevbe Süresi 29. Ayet Meali: Kendilerine Kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resulünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, onlar cizyeyi mağlup olmuş ve boyun eğmiş bir halde verinceye kadar onlarla savaşın

Tevbe Süresi 30. Ayet Meali: Yahudiler; Üzeyir Allah’ın oğludur dediler! Hıristiyanlar da; Mesih Allah’ın oğludur dediler. Bu onların ağızlarıyla geveledikleri sözlerdir. Sözlerini daha önceki kafirlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahiretsin! Nasıl da döndürüyorlar!

Tevbe Süresi 31. Ayet Meali: (Yahudiler) Allah’ı bırakıp hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i Rabler edindiler. Halbuki hepsine de tek ilaha kulluk etmekten başka birşey emrolunmadı. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır.

Tevbe Süresi 32. Ayet Meali: Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler hoşlanmasalar da Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır.

Tevbe Süresi 33. Ayet Meali: O, müşrikler hoşlanmasalar da, dinini bütün dinlere üstün kılmak için Rasulünü hidayet ve hak din ile gönderendir.

Tevbe Süresi 34. Ayet Meali: Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden bir çoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve Allah yolundan engeller. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı haber ver.

Tevbe Süresi 35. Ayet Meali: Bu paralar cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, yanları ve sırtları dağlanacağı gün onlara denilir ki: İşte kendiniz için biriktirdiğiniz servettir. Artık yığmakta olduğunuz şeylerin azabım tadın.

Tevbe Süresi 36. Ayet Meali: Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah’ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah’ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir.

Tevbe Süresi 37. Ayet Meali: Haram ayları ertelemek, sadece kafirlikte ileri gitmektir. Çünkü onunla, kafır olanlar saptırılır. Allah’ın haram kıldığının sayısına uygun düşmeleri ve O’nun haram kıldığını helal kılmaları için haram ayını bir yıl helal sayarlar, bir yıl da haram sayarlar. Onların kötü işleri kendilerine güzel gösterilmiştir. Allah kafirler topluluğunu hidayete erdirmez.

Tevbe Süresi 38. Ayet Meali: Ey iman edenler! size ne oldu ki, “Allah yolunda savaşa çıkın” denildiği zaman yere çakılıp kaldınız? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır.

Tevbe Süresi 39. Ayet Meali: Eğer çıkmazsanız, Allah sizi pek acıklı bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir; siz O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir.

Tevbe Süresi 40. Ayet Meali: Eğer siz Allah’ın elçisine yardım etmezseniz bilesiniz ki Allah ona yardım etmiştir: Hani, kafirler onu, iki kişiden biri olarak çıkarmışlardı ve mağaradaydılar; o arkadaşına, “üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir” diyordu. Bunun üzerine Allah ona gönül rahatlığı verdi, onu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kafir olanların sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise zaten yücedir. Allah azizdir, hikmet sahibidir.

Tevbe Süresi 41. Ayet Meali: Gerek hafif, gerek ağır olarak hep birlikte savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer anlıyorsanız, bu sizin için daha hayırlıdır.

Tevbe Süresi 42. Ayet Meali: Eğer yakın bir dünya malı ve orta bir yolculuk olsaydı onlar mutlaka sana uyup peşinden gelirlerdi. Fakat meşakkatli yol onlara uzak geldi. Gerçi onlar, “Gücümüz yetseydi mutlaka sizinle beraber çıkardık” diye yemin edecekler. Onlar kendilerini helak ediyorlar. Halbuki Allah onların mutlaka yalancı olduklarını biliyor.

Tevbe Süresi 43. Ayet Meali: Allah seni affetti. Fakat doğru söyleyenler sana belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?

Tevbe Süresi 44. Ayet Meali: Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla canlarıyla savaşmaktan geri kalmak için senden izin istemezler. Allah takva sahiplerini pek iyi bilir.

Tevbe Süresi 45. Ayet Meali: Ancak Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, kalpleri şüpheye düşüp, kuşkular içinde bocalayanlar senden izin isterler.

Tevbe Süresi 46. Ayet Meali: Eğer onlar çıkmak isteselerdi bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat Allah onların çıkmalarını uygun bulmadı ve onları geri koydu, onlara oturanlarla beraber oturun denildi.

Tevbe Süresi 47. Ayet Meali: Eğer içinizde onlar da savaşa çıksalardı, size bozguna uğratmaktan başka bir katkıları olmazdı ve mutlaka fitne çıkarmak isteyerek aranızda koşarlardı. İçinizde, onlara iyice kulak verecekler de vardır. Allah zalimleri gayet iyi bilir.

Tevbe Süresi 48. Ayet Meali: Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah’ın emri galip geldi.

Tevbe Süresi 49. Ayet Meali: Onlardan öylesi de var ki, “bana izin ver, beni fitneye düşürme” der. Bilesiniz ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Cehennem, kafirleri mutlaka kuşatacaktır

Tevbe Süresi 50. Ayet Meali: Eğer sen bir iyilik elde edersen, bu durum onları üzer. Ve eğer sana bir musibet erişirse, “Biz önceden işimizi sağlama almıştık” derler ve böbürlenerek dönüp giderler.

Tevbe Süresi 51. Ayet Meali: De ki: “Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez. O bizim mevlamızdır. Mü’minler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.”

Tevbe Süresi 52. Ayet Meali: De ki: “İki güzellikten başka bir şeyin başımıza gelmesini mi bekliyorsunuz? Biz de, Allah’ın, ya kendi katından veya bizim elimizle size bir azap vermesini bekliyoruz. Haydi bekleyin; şüphesiz biz de sizinle beraber bekleyenleriz.”

Tevbe Süresi 53. Ayet Meali: De ki: “İster gönüllü verin ister gönülsüz infak edin, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz yoldan çıkan bir topluluk oldunuz.”

Tevbe Süresi 54. Ayet Meali: Onların sadakalarının kabul edilmesini engelleyen, onların Allah ve Rasulünü inkar etmeleri, namaza ancak üşenerek gelmeleri ve istemeyerek sadaka vermelerinden başka bir şey değildir.

Tevbe Süresi 55. Ayet Meali: Onların malları ya da çocukları seni imrendirmesin. Allah bunlarla, ancak dünya hayatında onlara azap etmeyi ve onların canlarının kafir olarak güçlükle çıkmasını istiyor.

Tevbe Süresi 56. Ayet Meali: Onlar, mutlaka sizden olduklarına dair Allah’a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar korkan bir toplumdur.

Tevbe Süresi 57. Ayet Meali: Eğer sığınacak bir yer, yahut mağaralar veya bir delik bulsalardı, koşarak oraya yönelip giderlerdi.

Tevbe Süresi 58. Ayet Meali: Onlardan sadakalar hususunda seni ayıplayanlar da vardır. Sadakalardan onlara verilirse razı olur, verilmezse hemen kızarlar.

Tevbe Süresi 59. Ayet Meali: Eğer onlar Allah ve Resulünün kendilerine verdiğine razı olup, “Allah bize yeter, yakında bize Allah da lütfundan verecek, Resulü de. Biz yalnız Allah’a rağbet edenleriz” deselerdi.

Tevbe Süresi 60. Ayet Meali: Zekatlar Allah’tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, zekat memurlarına, gönülleri ısındırılacak olanlara, kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihad edenlere, yolculara mahsustur. Allah alimdir, hakimdir.

Tevbe Süresi 61. Ayet Meali: Münafıklardan, “O peygamber bir kulaktır.” diyerek peygamberi incitenler de vardır. De ki: “O, sizin için bir hayır kulağıdır. Çünkū o Allah’a inanır, mü’minlere güvenir ve o sizden iman edenler için de bir rahmettir. Allah’ın Resulüne eziyet edenler için acıklı bir azap vardır.”

Tevbe Süresi 62. Ayet Meali: Sizin rızanızı almak için size gelip Allah’a and içerler. Eğer mü’min iseler Allah ve Resulünü razı etmeleri daha doğrudur.

Tevbe Süresi 63. Ayet Meali: Bilmediler mi ki: Kim Allah ve Resulüne karşı koyarsa elbette onun için, içinde ebedi kalacağı cehennem ateşi vardır. İşte bu büyük rüsvaylıktır

Tevbe Süresi 64. Ayet Meali: Münafıklar, kalplerinde olanı kendilerine haber verecek bir sürenin mü’minlere indirilmesinden çekinirler. De ki: “Siz alay edin! Allah o çekindiğimiz şeyi ortaya çıkaracaktır”

Tevbe Süresi 65. Ayet Meali: Eğer onlara, sorarsan, elbette: “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk.” derler. De ki: “Allah ile, O’nun ayetleriyle ve O’nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?”

Tevbe Süresi 66. Ayet Meali: Özür dilemeyin, çünkü siz iman ettikten sonra tekrar kafir oldunuz. Sizden bir gurubu bağışlasak bile bir guruba da suçlu olduklarından dolayı azap edeceğiz.

Tevbe Süresi 67. Ayet Meali: Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin benzeridir). Kötülüğü emredip iyiliği yasaklarlar, ellerini de sıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; Allah da onları unuttu. Şüphesiz münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

Tevbe Süresi 68. Ayet Meali: Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini va’detti. O, onlara yeter. Allah, onlara lanet etmiştir. Onlar için sürekli bir azap vardır.

Tevbe Süresi 69. Ayet Meali: Siz de, sizden öncekiler gibisiniz. Onlar sizden kuvvetçe daha üstün, mal ve evlatça daha çok idiler. Onlar paylarına düşenden faydalandılar. İşte sizden öncekiler nasıl paylarına düşenden faydalandıysalar siz de payınıza düşenden faydalandınız ve batıla dalanlar gibi siz de daldınız. İşte bunların amelleri dünyada da ahirette de boşa gitmiştir. Ve onlar ziyana uğrayanların kendileridir

Tevbe Süresi 70. Ayet Meali: Onlara kendilerinden evvelkilerin, Nuh, Ad ve Semud kavimlerinin, İbrahim kavminin, Medyen halkının ve altüst olan şehirlerin haberi ulaşmadı mı? Peygamberleri onlara apaçık mucizeler getirmişti. Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmetmekte idiler.

Tevbe Süresi 71. Ayet Meali: Mü’min erkeklerle mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allah ve Resulüne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Allah azizdir, hikmet sahibidir.

Tevbe Süresi 72. Ayet Meali: Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, içinde ebedi kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaad etti. Allah’ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte büyük kazanç da budur.

Tevbe Süresi 73. Ayet Meali: Ey peygamber! Kafirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!

Tevbe Süresi 74. Ayet Meali: Söylemediklerine dair Allah’a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman olduktan sonra kafir oldular. Başaramadıkları bir şeye de yeltendiler. Münafıkların Peygamber’e ve müminlere kin beslemelerinin tek sebebi, Allah ve Resulünün kendi lütfu ile müminlerin ihtiyaçlarını gidermesiydi. Eğer tevbe ederlerse onlar için daha hayırlı olur. Eğer yüz çevirirlerse Allah onları dünyada da, ahirette de acıklı bir azaba çarptıracaktır. Yeryüzünde onların ne dostu ne de yardımcısı vardır.

Tevbe Süresi 75. Ayet Meali: Onlardan kimi de, “Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz salihlerden olacağız” diye Allah’a and içti.

Tevbe Süresi 76. Ayet Meali: Fakat Allah lütfundan onlara verince, onda cimrilik edip yüz çevirerek sözlerinden döndüler.

Tevbe Süresi 77. Ayet Meali: Nihayet, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak soktu.

Tevbe Süresi 78. Ayet Meali: (Münafıklar), Allah’ın, onların sırrını da, fısıltılarını da bildiğini ve Allah’ın, gaybları bilici olduğunu anlamadılar mı?

Tevbe Süresi 79. Ayet Meali: Sadakalar hususunda, mü’minlerden gönüllü verenleri ve güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanları çekiştirip onlarla alay edenler var ya, Allah işte onları maskaraya çevirmiştir. Ve onlar için acıklı azap vardır.

Tevbe Süresi 80. Ayet Meali: Onlar için ister af dile, ister dileme. Onlar için yetmiş defa af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek. Bu, onların Allah ve Resulünü inkar etmelerinden ötürüdür. Allah fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Tevbe Süresi 81. Ayet Meali: Allah’ın Resulüne muhalefet için geri kalanlar oturmalarına sevindiler, mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihad etmekten hoşlanmadılar ve bu sıcakta sefere çıkmayın” dediler. De ki: Cehennem ateşi daha sıcaktır. Keşke anlasalardı.

Tevbe Süresi 82. Ayet Meali: Artık kazanmakta olduklarının cezası olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar!

Tevbe Süresi 83. Ayet Meali: Eğer Allah seni onlardan bir gurubun yanına döndürür de (Tebük seferinden Medine’ye döner de başka bir savaşa seninle beraber) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: Benimle beraber asla çıkmayacaksınız ve düşmana karşı benimle beraber asla savaşmayacaksınız! Çünkü siz birinci defa (Tebük seferinde) yerinizde kalmaya razı oldunuz. Şimdi de geri kalanlarla (kadın ve çocuklarla) beraber oturun

Tevbe Süresi 84. Ayet Meali: Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resulünü inkar ettiler ve fasık olarak öldüler.

Tevbe Süresi 85. Ayet Meali: Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Çünkü Allah, bunlarla ancak dünyada onların azaplarını çoğaltmayı ve onların kafir olarak canlarının güçlükle çıkmasını istiyor.

Tevbe Süresi 86. Ayet Meali: Allah’a inanın, Resulü ile beraber cihad edin diye bir süre indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve: Bizi bırak (evlerinde) oturanlarla beraber olalım, dediler.

Tevbe Süresi 87. Ayet Meali: Geride kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular, onların kalplerine mühür vuruldu. Bu yüzden onlar anlamazlar.

Tevbe Süresi 88. Ayet Meali: Fakat Peygamber ve onunla beraber inananlar, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte bütün hayırlar onlarındır ve onlar kurtuluşa erenlerin kendileridir.

Tevbe Süresi 89. Ayet Meali: Allah, onlara içinde ebedi kalacakları ve zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte büyük kazanç budur.

Tevbe Süresi 90. Ayet Meali: Bedevilerden özür beyan edenler kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah ve Resulüne yalan söyleyenler de oturup kaldılar. Onlardan kafir olanlara elem verici bir azap erişecektir.

Tevbe Süresi 91. Ayet Meali: Allah ve Resulü için (insanlara) öğüt verdikleri takdirde, zayıflara, hastalara ve (savaşta) harcayacak bir şey bulamayanlara günah yoktur. Zira iyilik edenlerin aleyhine bir sorumluluk yoktur. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.

Tevbe Süresi 92. Ayet Meali: Kendilerine binek sağlaman için sana geldiklerinde: Sizi bindirecek bir binek bulamıyorum, deyince, harcayacak bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş dökerek dönen kimselere de (sorumluluk yoktur).

Tevbe Süresi 93. Ayet Meali: Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyenleredir. Çünkü onlar geri kalan kadınlarla beraber olmaya razı oldular. Allah da onların kalplerini mühürledi, artık onlar (neyin doğru olduğunu) bilmezler.

Tevbe Süresi 94. Ayet Meali: Onlara döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki: özür dilemeyin! Size asla inanmayız; çünkü Allah sizin gerçek tutumlarınızı bize bildirmiştir. Amelinizi Allah da görecektir, Resulü de. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen’e döndürüleceksiniz de yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.

Tevbe Süresi 95. Ayet Meali: Onların yanına döndüğünüz zaman size, kendilerinden vazgeçmeniz için Allah adına and içecekler. Artık onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır. Kazanmakta olduklarına karşılık ceza olarak varacakları yer cehennemdir.

Tevbe Süresi 96. Ayet Meali: Onlardan razı olasınız diye size yemin edecekler. Fakat siz onlardan razı olsanız bile Allah fasıklar topluluğundan asla razı olmaz.

Tevbe Süresi 97. Ayet Meali: Bedeviler, kafirlik ve münafıklık bakımından hem daha beter, hem de Allah’ın Resulüne indirdiği kanunları tanımamaya daha yatkındır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Tevbe Süresi 98. Ayet Meali: Bedevilerden öylesi vardır ki, harcayacağını angarya sayar ve sizin başınıza belalar gelmesini bekler. Belalar kendi başlarına olsun. Allah pek iyi işiten, çok iyi bilendir.

Tevbe Süresi 99. Ayet Meali: Bedevilerden öylesi de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır, harcayacağını Allah katında yakınlığa ve Peygamberin dualarını almaya vesile edinir. Bilesiniz ki o onlar için bir yakınlıktır. Allah onları rahmetine koyacaktır. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.

Tevbe Süresi 100. Ayet Meali: Muhacirlerden, ensardan en ileri ve önde gelenlerle, iyilikle onlara uyanlar var ya, işte Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. Allah onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. İşte bu büyük kazançtır.

Tevbe Süresi 101. Ayet Meali: Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır! Sen onları bilmezsin, biz onları iyi biliriz. Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar daha büyük bir azaba itileceklerdir.

Tevbe Süresi 102. Ayet Meali: Diğerleri ise günahlarını itiraf ettiler, iyi bir ameli diğer kötü bir amelle karıştırdılar. Bunlar tevbe ederlerse umulur ki Allah onların tevbesini kabul eder. Çünkü Allah çok bağışlayan, pek merhamet edendir.

Tevbe Süresi 103. Ayet Meali: Onların mallarından sadaka al ki, bununla onları temizleyesin, onları arıtıp yüceltesin. Ve onlar için dua et. Çünkü senin duan onlar için bir rahmettir. Allah işitendir, bilendir.

Tevbe Süresi 104. Ayet Meali: Allah’ın, kullarının tevbesini kabul edeceğini, sadakaları geri çevirmeyeceğini ve Allah’ın tevbeyi çok kabul eden ve pek merhametli olduğunu hala bilmezler mi?

Tevbe Süresi 105. Ayet Meali: De ki: “Yapacağınızı yapın! Amelinizi Allah da, Resulü de, mü’minler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir”

Tevbe Süresi 106. Ayet Meali: Diğer bir grup da Allah’ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah çok bilendir, hikmet sahibidir.

Tevbe Süresi 107. Ayet Meali: Bir de zarar vermek, inkar etmek, mü’minlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resulüne karşı savaşmış olan adama üs olması için bir Dırar mescidi kuranlar ve “Bununla iyilikten başka bir şey niyet etmedik” diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.

Tevbe Süresi 108. Ayet Meali: Onun içinde asla namaz kılma! İlk günden takva üzerine kurulan mescid içinde namaz kılman elbette daha doğrudur. Onda temizlenmeyi seven erkekler vardır. Allah da çok temizlenenleri sever.

Tevbe Süresi 109. Ayet Meali: Binasını Allah korkusu ve rızası üzerine kuran kimse mi daha hayırlıdır, yoksa yapısını, yıkılacak bir yarın kenarına kurup, onunla beraber kendisi de çöküp cehennem ateşine giden kimse mi? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

Tevbe Süresi 110. Ayet Meali: Yaptıkları bina, kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerinde devamlı olarak bir şüphe olacaktır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Tevbe Süresi 111. Ayet Meali: Allah mü’minlerden mallarını ve canlarını, kendilerine verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah’tan daha iyi sözünü yerine getiren kim vardır? O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte büyük kazanç budur.

Tevbe Süresi 112. Ayet Meali: Bunlar, tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. O mü’minleri müjdele!.

Tevbe Süresi 113. Ayet Meali: Müşriklerin cehennemlik oldukları müminler nezdinde açıklık kazandıktan sonra, akraba bile olsalar peygamber de müminler de onların bağışlanmalarını dileyemezler.

Tevbe Süresi 114. Ayet Meali: İbrahim’in babası için af dilemesi, sadece ona verdiği sözden dolayı idi. Yoksa onun Allah’ın düşmanı olduğunu anlayınca, ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim çok yumuşak huylu ve pek sabırlı idi

Tevbe Süresi 115. Ayet Meali: Allah bir topluluğu doğru yola ilettikten sonra, sakınacakları şeyleri kendilerine apaçık bildirmedikçe onları saptıracak değildir. Şüphesiz Allah her şeyi çok iyi bilendir.

Tevbe Süresi 116. Ayet Meali: Göklerin ve yerin mülkü yalnız Allah’ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır

Tevbe Süresi 117. Ayet Meali: “Andolsun ki Allah, müslümanlardan bir grubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra Peygamberi ve güçlük zamanında ona uyan Muhacirler’in ve Ensar’ın tevbesini kabul etti. Sonra onlara tevbeyi nasip etti. Şüphesiz O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.”

Tevbe Süresi 118. Ayet Meali: Ve geri bırakılan üç kişinin tevbelerini de kabul etti. Yeryüzü, genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıktıkça sıkmıştı. Nihayet Allah’tan yine Allah’a sığınmaktan başka çâre olmadığını anlamışlardı. Sonra eski hallerine dönsünler diye tevbeye muvaffak etti. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul eden, pek merhametlidir.

Tevbe Süresi 119. Ayet Meali: Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğrularla beraber olun.

Tevbe Süresi 120. Ayet Meali: Medine halkına ve onların çevresinde bulunan bedevi Araplara, Allah’ın Resulünden geri kalmaları ve onun canından önce kendi canlarını düşünmeleri yakışmaz. İşte onların Allah yolunda bir susuzluğa, bir yorgunluğa ve bir açlığa duçar olmaları, kafirleri öfkelendirecek bir yere basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları, ancak bunların karşılığında kendilerine sâlih bir amel yazılması içindir. Şüphesiz Allah iyilik yapanların mükafatını zayi etmez.

Tevbe Süresi 121. Ayet Meali: Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükafatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vadi mutlaka onların lehine yazılır.

Tevbe Süresi 122. Ayet Meali: Mü’minlerin hepsinin toptan sefere çıkmaları doğru değildir. Onların her kesiminden bir gurup dinde geniş bilgi elde etmek ve kavimleri döndüklerinde onları ikaz etmek için geride kalmalıdır. Umulur ki, sakınsınlar.

Tevbe Süresi 123. Ayet Meali: Ey iman edenler! Kafirlerden size yakın olanlara karşı savaşın ve onlar sizde bir sertlik bulsunlar. Bilin ki, Allah sakınanlarla beraberdir.

Tevbe Süresi 124. Ayet Meali: Herhangi bir süre indirildiği zaman onlardan bir kısmı der ki: “Bu sizin hanginizin imanını artırdı?” İman edenlere gelince, bu onların imanlarını artırır ve onlar sevinirler.

Tevbe Süresi 125. Ayet Meali: Kalplerinde hastalık olanlara gelince, bu onların da münafıklıklarına münafıklık katar. Onlar artık kafir olarak ölürler.

Tevbe Süresi 126. Ayet Meali: Onlar, her yıl bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra da ne tevbe ediyorlar ne de ibret alıyorlar.

Tevbe Süresi 127. Ayet Meali: Bir süre indirildiği zaman, birbirlerine bakar ve “Sizi birisi görüyor mu?” diye sorarlar, sonra da giderler. Anlamayan bir kavim oldukları için Allah onların kalplerini çevirmiştir.

Tevbe Süresi 128. Ayet Meali: Andolsun size içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. Çünkü o, size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.

Tevbe Süresi 129. Ayet Meali: Yüzçevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben sadece O’na güvenip dayanırım. O yüce Arş’ın sahibidir.”

Kaynak: İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C: V / bkz: 105-317

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir