Toplumda Haklar ve Sorumluluklar
Toplum halinde yaşamanın insana sağladığı bir takım haklar ve yüklediği sorumluluklar vardır. Haklara saygı göstermek ve sorumlulukları yerine getirmek, herkesin ortak görevidir. Emeğe saygı da İslam’ın üzerinde hassasiyetle durduğu bu çok önemli görevlerden biridir.
İslam emeğe büyük önem vermiş, insanın kimseye muhtaç olmadan hayatını sürdürmesi, çoluk çocuğunun nafakasını temin etmek için çalışıp kazanmasını ibadet ölçüsünde kutsal ve değerli bir davranış olarak nitelendirmiştir.
Ayetlerde Emeğin Karşılığı
Nitekim;
- İnsan için ancak çalıştığı vardır (Necm Süresi 39. ayet)
- Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onu görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük işlerce onu görecektir (Zilzal Süresi 7-8. ayet)
- Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır (Bakara Süresi 286. ayet)
ayetlerinde, hiçbir emek ve çalışmanın gerek dünyada gerekse ahirette karşılıksız bırakılmayacağı açıkça vurgulanmıştır.
Sevgili Peygamberimiz; İşçiye ücretini alın teri kurumadan veriniz buyurmuş, işçinin ücretini ödemeyen, hak ettiği emeğinin karşılığını vermeyen kimselerin kıyamet gününde Allah’ı karşılarında bulacaklarını bildirmiştir.
İslam’da Meşru Kazanç ve Çalışma
Muhterem Kardeşlerim…
Gerek beden ve gerekse zihin gücüne dayalı olarak bir mesleğin icrası doğrultusunda sarf edilen emek, çalışmaya dayalı meşru bir kazanç yoludur. Bu sebeple İslam da emek yoluyla rızk aramak teşvik edilmiş, çalışmadan hiçbir emek sarf etmeden elde edilen kazanç sömürü, hırsızlık, faiz, gasp ve rüşvet gibi meşru olmayan kazançlar yasaklanmıştır.
Peygamberimizin Kazanç Hakkındaki Hadisleri
Sevgili Peygamberimiz;
- En hayırlı ve temiz kazancın, kişinin kendi elinin emeği ve dürüst ticaret ile elde ettiği kazanç olduğunu bildirmiş;
- “Hiçbir kimse kendi eliyle kazandığı ve ürettiği yiyecekten daha hayırlı bir şey yemez…” buyurmuş;
- Her türlü sanat, çiftçilik, işçilik, sebze ve meyvecilik, el emeği ile yapılan kazancın önemine vurgu yapmış, dağdan odun toplama olsa bile bir iş tutmanın başkalarına el avuç açmaktan daha iyi olduğunu söylemiştir.
Aziz Müminler…
İslam’a göre, çalışma hayatında karşılıklı sevgi, saygı, hak, hukuk ve adalet prensiplerine uygun olarak hareket edilmelidir. Bu itibarla İslam Dini çalıştırdığı kişileri ezen, onların hak ve hukukunu ihlal eden bir işvereni tasvip etmediği gibi; İşvereniyle iyi geçinmeyen, yaptığı işin gereklerini yerine getirmeyen çalışanı da tasvip etmez.
İslam’ın İstediği Çalışan ve İşveren Profili
İslam’ın istediği; çalışanın ücretini tam ve zamanında ödeyen ve işçisine sevgiyle yaklaşan bir işveren; aldığı ücreti hak etmek için çalışan ve işini en güzel ve kaliteli bir şekilde yapan işçidir.
Öyleyse ister işveren yada amir, ister işçi yada memur olalım sorumluluğumuzun bilincinde olarak hak ve hukuka riayet edip emeğe saygı gösterelim.
Çalışmadan, başkalarının sırtından yada gayr-i meşru yoldan kazanç elde etmekten sakınalım; kazancımızın nereden nasıl geldiğine dikkat edelim.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Minberden Öğütler / bkz: 93-94
