Abdesti bozan her şey teyemmümü bozar. Çünkü teyemmüm, abdestin yerini tutar ve onun hükmünü taşır.
Ayrıca kullanılabilecek suyun görülmesi de teyemmümü bozar. Bununla kastedilen ise, hükmi pislik durumunu kaldırmaya yetecek miktarda suyun görülmesidir. Eğer hükmi pislik durumunu kaldırmaya yetmeyecek miktarda su görülür veya ancak içilecek miktarda bir su bulunursa bu durumda teyemmüm bozulmaz.
Teyemmüm ile namaz kılınsa, sonra su bulunsa namazı tekrar kılmaya gerek yoktur. Çünkü namaz kılan kimse Allah’ın emrini yerine getirmiştir. Söz konusu emir de teyemmüm ile namaz kılmaktır. Böylece sorumluluktan kurtulmuştur
Eğer namaz kılınırken su bulunursa bu durumda kişi abdest alır ve yeniden kıbleye yönelir. Çünkü bu durumda namaz kılan kimse aslın yerine geçen bir şey ile istenilen ibadeti yerine getirmeden önce aslı elde etmiş demektir.
Teyemmüm suyun görülmesi ile bozulur.
Bu şartlardaki kişinin hükmi temizlik hali sona ermiştir. Bu yüzden abdest alıp yeniden kıbleye yönelmesi gerekir.
Kaynak: Esad Muhammed Said es-Sağirci / Delilleriyle Hanefi Fıkhı / bkz: 97-98
