1. Anasayfa
  2. ALLAH'IN VARLIĞINA İNANMAK

Tevhidin Zıddı ve 6 Ana Çeşidi Olarak Şirk


Şirk nedir?

Şirk kelimesi, ortaklık demek olup, tevhid kelimesinin zıddıdır. Şerik ise, ortak demektir. Kur’an-ı Kerim insanları tevhide, yani, Allah’ın birliğini kabule dâvet etmiş, O’na zatında, sıfat ve fiillerinde başkalarını şerik (ortak) kılmaktan şiddetle men etmiştir.

Kur’an-ı Kerim, ayrıca şirkin pek büyük bir günah ve zulüm olduğunu, Hak Teala’nın kendisine şirk koşulmasını asla affetmiyeceğini, bundan başka olan günahları – dileyeceği kimseler için – affedeceğini de bildirmiştir.

Yeryüzündeki herşey kendi emrine ve hizmetine verilmiş ve idaresine terkedilmiş olan insanın, kendi hizmetinde olan bazı varlıkları ilah kabul ederek Allah’ı bırakıp onlara ibadet etmesi ve onları Allah’a şerik koşması gerçekten son derece ağır bir günah, büyük bir zulümdür.

Şirkin günah ve zulüm oluşu, sadece Allah’ın hukukuna karşı bir tecavüz, iftira ve hakaret oluşu sebebiyle değildir. Şirk aynı zamanda kainatın ve umum mahlukatın hukuklarına karşı da büyük bir hakaret ve tecavüzdür.

Şirkin çeşitleri:

Şirkin başlıca nevileri şunlardır:

1. Allah’ı bırakarak, O’ndan başka canlı veya cansız varlıklara tapmak ve onlara ibadet etmektir. Hayır ilahı, şer ilahı diye iki ayrı ilaha tapan Mecusilerin şirki bu nevidendir.

2. Allah’a inanmakla beraber, O’na başka varlıkları şerik (ortak) koşmak, yani, Allah’tan başka bazı varlıkların da ulhiyet sıfatı ile muttasıf olduğuna inanmaktır. Hıristiyanlıktaki teslis akîdesi bu kısma girer…

3. Bu alemin yaratıcısının bir olduğunu kabul etmekle birlikte, O’na yakınlığı temin için, put, heykel gibi cansız eşyaya ibadet etmektir. Putperestlik bu kısma girer.

4. Şirkin diğer bir şekli de, insanların bazı insanları Rab kabul etmeleri, yani, onlara körü körüne inanarak, Allah’ın emir ve yasakları yerine onların emirlerini yapmaları, yasaklarından kaçmalarıdır. Kur’an-ı Kerim’de Yahudilerin hahamlarını, Hıristiyanların da rahiblerini Allah’tan başka birer rab edindikleri beyan edilmektedir.

5. Şirkin en yaygın görülen bir şekli de, insanın kendi heves ve süflî arzularına perestiş edip körü körüne uyması, hevasını kendine bir nevi ilah edinmesidir. Kur’an’da: “Kendi heves ve arzularını ilah ve mabud edinen kimseyi gördün mü?” buyurulmak suretiyle bu gibiler kötülenmiştir.

6. Bir de gizli şirk vardır ki, bu da riyadır. Yani ibadeti ve iyilikleri yalnızca Allah rızası için yapmak yerine, başkaları görsünler, beğensinler diye yapmak demektir. Böyle yapılan bir ibadette, bir nevi Allah’a şirk koşulmuş olmaktadır. Peygamberimiz bunu şirk-i hafî olarak vasıflandırmıştır. Mü’min gizli-aşikar, açık-kapalı her türlü şirkten dikkatle kaçınmalıdır. Hakiki tevhide ancak bu şekilde ulaşılır.

Kur’an-ı Kerim’de şirkin bütün nevileri şiddetle reddedilmiş; hakiki tevhid inancı bütün insanlığa telkin edilmiştir.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir